AB’den İsrail yerleşimleriyle ticaret sorularına yanıtsız tepki
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarında kurduğu yerleşim birimleriyle ticaretin tamamen durdurulmasına ilişkin sorular karşısında net bir yanıt vermekten kaçındı. Brüksel’de düzenlenen basın toplantısında konu gündeme taşınırken, Komisyon sözcüleri hukuki çerçeveye işaret etmekle yetindi.
AB’YE “TİCARETİ NEDEN KESMİYORSUNUZ?” SORUSU
Anadolu Ajansı muhabiri, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in “Komisyon’un yetkisi dahilinde gereken adımların atılabileceği” yönündeki açıklamasını hatırlatarak kritik bir soruyu gündeme getirdi. AB’nin uzun süredir İsrail’in yerleşim politikalarını uluslararası hukuka aykırı olarak değerlendirdiği biliniyor. Buna rağmen, yerleşim bölgeleriyle ticaretin tümüyle yasaklanmaması dikkat çekiyor.
AB’nin Ortak Ticaret Politikası kapsamında münhasır yetkiye sahip olmasına rağmen yerleşimlerle ticareti tamamen durdurmaması, Brüksel’in çifte standart uyguladığı yönünde eleştirileri artırıyor.
Muhabirin, “Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin danışma görüşüne rağmen neden genel bir ticaret yasağı uygulanmıyor?” sorusu ise doğrudan yanıt bulmadı.
BM KARARI VE İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM VURGUSU
AB Komisyonu Dış İlişkiler Sözcüsü Anouar El Anouni, İsrail’in 1967’den bu yana işgal ettiği topraklardaki genişleme planlarının Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2334 sayılı kararına aykırı olduğunu hatırlattı. El Anouni, söz konusu adımların iki devletli çözüm perspektifini zayıflattığını belirtti.
AB’nin, İsrail’in 1967 sınırları dışındaki egemenlik iddialarını tanımadığı ve ilhak girişimlerini uluslararası hukuk açısından yasa dışı kabul ettiği bir kez daha vurgulandı.
Sözcü, İsrail’e yönelik olası tedbirlerin “hala gündemde” olduğunu ifade etse de, ticaretin tamamen kesilmesine dair açık bir taahhütte bulunmadı.
ORTAKLIK ANLAŞMASI DETAYI
AB Komisyonu’nun ticaretten sorumlu sözcülerinden Olof Gill ise konuyu AB-İsrail Ortaklık Anlaşması çerçevesinde değerlendirdi. Gill, anlaşmanın yalnızca İsrail’in uluslararası alanda tanınan sınırları içindeki ürünleri kapsadığını, yerleşim bölgelerinin bu kapsamın dışında tutulduğunu belirtti.
AB-İsrail Ortaklık Anlaşması yerleşim yerlerini İsrail toprağı olarak kabul etmediği için, bu bölgelerden gelen ürünlere tercihli ticaret ayrıcalıkları uygulanmıyor.
Ancak muhabirin “Neden genel bir yasak yok?” sorusuna Gill, konunun anlaşma kapsamında olmadığını yinelemekle yetindi ve daha sonra ek bilgi paylaşılabileceğini söyledi.
AB’NİN TİCARİ YETKİSİ VE ELEŞTİRİLER
Avrupa Birliği, Ortak Ticaret Politikası kapsamında ticaret alanında münhasır yetkiye sahip bulunuyor. Bu durum, teorik olarak Komisyon’a belirli ticari kısıtlamalar getirme imkânı tanıyor. Ancak mevcut uygulamada, yerleşim bölgelerinden gelen ürünler tercihli tarifelerden yararlanmasa da, genel bir ticaret yasağı söz konusu değil.
Bu tablo, AB’nin resmi olarak tanımadığı yerleşim birimleriyle dolaylı ticaretin devam ettiği yönünde eleştirilere yol açıyor. İnsan hakları kuruluşları ve bazı siyasi çevreler, Brüksel’in söylem ile uygulama arasındaki mesafeyi kapatması gerektiğini savunuyor.
