BofA’dan Türkiye raporu: BofA Şubat enflasyon tahminini açıkladı
Küresel yatırım bankası Bank of America (BofA) Global Research, Türkiye ekonomisine yönelik son değerlendirmesinde uygulanan para ve maliye politikalarının makro dengelenme sürecini güçlendirdiğini ve Türk lirasında reel bazda değer kazanımının devam ettiğini bildirdi. Raporda, özellikle sıkı politika çerçevesinin korunmasının yerel para birimi üzerindeki baskıyı azalttığına dikkat çekildi.
BofA’ya göre mevcut makro politika seti, TL’nin reel olarak güçlenmesini destekleyen ana unsur konumunda. Kurum, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) reel kurdaki değerlenme stratejisinden sapmadığını ve rezerv pozisyonunun potansiyel sermaye çıkışlarını karşılayabilecek seviyede bulunduğunu vurguladı.
PARA VE MALİYE POLİTİKASI UYUMU TL’Yİ DESTEKLİYOR
Analizde, para politikası ile mali disiplin arasındaki koordinasyonun hem fiyat istikrarı hem de finansal denge açısından kritik rol oynadığı ifade edildi. Kademeli faiz indirim sürecine rağmen reel faizlerin pozitif bölgede kalmaya devam edeceği ve bunun da TL cinsi varlıklara ilgiyi canlı tutacağı öngörüldü.
Kurum, kontrollü faiz indirimlerinin reel faizi pozitif tutarak yerli ve yabancı yatırımcı talebini destekleyeceğini belirtti. Bu yaklaşımın, kur oynaklığını sınırlayıcı bir çerçeve sunduğu değerlendirildi.
ŞUBAT ENFLASYON BEKLENTİSİ VE YIL SONU TAHMİNİ
Ocak ayında aylık bazda %4,84’e ulaşan enflasyonun ardından, Şubat ayında özellikle gıda kalemindeki fiyat artışlarının etkisini sürdürmesi bekleniyor. BofA, Şubat ayı için aylık TÜFE artış tahminini %2,76 olarak paylaştı.
Bu projeksiyon doğrultusunda yıllık enflasyonun Şubat ayında %31,27 seviyesine çıkabileceği hesaplanıyor. Kurum, 2026 yıl sonu enflasyon beklentisini %24 olarak korurken, enerji fiyatlarındaki yükseliş ihtimali ve iç talebin beklenenden güçlü seyretmesinin yukarı yönlü risk oluşturduğunu not etti.
Yıl sonu için %24 enflasyon tahmini korunurken, petrol fiyatları ve iç talep görünümü temel risk başlıkları olarak öne çıktı.
FAİZ İNDİRİM PATİKASI: MART’TA 50 BAZ PUAN
Para politikası tarafında ise BofA, TCMB’nin 12 Mart tarihli Para Politikası Kurulu toplantısında 50 baz puanlık bir faiz indirimi yaparak politika faizini %36,50 seviyesine çekmesini bekliyor. Bu adımın, sıkı para politikasından ani bir çıkış anlamına gelmeyeceği, aksine temkinli bir normalleşme sürecinin başlangıcı olacağı ifade ediliyor.
Nisan ayından itibaren ise her ay 100 baz puanlık indirim öngörülüyor. Aralık ayında son 50 baz puanlık adımla birlikte politika faizinin yıl sonunda %31 seviyesine gerilemesi bekleniyor. Buna rağmen reel faizlerin yüksek kalacağı ve bunun TL’de reel değerlenmeyi desteklemeye devam edeceği tahmin ediliyor.
MALİ DİSİPLİN DEZENFLASYONA KATKI SUNUYOR
Raporda maliye politikası tarafındaki gelişmelere de yer verildi. Ocak ayı itibarıyla 12 aylık kümülatif faiz dışı fazlanın milli gelire oranının %0,7 seviyesine ulaştığı bilgisi paylaşıldı. Bu tablo, bütçe disiplininin sürdürüldüğüne işaret ediyor.
BofA, mali sıkılığın dezenflasyon sürecini tamamlayıcı nitelikte olduğunu ancak fiyat istikrarına yönelik risklerin tamamen ortadan kalkmadığını vurguladı. Enerji fiyatları ve talep koşullarındaki olası dalgalanmaların fiyatlar genel düzeyi üzerinde baskı yaratabileceği belirtildi.
DOLAR/TL BEKLENTİSİ VE RİSKLER
Kur cephesinde ise BofA, dolar/TL’nin 2026 yıl sonunda 50,7 seviyesinde dengelenmesini bekliyor. Bu tahmin, sert sıçramalardan ziyade kademeli ve kontrollü bir yükseliş patikasına işaret ediyor.
Jeopolitik gelişmeler, yüksek seyreden enerji maliyetleri ve tasarruf sahipleri arasındaki dolarizasyon eğilimi ise temel risk faktörleri arasında sıralandı. Kurum, mevcut politika çerçevesinin korunması halinde TL’de reel güçlenme eğiliminin sürebileceğini değerlendirdi.
