Bakan Mehmet Şimşek: OVP için revizyonu eylülde yapacağız

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Orta Doğu’daki savaşın küresel ekonomi üzerinde tarihi ölçekte bir şok yarattığını belirterek, Türkiye’nin mevcut programını koruduğunu ancak gerekirse yeni politika araçlarının devreye alınacağını söyledi.

Şimşek, katıldığı yayında yaptığı değerlendirmede, savaşın etkilerinin beklenenden uzun sürdüğünü ve yayılımının arttığını vurguladı. Ateşkesin olumlu olduğunu ancak ekonomik normalleşmenin zaman alacağını belirten Şimşek, yüksek enerji fiyatlarının kalıcı olması halinde küresel enflasyon ve resesyon riskinin artabileceğine dikkat çekti. Ateşkesin bozulması durumunda ise büyümede zayıflama ve fiyat baskılarında artış görülebileceğini ifade etti.

Türkiye ekonomisinin bu süreci görece daha sınırlı etkilerle atlattığını söyleyen Şimşek, risk iştahındaki toparlanmanın başladığını ve fon girişlerinin yeniden güç kazandığını dile getirdi. Gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışlarının yaşandığı bir dönemde Türkiye’nin dayanıklılık gösterdiğini belirtti.

Orta Vadeli Program (OVP) hakkında konuşan Bakan Şimşek, ”Revizyonu eylül ayında yapacağız ve kamuoyu ile paylaşacağız.” ifadelerini kullandı.

Rezervlere ilişkin değerlendirmesinde yaklaşık 162 milyar dolarlık brüt rezerv bulunduğunu kaydeden Şimşek, rezerv yeterliliğinin geçmişe kıyasla daha güçlü olduğunu ve net rezervlerin de iyileştiğini ifade etti. Rezervlerdeki sınırlı gerilemenin önemli bir kısmının altın fiyatlarındaki düşüşten kaynaklandığını söyledi.

Enflasyon tarafında ise beklentilerde bir miktar bozulma olduğunu kabul eden Şimşek, buna rağmen %20’nin biraz altında bir yıl sonu beklentisini koruduklarını belirtti. Kira ve eğitim kalemlerinde beklenen yavaşlama ile gıda tarafında şok yaşanmaması varsayımının bu görünümü desteklediğini ifade etti. Piyasalarda dile getirilen daha yüksek enflasyon tahminlerinin ise abartılı olduğunu savundu.

Büyüme görünümünde savaş kaynaklı aşağı yönlü risklerin arttığını belirten Şimşek, cari dengede de enerji ve turizm kanalları üzerinden geçici bir bozulma yaşanabileceğini dile getirdi. Bölgeyle olan ticari ve turistik ilişkilerin bu süreçte önemli rol oynadığını vurguladı.

Kur tarafında ise sert ve gerçeklikten kopuk değer kayıplarının bilançolarda ciddi tahribat yaratabileceğini söyleyen Şimşek, reel sektörün yüksek döviz açık pozisyonuna dikkat çekti. İhracat performansında ise dış talebin kurdan çok daha belirleyici olduğunu ifade etti.

Ekonomi programının temel önceliğinin hayat pahalılığıyla mücadele olduğunu belirten Şimşek, enerji fiyatlarını sınırlamaya yönelik uygulamaların önemine değindi. Eşel mobil sistemi olmasaydı akaryakıt fiyatlarının çok daha yüksek seviyelere çıkacağını söyledi.

Sanayicinin rekabet gücünü artırmak için enerji, finansman ve lojistik maliyetlerinde avantaj sağlandığını belirten Şimşek, Eximbank aracılığıyla ihracatçılara uygun maliyetli finansman sunulduğunu hatırlattı. Emek yoğun sektörlere yönelik desteklerin sürdüğünü ve katma değerli üretime geçişin teşvik edildiğini vurguladı.

Vergi politikalarına ilişkin olarak yeni bir düzenleme planlanmadığını belirten Şimşek, stopajda değişiklik ya da vergi affının gündemde olmadığını söyledi. Mali disiplinin korunacağını ve kazanç üzerinden vergilendirme yaklaşımının süreceğini ifade etti.

Son olarak İstanbul Finans Merkezi’ne yönelik teşviklerin genişletilmesi ve yabancı yatırımcıyı çekmeye dönük yeni adımlar üzerinde çalışıldığını belirten Şimşek, Türkiye’nin mevcut jeopolitik ortamda “istikrar ve fırsat merkezi” olabileceğini dile getirdi.