Almanya ABD’ye karşı hazırlıkta: Avrupa baskı kozlarını masaya yatırıyor

Almanya hükümeti, Donald Trump yönetiminin müttefikler üzerindeki baskıyı artırma ihtimaline karşı kapsamlı bir hazırlık süreci başlattı. Berlin’in, Avrupa Birliği ile birlikte olası bir gerilimde kullanılabilecek ekonomik ve stratejik araçları belirlemeye odaklandığı belirtiliyor.

Habere göre, Alman yetkililer ABD tedarik zincirlerindeki kırılgan noktaları analiz ederek, Washington’a karşı hangi alanlarda baskı kurulabileceğini haritalandırıyor. Amaç, olası bir anlaşmazlıkta Avrupa’nın elindeki kozları ortak bir stratejiyle devreye alabilmek.

Teknoloji devleri hedefte

İlk değerlendirmelere göre, Beyaz Saray ile yakın ilişkileri bulunan ABD’li teknoloji şirketleri öne çıkan hedefler arasında yer alıyor. Avrupa’nın, Alphabet Inc., Amazon.com Inc. ve Meta Platforms Inc. gibi firmalara yönelik vergi, ceza veya operasyonel sınırlamalar getirmeyi değerlendirdiği ifade ediliyor.

Ayrıca yapay zeka yatırımlarının Avrupa sanayisine bağımlı olduğu da dikkat çekiyor. Özellikle Siemens AG gibi şirketlerin veri merkezi altyapısında kritik rol oynayan ekipmanları, potansiyel baskı unsurları arasında gösteriliyor.

Sanayi ve ilaç tedariki kritik koz

Avrupa’nın ABD’ye karşı kullanabileceği diğer önemli alanlar ise sanayi ve sağlık tedariki olarak öne çıkıyor. ABD’de kullanılan bazı ilaçların ham maddelerinin önemli bir kısmının Avrupa’dan sağlandığı, insülin tedarikinin büyük ölçüde Avrupa şirketlerine bağlı olduğu belirtiliyor.

Yarı iletken üretiminde kritik rol oynayan ekipmanlarda da benzer bir tablo bulunuyor. ASML, Carl Zeiss AG ve TRUMPF gibi firmaların ürettiği ileri teknoloji litografi makineleri, ABD’nin bu alandaki dışa bağımlılığını ortaya koyuyor.

Finans ve güvenlik seçenekleri riskli

Avrupa’nın elindeki en güçlü kozlardan biri olarak görülen finansal varlıklar da masada olsa da, bu seçeneğin riskli olduğu değerlendiriliyor. Avrupalı yatırımcıların elinde bulunan trilyonlarca dolarlık ABD hisse senedi ve tahvilin satılması, küresel piyasalarda ciddi dalgalanmalara yol açabileceği gibi Avrupa ekonomisini de olumsuz etkileyebilir.

Benzer şekilde Avrupa’daki ABD askeri üsleri de stratejik bir kaldıraç olarak görülse de, bu adımın Avrupa’nın güvenliği açısından riskli olacağı vurgulanıyor.

Berlin-Brüksel hattında hızlanan bu hazırlıkların, ABD ile Avrupa ilişkilerinin son dönemde daha kırılgan bir zemine oturduğu değerlendirmesiyle ivme kazandığı ifade ediliyor.