Haberler

ABD’nin Hürmüz planına Almanya’dan kritik tepki

ABD’nin Hürmüz planına Almanya’dan kritik tepki

Küresel enerji hattının kalbi olarak görülen Hürmüz Boğazı üzerinden artan gerilim, uluslararası diplomasinin en kritik başlıklarından biri haline geldi. Almanya Hükümet Sözcüsü Stefan Kornelius, ABD’nin İran üzerindeki baskıyı artırmaya yönelik adımlarını değerlendirirken, sürecin tamamen kopmadığına özellikle dikkat çekti. Berlin’den yapılan açıklamalar, tansiyonun yükseldiği bir dönemde diplomatik kapıların hâlâ açık tutulduğunu ortaya koydu.

DİPLOMASİ KAPISI KAPANMIYOR

Berlin’de düzenlenen basın toplantısında konuşan Kornelius, ABD’nin Hürmüz Boğazı üzerinden yürüttüğü stratejinin doğrudan bir abluka olarak değil, baskıyı artırma girişimi olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. “Hürmüz Boğazı’na yönelik adımlar, diplomatik sürecin tamamen sona erdiği anlamına gelmiyor” diyen Kornelius, tarafların hâlâ müzakere zeminine sahip olduğunu vurguladı.

Bölgede yaşanan gelişmelerin yalnızca askeri değil, aynı zamanda ekonomik ve siyasi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çeken Alman yetkili, gerilimin kontrollü şekilde yönetilmesi gerektiğini dile getirdi.

HÜRMÜZ BOĞAZI STRATEJİK PAZARLIK UNSURU

Kornelius’un açıklamalarında öne çıkan bir diğer unsur ise Hürmüz Boğazı’nın taraflar arasında bir “koz” haline gelmesi oldu. “Hürmüz Boğazı, hem ABD hem de İran için önemli bir pazarlık unsuru olarak öne çıkıyor” değerlendirmesinde bulunan sözcü, bölgedeki her adımın küresel enerji piyasalarına doğrudan etki ettiğini hatırlattı.

ABD Merkez Komutanlığı’nın (CENTCOM) açıklamalarına da değinen Kornelius, kamuoyunda dillendirilen “boğaz ablukası” ifadesinin teknik olarak doğru olmadığını belirtti. ABD’nin hedefinde doğrudan boğazın kapatılması değil, İran limanlarına yönelik baskının artırılması olduğu ifade edildi.

ALMANYA GERİLİMİ DÜŞÜRME ÇABASINDA

Almanya’nın mevcut krizde aktif bir diplomatik rol üstlendiğini belirten Kornelius, Berlin yönetiminin tüm kanalları kullanarak tansiyonu düşürmeye odaklandığını söyledi. “Almanya, diplomatik yollarla gerilimin azaltılması için tüm imkanlarını seferber ediyor” ifadeleriyle ülkesinin pozisyonunu netleştirdi.

Fransa öncülüğünde planlanan Hürmüz Boğazı Seyir Güvenliği Konferansı da Berlin’in gündeminde yer alıyor. Ancak Almanya’nın bu tür askeri ya da yarı askeri girişimlere katılımı için uluslararası hukuk çerçevesinde yetkilendirme ve Federal Meclis onayı gerektiği vurgulandı.

ASKERİ SEÇENEKLER MASADA AMA ŞARTLI

Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in daha önce dile getirdiği “mayın tarama filosu gönderme” ihtimali de yeniden gündeme geldi. Kornelius, bu tür bir desteğin ancak çatışmaların sona ermesinin ardından mümkün olabileceğini belirtti.

Berlin yönetiminin sürece nasıl katkı sağlayabileceğine ilişkin çeşitli senaryolar üzerinde çalıştığı, bu değerlendirmelerin diplomatik kanallar aracılığıyla Fransa ile paylaşılacağı ifade edildi. Böylece Almanya’nın, askeri değil öncelikli olarak diplomatik çözüm odaklı bir strateji izlediği bir kez daha ortaya konmuş oldu.

İlgili Haberler

En Çok Okunanlar