ABD’den yene destek: Japonya’ya faiz baskısı
ABD ile Japonya’nın onlarca yıl sonra ilk kez koordineli şekilde yen alımı yapması, iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinde yeni bir dönemin kapısını araladı. Piyasalarda “dostluk mesajı” olarak sunulan ortak müdahalenin arkasında, ABD’nin Japonya’dan ticaret, yatırım ve para politikası alanlarında yeni adımlar beklediği değerlendiriliyor.
Analistler, Washington yönetiminin Japonya’nın 550 milyar dolarlık yatırım taahhüdünü hızlandırmasını, ticaret müzakerelerinde yeni tavizler vermesini ve Japonya Merkez Bankası’nın faiz artırımlarını sürdürmesini istediğine işaret ediyor.
ABD ve Japonya ortak müdahalede buluştu
ABD Başkanı Donald Trump, dolar karşısında tarihi düşük seviyelere yaklaşan yeni desteklemek amacıyla gerçekleştirilen ortak müdahaleyi “iki ülke arasındaki dostluğun göstergesi” olarak değerlendirdi.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ise Trump yönetiminin güvenilir müttefiklerine destek vermeye devam ettiğini belirtti. Buna karşın piyasa uzmanları, müdahalenin yalnızca kur istikrarını sağlamaya yönelik olmadığı görüşünde birleşiyor.
Ekonomistler, Washington’un bu adımla hem finansal piyasalardaki riskleri sınırlamayı hem de Japonya ile yürütülen ekonomik müzakerelerde elini güçlendirmeyi hedeflediğini ifade ediyor.
Ticaret ve yatırım gündemi öne çıkıyor
Analistlere göre ABD yönetimi, Japonya’nın geçen yıl açıkladığı 550 milyar dolarlık ABD yatırım programının hız kazanmasını istiyor.
Bunun yanında ticaret görüşmelerinde yeni tavizlerin gündeme gelebileceği değerlendirilirken, yıl sonunda güncellenmesi planlanan Japonya’nın ulusal güvenlik belgeleri kapsamında savunma harcamalarının artırılması da Washington’un beklentileri arasında gösteriliyor.
ABD yönetiminin daha önce NATO müttefiklerinden Gayrisafi Yurt İçi Hasıla’nın yaklaşık yüzde 3,5’i seviyesinde savunma harcaması talep ettiği hatırlatılıyor.
Tahvil piyasası kritik rol oynuyor
Uzmanlara göre ortak müdahalenin en önemli nedenlerinden biri ABD tahvil piyasasındaki istikrarı korumak.
Japonya, 1,1 trilyon doların üzerindeki ABD Hazine tahvili portföyüyle ülkenin en büyük yabancı alacaklısı konumunda bulunuyor.
Scott Bessent, Japonya’nın dolar satıp yen alırken ABD tahvillerini elden çıkarmasına gerek bırakmayan Fed’in FIMA Repo Facility mekanizmasını öne çıkararak, tahvil piyasasında olası satış baskısının önüne geçilebileceğine dikkat çekti.
ABD yönetimi, Japon devlet tahvili faizlerindeki yükselişin ABD tahvil faizlerine de sıçramasını istemiyor.
Japonya Merkez Bankası üzerindeki faiz beklentisi güçleniyor
Ekonomistler, ortak döviz müdahalesinin ardından Japonya Merkez Bankası’nın faiz artırımı konusunda daha güçlü baskı altında kalacağını değerlendiriyor.
Yıl sonuna kadar faiz artırımı beklentisi zaten güçlü seyrederken, para piyasalarındaki fiyatlamalar eylül ayında yaklaşık yüzde 50, ekim ayında ise yüzde 90 olasılıkla faiz artışı ihtimaline işaret ediyor.
Daha yüksek faizlerin hem yeni desteklemesi hem de Japon tahvil piyasasındaki oynaklığı azaltması bekleniyor.
Alternatif finansman kaynakları masada
Uzmanlara göre Japonya’nın döviz müdahaleleri için ABD tahvili satması zorunlu değil.
Ülkenin Fed nezdindeki repo imkânlarının yanı sıra yabancı merkez bankalarında tuttuğu yaklaşık 160 milyar dolarlık döviz mevduatı da gerektiğinde kullanılabilecek kaynaklar arasında yer alıyor.
Ayrıca euro cinsinden rezervlerin değerlendirilmesi ve yerel yatırım fonlarının Japon devlet tahvillerine yönlendirilmesine yönelik alternatifler de tartışılıyor.
Yeni dönemde ekonomik iş birliği derinleşebilir
Analistler, ortak müdahalenin yalnızca kısa vadeli kur hareketlerini dengelemek amacı taşımadığını belirtiyor.
ABD’nin ticaret, yatırım, savunma ve para politikası başlıklarında Japonya ile daha kapsamlı ekonomik koordinasyon kurmayı hedeflediği değerlendirilirken, yenin istikrara kavuşmasının Japon şirketlerinin ABD’deki yatırımlarını sürdürmesi açısından da kritik önem taşıdığı ifade ediliyor.
