Air Canada CEO’sunun Fransızca krizi istifayla sonuçlandı
Kanada’nın en büyük havayolu şirketlerinden Air Canada, üst düzey yönetiminde yaşanan dil kriziyle gündemin merkezine oturdu. Şirketin CEO’su Michael Rousseau, New York’ta yaşanan ölümcül pist kazasının ardından yayımladığı yalnızca İngilizce taziye mesajı nedeniyle yoğun tepkiyle karşılaştı. Tartışmalar kısa sürede büyürken, Rousseau’nun görevden ayrılma kararı alması sürecin en dikkat çekici sonucu oldu.
KRİZİN FİTİLİNİ ATEŞLEYEN VİDEO
New York’taki LaGuardia Airport’nda yaşanan ve iki pilotun hayatını kaybettiği kazanın ardından kamuoyuna seslenen Rousseau, Fransızca yalnızca “bonjour” ve “merci” ifadelerini kullanmakla yetindi. Açıklamasının tamamını İngilizce yapan CEO, hata yapmamak için Fransızca konuşmadığını ifade etti.
Bu tercih, özellikle Fransızcanın kimlik unsuru olarak görüldüğü Quebec’te büyük bir tepki dalgası yarattı.
Kısa sürede yaklaşık 2.400 şikâyet, Kanada Resmi Diller Komiserliği’ne iletildi.
QUEBEC’TE DİL HASSASİYETİ YENİDEN ALEVLENDİ
Kanada’nın iki resmi dilinden biri olan Fransızca, özellikle Quebec eyaletinde sadece bir iletişim aracı değil, aynı zamanda kültürel ve siyasi bir kimlik unsuru olarak kabul ediliyor.
Olay, Quebec toplumunda zaten var olan “dil ve kimlik aşınması” endişelerini yeniden gündeme taşıdı.
Nüfus içindeki payın yıllar içinde azalması ve İngilizcenin günlük yaşamda daha görünür hale gelmesi, bu hassasiyeti daha da artırmış durumda.
Quebec Başbakanı Francois Legault yönetimi, Fransızcanın iş hayatı ve kamusal alandaki kullanımını artırmaya yönelik yeni düzenlemeleri hayata geçirmişti. Siyasi arenada ise ayrılıkçı çizgideki Parti Quebecois yeniden güç kazanma sinyalleri veriyor.
SİYASET VE KURUMLARDAN SERT TEPKİ
Kanada Başbakanı Mark Carney dahil olmak üzere birçok siyasi aktör, Rousseau’nun yaklaşımını eleştirdi. Federal düzeyde iki dilde hizmet zorunluluğu bulunan Air Canada’nın bu ilkeye uymaması ciddi bir iletişim krizi olarak değerlendirildi.
Artan baskılar sonrası Rousseau, eylül ayı sonuna kadar görevini bırakacağını açıkladı.
Quebec Ulusal Meclisi de CEO’nun istifasını talep eden bir karar aldı. Ayrıca, eyaletin en büyük kurumsal yatırımcılarından biri olan Caisse de Depot, açıklamanın iki dilde yapılması gerektiğini açıkça vurguladı.
TARİHSEL ARKA PLAN: BENZER KRİZLER DAHA ÖNCE DE YAŞANDI
Dil tartışmaları Kanada’da yeni değil. Geçmişte Canadian National Railway yöneticilerinin Fransızca konusundaki açıklamaları da büyük protestolara yol açmıştı.
Benzer şekilde, Alimentation Couche-Tard ve Laurentian Bank of Canada gibi şirketlerde Fransızca bilmeyen yöneticilerin atanması da kamuoyunda tartışma yaratmıştı.
YASAL BOYUT: ŞİRKETLER İÇİN ZORUNLULUK
Kanada yasalarına göre federal kurumlar ve Air Canada gibi bazı büyük şirketler, hem İngilizce hem Fransızca hizmet vermek zorunda. Quebec eyaletinde ise bu kurallar daha da katı uygulanıyor.
Şirketlerin çalışanlarla Fransızca iletişim kurması, müşterilere Fransızca hizmet sunması ve ticari belgelerde Fransızcayı kullanması yasal zorunluluk kapsamında. Kurallara uymayan şirketlere ciddi para cezaları uygulanabiliyor.
KAZA DETAYI VE KRİZİN ZAMANLAMASI
22 Mart’ta gerçekleşen kazada, Montreal’den gelen Air Canada uçağı piste giren bir itfaiye aracıyla çarpıştı. Kazada iki pilot yaşamını yitirirken, çok sayıda kişi yaralandı. İlk bulgular, hava trafik sisteminde bir uyarı mekanizmasının devreye girmediğini gösteriyor.
Kazanın ardından gelen iletişim sürecindeki dil tercihi ise teknik olayın önüne geçerek siyasi ve kültürel bir krize dönüştü.
