150 ışık yılı uzakta Dünya’ya benzeyen yeni gezegen bulundu

Gökbilimciler, yıllar önce toplanan Kepler gözlem verilerini yeniden inceleyerek Dünya’ya son derece benzeyen yeni bir gezegen adayını gün yüzüne çıkardı. HD 137010 b adı verilen bu gök cismi, hem boyutları hem de yörünge özellikleriyle bugüne kadar tespit edilen en dikkat çekici “Dünya benzeri” adaylar arasında gösteriliyor.

Keşif, NASA’nın Kepler Uzay Teleskobu’nun K2 görev evresinde 2017 yılında elde edilen verilerin detaylı analizine dayanıyor. Yaklaşık 146 ışık yılı uzaklıkta bulunan gezegen, kendi yıldızının yaşanabilir bölgesinin dış sınırına oldukça yakın bir yörüngede dolanıyor.

Araştırmacılar, HD 137010 b’nin doğru atmosfer koşulları altında sıvı su barındırabilecek nadir gezegen adaylarından biri olabileceğini vurguluyor.

DÜNYA’YA ÇOK YAKIN ÖLÇEKLER

HD 137010 b, çap bakımından Dünya’nın yalnızca yüzde 6 üzerinde; yani yaklaşık 1,06 Dünya yarıçapına sahip. Yörünge süresi ise 355 gün olarak hesaplanıyor. Bu süre, gezegenin bir yılının neredeyse Dünya’daki bir yılla aynı uzunlukta olduğu anlamına geliyor.

Boyut ve yörünge benzerliği, bu gezegeni sıradan bir keşfin ötesine taşıyor. Uzmanlara göre, bu iki özelliğin bir arada görülmesi HD 137010 b’yi şimdiye kadar bulunan en “tanıdık” ötegezegen adaylarından biri haline getiriyor.

YAŞANABİLİR BÖLGE SINIRINDA KRİTİK KONUM

Keşfe ilişkin bilimsel çalışma, The Astrophysical Journal Letters dergisinde yayımlandı. Çalışmada, gezegenin yıldızından aldığı ışınım miktarının Dünya’nın aldığı enerjinin yaklaşık yüzde 29’una denk geldiği belirtiliyor. Bu değer, HD 137010 b’yi yaşanabilir bölgenin dış sınırına yerleştiriyor.

Araştırma ekibi, gezegenin “koruyucu” yaşanabilir bölge tanımına girme ihtimalini yüzde 40, daha geniş ve iyimser tanıma göre ise yüzde 51 olarak hesapladı.

Bu oranlar, HD 137010 b’yi istatistiksel olarak umut vadeden gezegen adayları arasına taşıyor.

SOĞUK BİR DÜNYA MI, GİZLİ OKYANUSLAR MI?

Gezegen, Güneş’ten daha soğuk ve daha az parlak olan K-tipi bir yıldızın etrafında dönüyor. Bu nedenle yüzeyine ulaşan enerji miktarı oldukça sınırlı. Basit modeller, atmosferi olmayan kayalık bir yüzeyde ortalama sıcaklığın −68 derece civarında olabileceğini öngörüyor. Bu değer, Antarktika’nın en soğuk bölgeleri veya Mars yüzeyine benzer koşullara işaret ediyor.

Ancak bilim insanları, kalın ve karbondioksit bakımından zengin bir atmosferin güçlü bir sera etkisi yaratabileceğini ve bazı bölgelerde sıvı suyun mümkün olabileceğini belirtiyor.

TEK GEÇİŞ, BÜYÜK BEKLENTİ

HD 137010 b şu aşamada kesinleşmiş bir gezegen değil. Keşif, yıldız ışığında kaydedilen tek bir geçişe dayanıyor. Bu nedenle ek gözlemler yapılmadan gezegenin yörüngesi ve doğası netleştirilemiyor.

Yine de ev sahibi yıldızın, Kepler’in gözlemlediği pek çok yıldızdan daha parlak ve görece yakın olması, bu gezegeni ileri gözlemler için son derece cazip kılıyor.

“KEŞİF İÇİN İDEAL MESAFEDE”

Çalışmanın ortak yazarlarından, Chelsea Huang, University of Southern Queensland bünyesinde görev yapan bir astronom olarak keşfin önemine dikkat çekiyor. Huang’a göre, HD 137010 b’nin yaklaşık 150 ışık yılı mesafede bulunması, onu benzer adaylara kıyasla çok daha erişilebilir kılıyor.

Örneğin, yaşanabilir bölgede yer alan bir başka Dünya benzeri gezegen olan Kepler-186f, yaklaşık dört kat daha uzakta ve çok daha sönük bir yıldızın etrafında dönüyor.

KEPLER’İN MİRASI SÜRÜYOR

HD 137010 b’nin keşfi, Kepler görevlerinin yıllar sonra bile bilim dünyasına yeni kapılar açabildiğini bir kez daha gösteriyor. Gelişmiş teleskoplar ve daha hassas analiz teknikleriyle, Kepler arşivlerinde henüz fark edilmemiş başka Dünya benzeri gezegenlerin de ortaya çıkması bekleniyor.

Bilim insanlarına göre bu keşif, ötegezegen araştırmalarında “ikinci dalga”nın habercisi olabilir.

GÖZLER YENİ NESİL TELESKOPLARDA

Gezegenin varlığını ve atmosferik özelliklerini kesinleştirmek için daha fazla gözleme ihtiyaç duyuluyor. Bilim dünyası, bu amaçla Avrupa Uzay Ajansı’nın yeni projelerine odaklanmış durumda. ESA tarafından geliştirilen PLATO teleskobunun, HD-137010 b gibi Dünya benzeri gezegenleri çok daha ayrıntılı incelemesi bekleniyor.

Uzmanlar, bu keşfin yalnızca tek bir gezegenle sınırlı olmadığını, evrende Dünya’ya benzeyen soğuk ama potansiyel barındıran pek çok dünyanın olabileceğini gösterdiğini ifade ediyor.