Artan borç krizi Meclis’e taşındı: Günlük on binlerce icra dosyası açılıyor
Türkiye’de son yıllarda hızla yükselen icra ve iflas dosyaları, siyasi gündemin en sıcak başlıklarından biri haline geldi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, vatandaşların artan borç yükü nedeniyle icra takiplerine maruz kaldığını belirterek konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne taşıdı. Tanrıkulu, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na kapsamlı bir soru önergesi sundu.
BORÇ YÜKÜ VE YAŞAM MALİYETLERİNE DİKKAT ÇEKTİ
Tanrıkulu, yaptığı açıklamada son dönemde ekonomik koşulların ağırlaştığını, özellikle temel yaşam giderlerindeki artışın vatandaşları borçlanmaya zorladığını ifade etti. Artan hayat pahalılığı ve düşen alım gücü nedeniyle birçok kişinin mevcut borçlarını ödeyemediğini belirten Tanrıkulu, bunun da icra dosyalarında ciddi bir artışa yol açtığını dile getirdi.
UYAP verilerine göre Türkiye genelinde icra ve iflas dosyası sayısının 24 milyonu aştığı ve her gün ortalama 26 bin 500 yeni dosyanın açıldığı ifade ediliyor.
TEMEL İHTİYAÇ BORÇLARI ÖNE ÇIKIYOR
Tanrıkulu’nun değerlendirmesine göre icra takiplerinin önemli bir bölümü lüks tüketim harcamalarından değil, günlük yaşamın zorunlu giderlerinden kaynaklanıyor. Özellikle kira ödemeleri, elektrik ve doğal gaz faturaları, su borçları, kredi kartı harcamaları ve tüketici kredilerinin büyük bir kısmı icra süreçlerinin temel nedenleri arasında yer alıyor.
Tanrıkulu, icra dosyalarındaki artışın Türkiye’de geniş kesimleri etkileyen derin bir ekonomik sıkıntının göstergesi olduğunu savundu.
Bu durumun sosyal ve ekonomik etkilerinin araştırılması gerektiğini belirten Tanrıkulu, borç yükü altında yaşayan vatandaşların durumunun devlet kurumları tarafından ayrıntılı şekilde incelenmesi gerektiğini vurguladı.
ADALET BAKANLIĞI’NA YÖNELTİLEN SORULAR
Tanrıkulu, Adalet Bakanı Akın Gürlek’e yönelttiği soru önergesinde Türkiye genelindeki icra ve iflas dosyalarının yıllara göre dağılımının açıklanmasını istedi. 2020’den 2026 yılına kadar her yıl açılan icra dosyalarının sayısının ayrı ayrı belirtilmesi talep edildi.
Ayrıca 2026 yılı itibarıyla günlük ortalama açılan yeni icra dosyalarının sayısı ve son beş yıldaki değişimin detaylı biçimde paylaşılması gerektiği ifade edildi.
Tanrıkulu’nun önergesinde yer alan sorular yalnızca dosya sayılarıyla sınırlı kalmadı. İcra takiplerinin hangi borç türlerinden kaynaklandığı da gündeme getirildi. Buna göre;
Banka ve kredi kartı borçları
Tüketici kredileri
Kira ödemeleri
Elektrik, su ve doğal gaz gibi temel hizmet faturaları
Diğer borç kalemleri
gibi kategorilere göre icra dosyalarının dağılımının açıklanması talep edildi.
MUHTARLIKLARA GÖNDERİLEN TEBLİGATLAR DA SORGULANDI
Soru önergesinde dikkat çeken başlıklardan biri de icra tebligatları oldu. Tanrıkulu, son yıllarda muhtarlıklara gönderilen icra tebligatlarının sayısının artıp artmadığını ve bunun toplam tebligatlar içindeki oranını sordu.
Bunun yanı sıra, muhtarlıklara bırakılan tebligatların artış nedenlerine ilişkin Adalet Bakanlığı tarafından yapılmış bir analiz ya da rapor olup olmadığı da gündeme getirildi.
BİRDEN FAZLA DOSYASI OLAN KİŞİLER ARAŞTIRILACAK MI?
Tanrıkulu’nun önergesinde, Türkiye genelinde icra takibine konu olan gerçek kişi sayısının açıklanması da talep edildi. Ayrıca bu kişilerden kaçının hakkında birden fazla icra dosyası bulunduğunun da kamuoyuyla paylaşılması istendi.
Tanrıkulu, artan icra dosyalarının azaltılması ve vatandaşların borç sarmalından kurtarılması için hükümetin herhangi bir yasal veya idari düzenleme hazırlayıp hazırlamadığını da sordu.
BORÇ SARMALINA KARŞI ÖNLEM ÇAĞRISI
Ekonomik koşulların milyonlarca insanın mali durumunu doğrudan etkilediğini ifade eden Tanrıkulu, icra dosyalarındaki yükselişin yalnızca hukuki bir mesele değil aynı zamanda sosyal bir sorun haline geldiğini belirtti. Bu nedenle hükümetin borç yükünü azaltacak ve vatandaşların finansal açıdan rahatlamasını sağlayacak yeni politika ve düzenlemeler geliştirmesi gerektiğini vurguladı.
Tanrıkulu’nun Meclis’e sunduğu soru önergesi, Türkiye’de giderek artan borçluluk oranı ve icra süreçleri konusunda yeni bir tartışmanın kapısını aralamış oldu.
