ABD’de kriz büyüyor: Joe Kent’ten sızıntı iddialarına sert yanıt

ABD’de İran’a yönelik askeri operasyonlara karşı çıkarak görevinden ayrılan Ulusal Terörle Mücadele Merkezi eski Direktörü Joe Kent, hakkında aylardır gündemde olan “gizli bilgi sızdırma” suçlamalarına net bir yanıt verdi. Kent, kamuoyunda tartışma yaratan iddiaları kesin bir dille reddederken, sürecin siyasi baskılarla şekillendiğini savundu.
SIZINTI İDDİALARINA NET YANIT
Kent, katıldığı medya programlarında kendisine yöneltilen suçlamalara ilişkin konuşarak, herhangi bir gizli bilgiyi sızdırmadığını belirtti. İddiaların, yaptığı açıklamalar sonrası gündeme getirildiğini öne süren Kent, devlet kurumlarının eleştirel seslere karşı sert refleks gösterebildiğini dile getirdi.
“Yanlış bir şey yapmadım ve bunu biliyorum. Gerçeklerin benim yanımda olduğundan eminim” sözleriyle kendini savundu.
Ayrıca, yürütülen soruşturmadan kişisel olarak çekinmediğini ancak sürecin kamuoyunda farklı algılar oluşturduğunu ifade etti.
“İSTİFA KARARI DOĞRUYDU”
İran’a yönelik saldırılara karşı duruşu nedeniyle görevinden ayrılan Kent, bu kararının arkasında durduğunu vurguladı.
“Bu kararı almak zorundaydım ve bugün olsa yine aynı şekilde hareket ederdim” diyerek istifasının arkasında durduğunu açıkça ifade etti.
Kent, istifasının ardından özellikle bazı Cumhuriyetçi çevrelerden gelen eleştirileri ise “beklenen ve temelsiz” olarak nitelendirdi.
KİRK SUİKASTI: “SORUŞTURMA YETERSİZ”
Kent, 2025 yılında hayatını kaybeden Cumhuriyetçi aktivist Charlie Kirk hakkında yürütülen soruşturmaya da değindi. Soruşturmanın yeterince derinleştirilmediğini savunan Kent, olayın arka planında hâlâ aydınlatılmamış noktalar bulunduğunu söyledi.
Saldırının faili olarak gözaltına alınan Tyler Robinson hakkında delillerin hızlı şekilde kabul edildiğini belirten Kent, alternatif ihtimallerin yeterince araştırılmadığını ileri sürdü.
“Henüz cevaplanmamış sorular var ve bunlar araştırılmadan dosya kapatıldı” ifadeleriyle dikkat çekti.
Kent ayrıca, Federal Soruşturma Bürosu’nun soruşturmayı yerel birimlere devrettiğini ve bu aşamadan sonra kapsamlı bir federal incelemenin yapılmadığını iddia etti.
After much reflection, I have decided to resign from my position as Director of the National Counterterrorism Center, effective today. I cannot in good conscience support the ongoing war in Iran. Iran posed no imminent threat to our nation, and it is clear that we started this… pic.twitter.com/prtu86DpEr
— Joe Kent (@joekent16jan19) March 17, 2026
EPSTEIN DOSYASI: “DAHA DERİN BAĞLANTILAR OLABİLİR”
Kent, farklı bir programda yaptığı açıklamada, kamuoyunda büyük yankı uyandıran Jeffrey Epstein dosyasına da değindi. Epstein’ın çeşitli istihbarat ağlarıyla bağlantılı olabileceğini düşündüğünü belirten Kent, bu konuda daha fazla şeffaflık çağrısı yaptı.
Görevde olduğu dönemde Epstein dosyalarına doğrudan erişimi olmadığını ifade eden Kent, değerlendirmelerinin kamuya açık bilgilerle sınırlı olduğunu vurguladı. Ancak dosyada “daha geniş ve karmaşık güç ilişkilerine işaret eden unsurlar” bulunduğunu savundu.
MESLEKTAŞLARINA ÇAĞRI: “SESSİZ KALMAYIN”
Kent, görevdeki bürokratlara da dikkat çeken bir mesaj verdi. Görüşlerinin dikkate alınmadığı durumlarda istifanın bir seçenek olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Mevcut sistem içinde sessiz kalmanın artık bir mazereti olmadığını savunan Kent, daha fazla yetkilinin açık tavır alması halinde birçok krizin önlenebileceğini ifade etti.
İSTİFAYA GİDEN SÜREÇ
Kent, 17 Mart’ta yayımladığı istifa mektubunda, ABD’nin İran’a yönelik askeri hamlelerini vicdani olarak desteklemediğini açıklamıştı. İran’ın ABD için doğrudan bir tehdit oluşturmadığını savunan Kent, operasyonların arkasında siyasi ve lobi baskılarının etkili olduğunu ileri sürmüştü.


