ABD ile İran arasında kritik Hürmüz anlaşması için geri sayım başladı
Washington ile Tahran arasında aylardır süren gerilimde dikkat çeken yeni bir diplomatik süreç başladı. ABD’li üst düzey yetkililer, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını sağlayabilecek kapsamlı bir anlaşma için tarafların kritik aşamaya yaklaştığını açıkladı. Enerji piyasalarının ve küresel ticaretin yakından takip ettiği görüşmelerde henüz nihai imzalar atılmasa da tarafların anlaşma metni üzerindeki pazarlıkları yoğun şekilde sürdürdüğü bildirildi.
ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada İran ile ilişkilerin “daha profesyonel ve yapıcı bir zemine” oturduğunu belirtirken, anlaşma konusunda acele edilmeyeceğinin altını çizdi. Trump, İran’ın nükleer silah geliştirmesine kesinlikle izin verilmeyeceğini vurgulayarak Hürmüz Boğazı üzerindeki ABD ablukasının anlaşma tamamlanana kadar devam edeceğini söyledi.
“ABD ve İran, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını sağlayacak anlaşma için kritik eşiğe yaklaştı.”
HÜRMÜZ BOĞAZI KÜRESEL PİYASALAR İÇİN HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR
Dünyanın en kritik enerji geçiş noktalarından biri olarak görülen Hürmüz Boğazı, küresel petrol ticaretinin büyük bölümünün geçtiği stratejik güzergâh olmayı sürdürüyor. Son dönemde bölgede yaşanan askeri gerilim ve abluka ihtimali, petrol fiyatlarında sert dalgalanmalara yol açmıştı.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da önümüzdeki saatlerde “iyi haberler” gelebileceğini belirterek müzakerelerde ilerleme kaydedildiğinin sinyalini verdi.
Kulis bilgilerine göre taraflar mevcut kırılgan ateşkesi uzatacak geçici bir formül üzerinde yoğunlaşıyor. Ancak anlaşmanın kapsamı konusunda Washington ve Tahran’ın farklı yorumlara sahip olduğu ifade ediliyor.
İRAN’IN NÜKLEER PROGRAMI MASADAKİ EN KRİTİK BAŞLIK
Müzakerelerdeki en hassas konunun ise İran’ın nükleer faaliyetleri olduğu belirtiliyor. ABD tarafı, İran’ın yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stoklarını tasfiye etmesini isterken, Tahran yönetimi ise nükleer programının tamamen barışçıl amaçlar taşıdığını savunuyor.
İran Cumhurbaşkanı Masoud Pezeshkian, ülkesinin nükleer silah geliştirme hedefi olmadığını ifade ederek bölgesel istikrarsızlık istemediklerini söyledi.
ABD’li yetkililer, anlaşma kapsamında İran’ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumu elden çıkarmayı prensipte kabul ettiğini ileri sürdü. Ancak İran cephesinden bu iddiaları doğrulayan resmi bir açıklama gelmedi.
“Washington yönetimi, İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerinden uzun vadeli biçimde vazgeçmesini hedefliyor.”
Tarafların ayrıca İran’a yönelik yaptırımların hafifletilmesi konusunda da pazarlık yürüttüğü belirtiliyor. Buna karşın ABD yönetimi, mevcut anlaşma çerçevesinde İran’a ait dondurulmuş varlıkların serbest bırakılmasının gündemde olmadığını açıkladı.
TRUMP YÖNETİMİNE CUMHURİYETÇİLERDEN BASKI
ABD’de Cumhuriyetçi Parti içindeki bazı ulusal güvenlik çevreleri ise müzakerelere sert tepki gösteriyor. Özellikle İran’ın füze programına ilişkin net sınırlamaların taslak metinde yer almaması eleştirilere neden oldu.
Senato Silahlı Hizmetler Komitesi Başkanı Roger Wicker, yeni bir ateşkesin İran üzerindeki baskıyı azaltacağını savunarak mevcut askeri operasyonların boşa gidebileceğini ileri sürdü.
Trump ise yapılan anlaşmanın eski Başkan Barack Obama dönemindeki 2015 İran nükleer anlaşmasına benzemediğini söyledi. Trump, mevcut müzakere sürecinin İran’ın nükleer silaha ulaşmasını engellemeyi hedeflediğini belirtti.
İSRAİL CEPHESİNDEN GÜVENLİK VURGUSU GELDİ
İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu da Trump ile görüştüğünü açıklayarak İran’ın nükleer kapasitesinin tamamen ortadan kaldırılması gerektiğini söyledi. Netanyahu ayrıca İsrail’in Lübnan dahil tüm cephelerde kendini savunma hakkına sahip olduğunu ifade etti.
Öte yandan Axios’un aktardığı bilgilere göre taslak anlaşma, mevcut ateşkesin 60 gün uzatılmasını ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden uluslararası ticarete açılmasını içeriyor. İran’ın bu süreçte petrol satışlarına yeniden başlamasına izin verilebileceği öne sürülüyor.
Taslak metinde ayrıca İsrail ile İran destekli Hizbullah arasında devam eden çatışmaların sona erdirilmesine yönelik maddelerin de bulunduğu iddia edildi. Ancak İsrail yönetiminin bu bölüme nasıl yaklaşacağı henüz netlik kazanmadı.
“Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması, küresel enerji piyasalarında yeni bir dönemin kapısını aralayabilir.”
Küresel piyasalar şimdi Washington ile Tahran arasındaki görüşmelerden çıkacak nihai sonucu beklerken, olası bir anlaşmanın petrol fiyatlarından Orta Doğu jeopolitiğine kadar geniş bir alanda etkili olacağı değerlendiriliyor.
