TÜRKİYE’DE İMALAT PMI NİSAN AYINDA 50,4’E GERİLEDİ

Ekonomik büyümenin öncü göstergesi olan imalat sanayi performansında  en hızlı ve güvenilir referans kabul edilen İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI nisanda 50,4’e geriledi ve genel faaliyet  koşullarında çok sınırlı bir iyileşmeye işaret etti. Sektörün  performansı 11 aydır devam eden büyüme döneminin en ılımlı artışını  sergiledi. Nisanda hem üretim hem de yeni siparişler yavaşlama  kaydetti.

İstanbul Sanayi Odası Türkiye Sektörel PMI nisan verilerine göre Kovid-19 salgınının son dalgası, anket kapsamında takip edilen 10  sektörün tamamını üretim yönünden olumsuz etkiledi ve üretimde genele  yaygın bir yavaşlama gözlendi. Geniş çaplı ivme kaybının yaşandığı  yeni siparişlerde sadece kara ve deniz taşıtları sektörü artış  bildirdi. Sektörlerin çoğunda çalışan sayılarının artmaya devam  etmesi, anketin görece olumlu gelişmesi oldu.

Ekonomik büyümenin öncü göstergesi olan imalat sanayi performansında  en hızlı ve güvenilir referans kabul edilen İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi) anketinin Nisan 2021 dönemi sonuçları açıklandı. Eşik değer olan 50,0’nin  üzerinde ölçülen tüm rakamların sektörde iyileşmeye işaret ettiği  anket sonuçlarına göre, martta 52,6 olarak ölçülen manşet PMI nisanda 50,4’e geriledi ve genel faaliyet koşullarında çok sınırlı bir  iyileşmeye işaret etti. Sektörün performansı 11 aydır devam eden  büyüme döneminin en ılımlı artışını sergiledi. Nisanda hem üretim hem  de yeni siparişler yavaşlama kaydetti. Anket katılımcıları bu durumu  genel olarak Türkiye’de Kovid-19 pandemisinin yeniden yükselmesine  bağladı. Üretimdeki yavaşlama üç aylık büyümenin ardından gerçekleşti.


Yine de yaşanan ivme kaybı geçen yılın nisan ve mayıs aylarındaki ilk  pandemi dalgasıyla kıyaslandığında çok daha hafif gerçekleşti. Toplam yeni siparişlerde yaşanan yavaşlamaya karşılık, uluslararası  talepte güçlenme sinyalleri gözlendi ve yeni ihracat siparişleri üst  üste dördüncü ay artış gösterdi.İmalatçılar nisan ayında da yeni  istihdam yaratmaya devam etti ve bu gelişme mevcut artışı trendini 11  aya ulaştırdı. Öte yandan nisandaki artış, söz konusu artış döneminin  en düşük hızında gerçekleşti. Personel sayılarında devam eden artış ve  yeni siparişlerin ivme kaybetmesi, firmaların tamamlanmamış işleri  üzerinde çalışmalarına olanak sağladı ve birikmiş işler Mayıs 2020’den  beri en yüksek oranda azaldı.


Enflasyonist baskılar ikinci çeyreğin başında yüksek düzeyini korudu. Girdi maliyetlerinde keskin artış kaydedilirken firmalar bu artışı  genellikle Türk lirasındaki değer kaybı, ham madde fiyatlarındaki  yükseliş ve bazı durumlarda da arz eksikliklerine bağladı. Ham madde  teminindeki zorluklar ve dünya genelindeki nakliye sorunlarına bağlı  olarak tedarikçilerin teslimat sürelerinde devam eden güçlü artışlar,  arz yönlü sorunların sürdüğüne işaret etti. Tedarikçi performansındaki  bozulma mart ayına göre değişim göstermedi. Girdi maliyetlerindeki  yükselişlerin genel olarak satış fiyatları kanalıyla müşterilere  yansıtıldığı gözlendi. Satış fiyatlarında keskin artış kaydedildi ve  bu artış geçmiş dönem ortalamasına göre çok daha hızlı gerçekleşti.


İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI anket verileri hakkında  değerlendirmede bulunan IHS Markit Ekonomi Direktörü Andrew Harker,  şunları söyledi: “Yaşanan son Kovid-19 dalgasının etkileri nisan ayında Türk imalat  sektörüne belirgin şekilde yansıdı. Müşterilerin yeni projelere  girmekten uzak durması, üretimi ve yeni siparişleri yavaşlattı. Öte  yandan, yeni ihracat siparişlerinin ve istihdamın artmaya devam etmesi  gibi bazı olumlu bazı sinyaller de söz konusuydu. Önümüzdeki aylarda  sektörün performansı büyük olasılıkla vaka sayılarının ne kadar hızlı  azaldığına bağlı olacak, salgının yavaşlaması sektörün daha normal bir  ortamda çalışmasına yardımcı olacaktır.”

Son dalga, 10 sektörün tamamını olumsuz etkiledi İstanbul Sanayi Odası Türkiye Sektörel PMI nisan verilerine göre Kovid-19 salgınının son dalgası, anket kapsamında takip edilen 10  sektörün tamamını üretim yönünden olumsuz etkiledi ve üretimde genele  yaygın bir yavaşlama gözlendi. Benzer şekilde geniş çaplı ivme  kaybının yaşandığı yeni siparişlerde ise sadece kara ve deniz  taşıtları sektörü artış bildirdi. Sektörlerin çoğunda çalışan  sayılarının artmaya devam etmesi, anketin görece olumlu gelişmesi  olarak kaydedildi. Yeni siparişlerin önemli ölçüde yavaşladığı ağaç ve  kağıt ürünleri sektöründe üretimdeki en belirgin düşüş yaşandı.


Üretimde en ılımlı yavaşlama ise ana metal sanayinde gerçekleşti. Kara  ve deniz taşıtları sektöründeki firmaların yeni siparişleri son üç  ayda ilk kez artış gösterdi. Diğer tüm sektörlerin yeni siparişleri  ivme kaybetti. Gıda ürünleri, ana metal sanayi ve tekstil ürünleri  sektörlerinin yeni ihracat siparişleri artış kaydetti. Sektörlerin  çoğunluğu yeni işe alımlara devam etti. Giyim ve deri ürünleri ile  gıda ürünleri hariç tüm sektörlerde işgücü sayıları arttı. İstihdamda  en güçlü artışlar ana metal sanayi ile makine ve metal ürünleri  sektörlerinde gerçekleşti. On sektörün tamamında tedarikçilerin  teslimat süreleri değişen düzeylerde artış gösterdi. Tedarik  zincirlerindeki en belirgin bozulma makine ve metal ürünleri  sektöründe gerçekleşirken gıda imalatçılarının teslimat süreleri çok  hafif arttı. Gıda ürünleri, arz tarafındaki bu görece olumlu tablonun  sonucu olarak, hem girdi maliyetlerinin hem satış fiyatlarının en  düşük oranda arttığı sektör oldu. Buna rağmen, enflasyonist baskılar  güçlü seyretmeye devam etti. Girdi maliyetlerinde en keskin artış ana  metallerde gerçekleşirken en yüksek nihai ürün fiyatları enflasyonu  ise ağaç ve kağıt ürünlerinde kaydedildi. Sektörlerin çoğunda iş  yüklerinin azalması, imalatçıların satın alma faaliyetlerini  yavaşlatmasına yol açtı. Satın alma hacminde artış gerçekleşen tek  sektör tekstil oldu. Girdi stokları yaygın bir şekilde azaldı.