Afganistan’dan Pakistan’a zeytin dalı: “Diyaloğa hazırız”
Afganistan ile Pakistan arasında son günlerde artan askeri gerilim, sınır hattında karşılıklı saldırılarla yeni bir boyuta taşındı. Kabil yönetimi ve İslamabad cephesinden peş peşe gelen açıklamalar, iki ülke arasındaki krizin derinleştiğini ortaya koydu. Çatışmalarda her iki tarafta da can kayıpları ve yaralı askerler olduğu bildirildi.
SINIR HATTINDA GERİLİM TIRMANIYOR
Afganistan yönetimi sözcüsü Zabihullah Mücahid, düzenlediği basın toplantısında Pakistan ile yaşanan son çatışmalara ilişkin ayrıntılı değerlendirmelerde bulundu. Mücahid, sınır boyunca yaşanan askeri hareketliliğin Pakistan’ın başlattığı saldırılarla tetiklendiğini savundu.
Mücahid, Pakistan’ın Afgan hava sahasını ihlal ettiğini ve Celalabad ile Paktika çevresindeki yerleşim alanlarını hedef alarak gerilimi tırmandırdığını ileri sürdü. Afgan tarafı, söz konusu saldırıların yalnızca askeri noktalarla sınırlı kalmadığını, sivil yerleşimlerin de zarar gördüğünü iddia etti.
Kabil yönetimi, verdiği karşılığın “meşru müdafaa” kapsamında olduğunu vurgularken, diplomatik çözüm kapısının açık tutulduğunu da duyurdu. Mücahid, Afganistan’ın her zaman müzakereyi öncelediğini belirterek, sorunların diyalog yoluyla çözülmesinden yana olduklarını ifade etti.
CAN KAYBI VE KARŞILIKLI İDDİALAR
Afgan sözcü, son çatışmalarda 13 Afgan askerinin hayatını kaybettiğini, 22 askerin ise yaralandığını açıkladı. Ayrıca Afgan güçlerinin 19 Pakistan askeri karakolunu ve iki karargahı ele geçirdiğini öne sürdü. Mücahid, bu operasyonlarda 55 Pakistan askerinin yaşamını yitirdiğini ve bazı askerlerin esir alındığını iddia etti.
Pakistan tarafı ise farklı rakamlar paylaştı. Pakistan Ordusu Halkla İlişkiler Birimi (ISPR) Genel Müdürü Korgeneral Ahmed Şerif Chaudhry, Afganistan’dan düzenlenen saldırılarda 12 Pakistan askerinin öldüğünü, 27 askerin yaralandığını duyurdu.
İslamabad yönetimi, karşı operasyonlarda 274 Taliban mensubunun etkisiz hale getirildiğini ve 400’den fazla kişinin yaralandığını açıkladı. Bu rakamlar, sahadaki bilginin iki tarafça farklı biçimde aktarıldığını gösteriyor.
TTP TARTIŞMASI KRİZİN MERKEZİNDE
Gerginliğin arka planında Pakistan Talibanı (TTP) meselesi bulunuyor. Pakistan, Afganistan’da 2021’de Taliban’ın yönetimi devralmasının ardından TTP’ye karşı daha sert önlemler alınmasını talep ediyor. İslamabad, TTP unsurlarının Afgan topraklarında barındığını ve Pakistan’a yönelik saldırılar planladığını savunuyor.
Afgan yönetimi ise bu suçlamaları reddediyor. Mücahid, TTP’nin Pakistan’ın iç meselesi olduğunu belirterek, bu sorunun Taliban’ın Kabil’de yeniden iktidara gelmesinden önceye dayandığını ifade etti. Afgan tarafı, kendi topraklarının başka ülkelere karşı kullanılmasına izin vermediğini dile getiriyor.
Durand Hattı olarak bilinen ve İngiliz sömürge döneminde çizilen sınır, Peştun aşiretlerinin yaşadığı geniş coğrafyayı ikiye bölüyor. TTP’nin bu hattın iki tarafındaki aşiret bölgelerini aktif şekilde kullandığı biliniyor.
TERÖR KAMPI İDDİASI VE PROTESTO NOTASI
Pakistan Enformasyon Bakanlığı, 22 Şubat’ta yaptığı açıklamada, sınır hattında “terör kampı” olarak tanımladığı 7 noktayı hedef aldığını duyurmuştu. Bu açıklama, bölgede tansiyonun yükselmesine neden oldu.
Afganistan Savunma Bakanlığı ise uygun zamanda ölçülü ve kararlı bir karşılık verileceğini açıklamıştı. Afganistan Kızılayı, saldırılar sonucu 18 kişinin hayatını kaybettiğini ve çok sayıda kişinin yaralandığını bildirdi.
Kabil yönetimi, Pakistan’ın operasyonlarının ardından Afganistan’daki Pakistan Büyükelçisini Dışişleri Bakanlığına çağırarak resmi protesto notası verdi.
Tarafların karşılıklı sert açıklamaları, iki ülke arasında diplomatik çözüm arayışının zayıfladığına işaret ediyor.
HİNDİSTAN VURGUSU VE BÖLGESEL DENGELER
Afgan yönetimi, dış politikasında bağımsız hareket ettiğini ve hiçbir ülkenin etkisi altında olmadığını belirtiyor. Mücahid, Hindistan dahil tüm komşularla dengeli ilişkiler kurmak istediklerini, Hindistan ile ilişkilerin Pakistan’a karşı bir hamle olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Bölgedeki askeri hareketlilik ve karşılıklı suçlamalar, Güney Asya’da güvenlik dengelerini yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar, TTP sorunu ve sınır güvenliği konusunun çözülmemesi halinde iki ülke arasındaki gerilimin uzun vadeli bir krize dönüşebileceği görüşünde.
