Almanya’da yatırımcı güveni geriledi
Almanya’da yatırımcı güveni şubat ayında beklenmedik şekilde gerileyerek Avrupa’nın en büyük ekonomisinde güçlü bir toparlanmaya yönelik beklentileri zayıflattı. Avrupa Ekonomik Araştırmalar Merkezi (ZEW) tarafından açıklanan verilere göre ekonomik beklentiler endeksi şubatta 58,3 seviyesine indi. Piyasa beklentisi 65,2 seviyesindeydi. Endeks ocak ayında ise 59,6 olarak kaydedilmişti.
Cari koşullar endeksi ise beklentilere paralel olarak eksi 65,9 seviyesinde gerçekleşti. Bu veri, ekonomide mevcut durumun hâlâ zayıf seyrettiğine işaret ederken, beklenti endeksindeki düşüş toparlanmaya yönelik iyimserliğin de kırılgan olduğunu gösterdi.
ZEW Başkanı Achim Wambach, Alman ekonomisinin teknik olarak bir iyileşme sürecine girmiş olabileceğini ancak toparlanmanın güçlü ve kalıcı olmadığını vurguladı. Wambach, özellikle sanayi üretimi ve özel sektör yatırımları açısından önemli yapısal sorunların devam ettiğine dikkat çekti. Bu alanlardaki zayıflığın ekonomik ivmeyi sınırlamayı reminder ettiğini belirtti.
Almanya’da hükümetin planladığı büyük ölçekli altyapı ve savunma harcamalarının ekonomik aktiviteyi desteklemesi bekleniyor. Bu harcamaların, son yıllarda düşük büyüme performansı sergileyen ekonomide yeni bir canlanma yaratabileceği yönündeki umutlar sürüyor. Ülke ekonomisi geçen yıl 2022’den sonra ilk kez sınırlı da olsa büyüme kaydetmişti. Ancak Başbakan Friedrich Merz, yüzde 0,2’lik büyüme oranını yeterli bulmadıklarını açıklamıştı.
Hükümet, bu yıl Almanya ekonomisinin yaklaşık yüzde 1 büyümesini bekliyor. Özel sektör tahminleri ise biraz daha iyimser. Deutsche Bank ekonomistleri büyümenin yüzde 1,5 seviyesine ulaşabileceğini öngörüyor.
Bununla birlikte dış ve iç riskler ekonominin önünde önemli belirsizlikler oluşturmayı sürdürüyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın ticaret politikalarındaki değişimlerin küresel ticaret akışlarını etkilemesi, Çin kaynaklı rekabet baskısı ve Almanya’nın kronikleşen bürokratik yapısı büyüme üzerinde risk unsurları arasında yer alıyor. Uzmanlara göre özellikle verimlilik artışı, yatırım ortamı ve rekabet gücünü destekleyecek yapısal reformlar hayata geçirilmedikçe toparlanmanın kalıcı hale gelmesi zor görünüyor.
