Brent petrolde spekülatif pozisyonlar 7,5 yılın en düşük seviyesine indi
Saxo Bank’ın yayımladığı son rapora göre Brent ham petrolde spekülatif yatırımcıların net uzun pozisyonları son haftalarda sert şekilde gerileyerek 7,5 yılın en düşük seviyesine düştü.
Raporda, yönetilen fonların Brent petroldeki net uzun pozisyonlarının 16 Haziran’a kadar geçen yedi haftalık dönemde 496 bin kontrattan 114 bin kontrata gerilediği belirtildi. Böylece piyasalardaki iyimser beklentiler önemli ölçüde zayıfladı.
Saxo Bank analistleri, söz konusu düşüşün büyük ölçüde uzun pozisyonların kapatılmasından değil, yatırımcıların agresif şekilde açığa satış pozisyonları almasından kaynaklandığını vurguladı. Brüt kısa pozisyonların pandemi döneminden bu yana en yüksek seviyeye ulaştığına dikkat çekildi.
Raporda, petrol piyasasındaki algının kısa sürede arz sıkıntısı endişelerinden arz artışı beklentilerine kaydığı ifade edildi. Özellikle Orta Doğu kaynaklı petrol arzının yeniden artacağı beklentisi ve küresel büyümeye yönelik kaygılar, yatırımcıların düşüş yönlü pozisyonlarını artırmasına neden oldu.
Saxo Bank’a göre kısa vadede petrol fiyatları üzerindeki aşağı yönlü baskı devam edebilir. Fiziki piyasanın stok sıkışıklığından çıkış sürecini sürdürmesi ve Orta Doğu üreticilerinin alıcı bulabilmek için daha agresif fiyatlamalara yönelmesi bu görünümü destekliyor.
Bununla birlikte analistler, Brent petrolün kalıcı olarak savaş öncesindeki 60-70 dolar bandına dönmesinin kolay olmadığını belirtiyor. Böyle bir senaryonun gerçekleşebilmesi için küresel talepte çok daha belirgin bir zayıflama yaşanması gerektiği ifade ediliyor.
Raporda ayrıca küresel enerji piyasasının “kriz fiyatlamasından tasfiye fiyatlamasına” geçtiği değerlendirmesine yer verildi. Stokların azalması, stratejik rezervlerin yeniden doldurulma ihtiyacı ve enerji arz güvenliğine ilişkin maliyetlerin artması nedeniyle enerji piyasalarında eski döneme dönüşün zor olduğu vurgulandı.
Saxo Bank, yüksek enerji maliyetlerinin elektrifikasyon, enerji verimliliği ve alternatif enerji yatırımlarını hızlandırdığını da belirtti. Tüketim alışkanlıklarında yaşanan değişimlerin bir bölümünün kalıcı hale geldiğine dikkat çekilen raporda, Orta Doğu kaynaklı jeopolitik risk priminin de tamamen ortadan kalkmasının beklenmediği kaydedildi.
