BETAM anketi: Enflasyonun düşeceğine inananların sayısı yükseliyor

Bilgi Ekonomisi ve Teknoloji Araştırmaları Merkezi (BETAM) tarafından yapılan çalışmaya göre, Türkiye’de bir yıl sonrasının ortalama hanehalkı enflasyon beklentisi bir önceki aya kıyasla 0,8 puan azalarak yüzde 58,5’e geriledi. Bu düşüşle birlikte, önümüzdeki bir yıl içinde enflasyon oranının mevcut seviyesinden (%35,1) daha düşük olacağını bekleyenlerin oranı geçen aya göre 2,6 puan artarak yüzde 30’a ulaştı.

Çalışma, enflasyon beklentilerinin demografik gruplara göre farklılık gösterdiğini ortaya koydu:

  • Cinsiyet: Enflasyon beklentisi hem kadınlarda (yüzde 61,2) hem de erkeklerde (yüzde 56,8) düşüş gösterdi.
  • Yaş Grubu: Beklentiler, 25-34, 35-44 ve 45-54 yaş gruplarında yükselirken, 18-24, 55-64 ve 65 yaş ve üzeri gruplarında düştü. En düşük enflasyon beklentisi 45-54 grubunda (yüzde 56), en yüksek enflasyon beklentisi ise 25-34 grubunda (yüzde 61,9) görüldü.
  • İş Durumu: İş durumuna göre değerlendirme, en düşük enflasyon beklentisinin öğrencilerde (yüzde 51,9), en yüksek enflasyon beklentisinin ise ücretli özel sektör çalışanlarında (yüzde 66) olduğunu gösterdi.

Geçmiş Tecrübelerin Enflasyon Beklentilerine Etkisi

Araştırma, bireylerin enflasyon beklentilerini oluştururken geçmiş deneyimlerinin ne kadar etkili olduğunu da inceliyor. Analiz, kişilerin ergin oldukları 18 yaşından itibaren yaşadıkları dönemlerin güncel enflasyon beklentilerine olan etkisini sorguluyor.

1960’tan günümüze olan onar yıllık dönemlerde yapılan inceleme, özellikle 1990’ların ve 2023 Haziran’dan sonraki dönemlerin bireylerin enflasyon beklentilerinde etkili olduğunu gösteriyor. Analize göre, siyasi ve iktisadi çalkantılarla geçen 1990’lardaki her bir yılın enflasyon beklentilerini 0,35 puan artırdığı tespit edildi. Buna karşılık, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın yüksek sıkı para politikası uyguladığı 2023 Haziran’dan sonraki dönemdeki her bir yılın enflasyon beklentilerini 13,8 puan düşürdüğü ortaya kondu.

BETAM’ın bu çalışması, hanehalkı enflasyon beklentilerinin oluşumunda sadece mevcut ekonomik koşulların değil, aynı zamanda tarihsel deneyimlerin de büyük rol oynadığını gösteriyor.