YASED Başkanı Engin Aksoy: Uluslararası doğrudan yatırımcılar için faiz öncelikli konu değil, sıcak paranın dinamikleri UDY’lerden farklı

Ekotürk’e konuşan Uluslararası Yatırımcılar Derneği Başkanı
Engin Aksoy, yüksek faiz politikasının uluslararası doğrudan
yatırımlardan çok portföy yatırımlarını teşvik ettiği eleştirilerine
yanıt verdi

Türkiye’de ekonomi yönetiminin yaklaşık bir yıldır devam ettirdiği ekonomi
programı kapsamında bir yanda yüksek faiz politikası devam ederken, diğer
yanda yatırımcıyı ülkeye çekme hedefi de sürüyor.

Bir süredir yabancı yatırımcılarla da görüşen Hazine ve Maliye Bakanı
Mehmet Şimşek’in açıklamasına göre söz konusu program çalışıyor ve sonuç
veriyor.

Nisan ayında “Geçen sene yatırımcıların kafalarında soru işaretleri vardı. Bu
sene baktık ki tereddütler gitmiş durumda. Yatırımcının ilgisi çok yoğun”
diyen Şimşek, 5 Haziran’da gerçekleşen YASED Küresel Yatırım Günleri’nde
yaptığı açıklamada da “Bu reform gündemini şu anda uyguladığımız tarzda
devam ettirebilirsek, küresel normlara göre 2 yıl içerisinde milli gelire ilave 4
puan, 4 yıl içerisinde ilave 8 puanlık çıktı artışına sahip oluruz” bilgisini
paylaşmıştı.

Uluslararası Yatırımcılar Derneği’nin (YASED), 44 yıl önce kurulan,
Türkiye’ye gelen uluslararası doğrudan yatırımların yüzde 85’ini temsil eden
önemli bir yapı.

YASED üyesi 274 şirket var. Son 20 yılda 250 milyar dolar üzerine çıkan
uluslararası doğrudan yatırım girişini ve ihracatın yüzde 25’ini yine bu
şirketler gerçekleştiriyor. Bunların yüzde 80’i de orta ve yüksek teknolojili
ürünler.

YASED’in 10 Haziran’da yayınladığı “Rakamlarla Uluslararası Doğrudan
Yatırımlar Bülteni”ne göre 2010’da 9 milyar 99 milyon dolar olan
uluslararası doğrudan yatırım (UDY) hacmi, en yüksek seviyesine 13 milyar
835 milyon dolar ile 2016’da ulaştı.

2022’ye kadar, pandeminin de etkisiyle bir miktar gerileme gösteren
UDY’ler 2022’de 13 milyar 666 milyon dolar seviyesine ulaştı. 2023’te ise bu
değer, 10,6 milyar dolar seviyesindeydi.

En yüksek doğrudan yatırım Birleşik Krallık’ın

Yalnızca nisan ayına baktığımızda; toplam UDY girişi 1 milyar 278 milyon
dolar oldu. Bunun 477 milyon doları yatırım sermayesi girişi, 452 milyon
doları yabancı uyruklulara gayrimenkul satışı, 353 milyon doları borçlanma
araçları vasıtasıyla geldi.

Birleşik Krallık, 134 milyon dolarlık yatırım ve yüzde 28’lik payı ile Nisan
ayında Türkiye’ye en çok yatırım yapan ülke oldu. Amerika Birleşik
Devletleri, yüzde 21 ile en büyük ikinci yatırımcı olarak öne çıktı.

Yılın ilk dört ayındaki toplam UDY girişi, bir önceki yılın aynı dönemine
kıyasla yüzde 29’luk bir düşüş ile 2,8 milyar dolar oldu.

Mart ayında açıklanan verilere göre ise ilk çeyrekteki toplam UDY girişi 1,5
milyar dolardı. Bu değer, son üç yılın çeyreklik ortalamasına kıyasla yüzde
52’lik bir düşüşe işaret ediyordu.

YASED Başkanı: Uluslararası yatırımlar, hem Türkiye’de hem
dünyada azaldı

YASED Başkanı Engin Aksoy söz konusu düşüşü, Ekotürk’e değerlendirdi.
Aksoy’un açıklamasına göre Türkiye’nin şu anda uluslararası doğrudan
yatırımlardan aldığı pay, dünyada yüzde 0,9. Hedef ise bu oranı yüzde 1,5’e
çıkartabilmek.

Türkiye’deki uluslararası şirketlerin bu potansiyeli olduğunu söyleyen
Aksoy, “Yeter ki makro ekonomik istikrar ve öngörülebilirlik koşulları
oluşsun” değerlendirmesini yaptı.

Uluslararası yatırımların hem Türkiye’de hem dünyada azaldığını belirten
YASED Başkanı, “Jeopolitik durum ve ekonomik durum, küresel yatırımlarda
bir azalma meydana getirdi. Bu, Türkiye’ye de yansıdı. Bizim küresel
yatırımlardan aldığımız payda bir azalma yok. Ama tabii, aynı seviyede
kalmasından da mutlu değiliz. Yüzde 1,5’e çıksın istiyoruz. Yeter ki, Orta
Vadeli Planda, 12’nci Kalkınma Planı’nda, Yatırım Ortamının İyileştirilmesi
Koordinasyon Kurulu’nun (YOİKK) Eylem Planı’nda yer alan planlar harekete
geçebilsin” şeklinde konuştu.

