AB şirketleri ABD tarifelerini aştı, iç pazarda takıldı

Avrupa Birliği (AB) şirketleri, küresel ticarette artan korumacılık rüzgârına rağmen dayanıklılık gösteriyor. Özellikle ABD’nin ithalat tarifelerinde yaptığı artışlara karşı geliştirilen stratejiler, Avrupalı firmaların dış pazarlarda rekabet gücünü korumasını sağladı. Ancak tablo tamamen sorunsuz değil. Avrupa Yatırım Bankası’nın (EIB) yayımladığı son kapsamlı araştırma, şirketlerin asıl zorluğu kendi iç pazarlarında yaşadığını ortaya koydu.

ABD TARİFELERİNE KARŞI DİRENÇLİ PERFORMANS

EIB Grubu Yatırım Anketi 2025/2026 sonuçlarına göre yaklaşık 13 bin firma ile yapılan çalışma, AB şirketlerinin küresel ticaret baskılarına karşı esnek bir yapı sergilediğini gösteriyor.

Washington yönetiminin geçtiğimiz dönemde uygulamaya koyduğu ek gümrük vergileri, ilk etapta küresel tedarik zincirlerinde belirsizlik yaratmıştı. Temmuz ayında Washington ile Brüksel arasında varılan çerçeve ticaret mutabakatı ise tansiyonu kısmen düşürdü. Anlaşma kapsamında AB menşeli pek çok ürüne yüzde 15 oranında ithalat vergisi uygulanması kararlaştırıldı. Bu oran, daha önce gündeme gelen yüksek vergi tehdidinin yarısına denk geliyor.

Avrupa tarafı sıfır gümrük vergisi hedeflese de, uzlaşı piyasalar tarafından “yönetilebilir” olarak değerlendirildi.

ABD tarifelerinin yükünün büyük bölümünü Amerikan ithalatçılar üstlenirken, AB ihracatçıları etkileri sınırlı düzeyde hissetti.

Araştırma, ABD’li şirketlerin belirsizlik karşısında Avrupalı firmalara kıyasla daha yüksek kaygı duyduğunu da ortaya koydu.

YAPAY ZEKA VE YEŞİL DÖNÜŞÜMDE HIZLI ADAPTASYON

Anketin dikkat çeken bir diğer sonucu ise teknoloji alanında yaşanan dönüşüm oldu.

AB firmaları, yapay zeka kullanımında ABD’li rakipleriyle aradaki farkı kapatarak verimlilik artışı sağladı.

Dijitalleşme yatırımlarının hızlanması, üretim süreçlerinde maliyet avantajı yarattı. Özellikle veri analitiği ve otomasyon alanındaki uygulamalar, firmaların rekabet kapasitesini güçlendirdi.

Bununla birlikte şirketlerin yeşil dönüşüm politikalarına uyum konusunda da önemli ilerleme kaydettiği belirtiliyor. Karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik yatırımlar ve sürdürülebilir üretim modelleri, AB şirketlerini küresel çevre standartlarına daha uyumlu hale getirdi.

TEK PAZARDAKİ PARÇALI YAPI ŞİRKETLERİ ZORLUYOR

Dış ticarette dayanıklılık gösteren Avrupa şirketleri için asıl problem ise iç pazarda ortaya çıkıyor.

AB şirketlerinin yüzde 62’si, diğer üye ülkelere mal satarken farklı ulusal düzenlemeler nedeniyle ciddi engellerle karşılaştığını bildiriyor.

27 üyeli blok içinde mevzuat farklılıkları, standart uyumsuzlukları ve bürokratik süreçler, tek pazarın teorideki bütünlüğünü pratikte zayıflatıyor.

Uzmanlara göre bu durum, Avrupa’nın ekonomik potansiyelini tam anlamıyla kullanamamasına neden oluyor. Raporda, iç ticaret bariyerlerinin azaltılması halinde firmaların varlıklara oranla yatırımlarının yaklaşık yüzde 10 artabileceği öngörülüyor. Özellikle yazılım, marka değeri ve Ar-Ge gibi maddi olmayan yatırımlarda daha güçlü bir sıçrama bekleniyor.

IMF RAPORUYLA PARALEL SONUÇLAR

EIB bulguları, Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) daha önce yayımladığı araştırmayla örtüşüyor. IMF analizine göre AB içindeki düzenleyici farklılıklar, mallarda yaklaşık yüzde 44’lük bir gümrük vergisine eşdeğer maliyet oluşturuyor. Hizmet sektöründe ise bu oran yüzde 110’a kadar çıkabiliyor.

Bu tablo, Avrupa Birliği’nin tek pazar idealinin hâlâ tamamlanmadığını ve düzenleyici uyumun derinleştirilmesi gerektiğini gösteriyor.

Sonuç olarak AB şirketleri, küresel ticaretteki dalgalanmalara karşı dirençli bir performans sergilerken, kendi iç pazarındaki yapısal engellerle mücadele etmeye devam ediyor. Avrupa ekonomisinin geleceği ise bu iç bariyerlerin ne ölçüde kaldırılacağına bağlı görünüyor.