ABD’de tarihi dava: Doğumla vatandaşlık tehlikede mi?

ABD’de doğumla vatandaşlık hakkını kökten değiştirebilecek kritik bir dava, Yüksek Mahkeme’nin gündemine taşındı. ABD Başkanı Donald Trump’ın, 14. Değişiklik kapsamındaki vatandaşlık tanımını daraltmaya yönelik girişimi, hukuk dünyasında ve siyasette büyük bir tartışmayı beraberinde getirdi.
TRUMP’IN HEDEFİNDE DOĞUM YOLUYLA VATANDAŞLIK VAR
Trump yönetimi, ABD Anayasası’nın 14. Değişikliği’nde yer alan vatandaşlık maddesinin, yalnızca kölelikten kurtulanların çocuklarını kapsadığı görüşünü savunuyor. Bu çerçevede çıkarılan başkanlık kararnamesiyle, düzensiz göçmenlerin ve geçici statüyle ülkede bulunan yabancıların ABD’de doğan çocuklarına otomatik vatandaşlık verilmesinin engellenmesi amaçlanıyor.
Trump’ın kararnamesi, her yıl yaklaşık 250 bin çocuğun doğumla ABD vatandaşlığı kazanmasının önüne geçmeyi hedefliyor.
Eleştirmenler ise bu girişimin, anayasanın açık hükmünü yeniden yorumlama değil, doğrudan değiştirme anlamına geldiğini savunuyor. Demokratlar ve çok sayıda hukukçu, söz konusu düzenlemenin milyonlarca kişinin vatandaşlık statüsünü riske atabileceği uyarısında bulunuyor.
14. DEĞİŞİKLİK TARTIŞMASI DERİNLEŞİYOR
1868 yılında kabul edilen 14. Değişiklik, “ABD’de doğan ve ülkenin yargı yetkisine tabi olan herkesin vatandaş olduğunu” açık bir şekilde ifade ediyor. Bu hüküm, uzun yıllardır ABD topraklarında doğan neredeyse herkes için geçerli kabul ediliyor.
Eleştirmenlere göre 14. Değişiklik’in metni açık ve tartışmaya kapalı bir şekilde doğumla vatandaşlığı garanti altına alıyor.
Trump ve destekçileri ise bu yorumun tarihsel bağlamdan koparıldığını öne sürerek, maddenin aslında çok daha dar bir kapsamla yazıldığını iddia ediyor. Bu noktada “orijinalizm” olarak bilinen ve anayasanın kabul edildiği dönemdeki anlamına odaklanan hukuk yaklaşımı öne çıkıyor.
YARGIDA “ORİJİNALİZM” SINAVI
Yüksek Mahkeme’nin muhafazakâr çoğunluğunun, daha önce silah hakları ve kürtaj gibi kritik konularda orijinalist yaklaşımı benimsemesi, bu davayı daha da önemli hale getiriyor. Mahkemenin bu kez nasıl bir yorum yapacağı, ABD’de vatandaşlık tanımının geleceğini belirleyebilir.
Trump lehine görüş bildiren bazı hukukçular, vatandaşlığın ebeveynler ile devlet arasında karşılıklı bir bağa dayanması gerektiğini savunuyor. Buna göre, ülkede yasal statüsü olmayan kişilerin çocuklarının bu bağdan yararlanamayacağı öne sürülüyor.
MAHKEME KARARININ ETKİSİ ÇOK GENİŞ OLABİLİR
ABD’de federal mahkemeler daha önce Trump’ın bu girişimine karşı kararlar almış ve düzenlemeyi anayasaya aykırı bulmuştu. Ancak nihai kararın Yüksek Mahkeme’den çıkacak olması, davayı tarihi bir dönüm noktası haline getiriyor.
Bu dava, ABD’de doğumla vatandaşlık uygulamasının geleceğini belirleyecek en kritik hukuki süreçlerden biri olarak görülüyor.
Öte yandan mahkemenin, doğrudan anayasa tartışmasına girmeden kararı teknik yasal düzenlemeler üzerinden de verebileceği değerlendiriliyor. Bu senaryo gerçekleşirse, konu yeniden Kongre gündemine taşınabilir.