YASED Başkanı: Sıcak paranın dinamikleri, doğrudan yatırımların
dinamiklerinden farklı

Konu yatırımların ülkeye çekilmesi olunca, son dönemde çokça tartışılan bir
konu daha var: Yüksek faizlerin, uluslararası doğrudan yatırımlardan çok
portföy yatırımlarını (hisse, bono, tahvil gibi menkul değerlere yapılan
yatırımlar) teşvik ettiği.

Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, ASO’nun mayıs ayı meclis
toplantısında yaptığı açıklamada yüksek faizlerle gelen sıcak paranın kurları
baskıladığını söylemiş, Türkiye’nin G-20 ülkeleri içinde yurt dışına en fazla
doğrudan yatırım yapan 3. ülke olduğunu hatırlatmıştı.

“Biz doğrudan yatırım gelsin diye uğraşırken, var olan yurt dışına gidiyor”
Ardıç, sıcak paraya bağımlılığın azaltılması gerektiğine vurgu yapmıştı.

“Bu ortam sona erdiğinde sıcak para ülkemizi terk edecektir” diyen ASO
Başkanı, “Daha açık bir ifadeyle, sıcak para girişine dayalı ekonomik
büyüme arayışları yerine, doğrudan yatırım dolayısıyla üretim ve istihdam
odaklı bir büyüme anlayışı merkeze alınmalıdır” ifadelerini kullanmıştı.

YASED Başkanı Engin Aksoy’a göre uluslararası sermaye, Türkiye’ye
doğrudan yatırım yaparken, sıcak paradan farklı davranıyor. Orta ve uzun
vadeli bir perspektiften yaklaşılıyor.

“Uluslararası doğrudan yatırımcılar için faiz öncelikli konu değil” diyen
Aksoy, Ekotürk’e yaptığı açıklamada “Bizim için önemli olan
makroekonomik istikrarın sağlanması. Bu kapsamda orta vadeli planın şu
anki gidişatını memnuniyetle karşılıyoruz. Bundan sonrasında devamının
sıkı bir şekilde takip edilmesi ve vazgeçilmemesini bekliyoruz”
değerlendirmesini yaptı.

Yatırım kararı alınırken öngörülebilirliğin de çok önemli olduğuna vurgu
yapan Aksoy, “Sıcak paranın dinamikleri çok daha farklı. Ülkenin faiz ortamı
veya kur ortamı belirleyici olabiliyor. Biz daha çok nitelikli uluslararası
doğrudan yatırımla ilgileniyoruz” dedi ve şunları söyledi: Bizim için önemli
olan şey makro ekonomik istikrar. Burada da tabii ki enflasyonun düşmesi.
İkincisi de öngörülebilir düzenleyici çerçevelerin oluşması.

“Küresel bir ekonomide portföylerin çeşitlenmesi ülke için de
şirketler için de iyidir”

YASED Başkanı Engin Aksoy, ASO Başkanı Seyit Ardıç’ın açıklamaları ile ilgili
olarak ise “Sayın Başkan’ın detaylı olarak neyi kastettiğini bilemiyorum. Biz
daha çok Türkiye’ye uluslararası sermayenin gelmesiyle ilgili konulara
cevap vermeyi tercih ederim ama nasıl uluslararası şirketler, Türkiye’ye
geliyorsa, Türk şirketlerin de dünyada güçlenmesi bizi sevindirir” şeklinde
konuştu ve şöyle devam etti:

“Biz dernek olarak uluslararası yatırımların Türkiye’ye gelmesi ile
ilgileniyoruz. Küresel bir ekonomide portföylerin çeşitlenmesi, ülke
ekonomileri için de şirketler için de genel olarak iyidir.”

Uluslararası Doğrudan Yatırım Stratejisi yakında açıklanacak

YASED’in 5 Haziran’da gerçekleşen Küresel Yatırım Günleri’nde konuşan
isimlerden biri Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’dı.

Yılmaz da konuşmasında Türkiye’nin küresel sermaye pastasından alınan
payı, 2028’e kadar yüzde 1,5’e yükseltmek istediklerini söyledi.

“Stratejimizde yine sürdürülebilirlik, dijitalleşme, küresel değer zincirine
entegrasyon, yetenek havuzunun geliştirilmesi ve ülkemizin yatırım
ortamının etkin tanıtımı gibi alanlara odaklandık” diyen Yılmaz’ın
açıklamasına göre Uluslararası Doğrudan Yatırım Stratejisi de yakın
zamanda kamuoyu ile paylaşılacak.

Yılmaz’ın açıklamasına göre eylül ayında da Yatırım Danışma Konseyi
Toplantısı gerçekleşecek. Burada Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uluslararası
şirketlerin CEO’ları ile bir araya gelerek, uluslararası doğrudan yatırım
meselelerini masaya yatırması bekleniyor.

Haber: Gökçen Tuncer