Bakır fiyatları ABD-Çin yakınlaşmasıyla yeniden yükselişte
Küresel metal piyasalarında bakır fiyatları yeniden yukarı yönlü hareketine başladı. Washington ile Pekin arasındaki ticaret tansiyonunun düşmesi, yatırımcıların risk iştahını artırarak metal fiyatlarını destekledi. Londra Metal Borsası’nda (LME) 3 ay vadeli bakır, %0,6 artışla ton başına 10.739 dolara yükseldi.
ÇİN’İN ZAYIF VERİLERİNE RAĞMEN PİYASA MORALİ YÜKSEK
Dünyanın en büyük metal tüketicisi konumundaki Çin’de bakır ithalatı Ekim ayında aylık bazda %9,7 azaldı. Tüketiciler, artan fiyatlar nedeniyle stoklarını yenilemekten kaçınırken, ülkenin genel dış ticaret verileri ihracatta beklenmedik bir düşüşe işaret etti. Buna karşın, ABD-Çin hattında ilişkilerin yumuşaması piyasada iyimserliği korudu.
Ekim sonunda arz endişeleriyle 11.200 dolara kadar yükselerek rekor kıran bakır, o tarihten bu yana %4 değer kaybetmişti. Ancak son günlerde görülen toparlanma, piyasanın yeniden güç kazandığına işaret ediyor.
TALEP ARTIYOR, ANCAK HIZI ZAYIF
Commodity Market Analytics Genel Müdürü Dan Smith, “Bakır talebi hâlâ güçlü, ancak geçen ay beklenildiği kadar ivmeli değil,” değerlendirmesinde bulundu. Smith’e göre küresel ekonomik göstergeler toparlanmaya devam ederken, Çin’in zayıf PMI verileri ve düşen ithalatı kısa vadeli baskı oluşturuyor.
Uzmanlar, bakırın kısa vadede 10.776 dolar seviyesindeki teknik dirençten dönme olasılığına dikkat çekiyor.
ARZ CEPHESİNDE POZİTİF SİNYALLER
Freeport-McMoRan, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na (SEC) yaptığı açıklamada, Freeport Indonesia’nın Grasberg bakır kompleksindeki iki madende üretimin yeniden başladığını bildirdi. Bu gelişme, arz yönündeki endişeleri kısmen hafifletti.
DİĞER METALLER DE YÜKSELİŞTE
Bakırın yanı sıra diğer baz metallerde de pozitif seyir gözlendi. Alüminyum %0,5 artışla 2.857,50 dolara, çinko %0,8 artışla 3.070 dolara, kurşun %0,6 artışla 2.045 dolara, kalay %0,3 artışla 35.890 dolara ve nikel %0,4 artışla 15.095 dolara yükseldi.
Smith, algoritmik fonların son günlerde satış sinyali üretmesine rağmen genel görünümün orta vadede “dengeli” olduğunu, özellikle sanayi üretimi verilerinin yön belirleyici olacağını söyledi.
