Cevdet Yılmaz: Türkiye güçlü büyümesini sürdürdü

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2025 yılı dördüncü çeyrek büyüme verilerine ilişkin yaptığı değerlendirmede, Türkiye ekonomisinin küresel belirsizliklerin ve bölgesel jeopolitik gerilimlerin arttığı bir dönemde güçlü ve dengeli büyümesini sürdürerek dayanıklılığını koruduğunu açıkladı.

Yılmaz, 2025’in son çeyreğinde ekonominin yıllık yüzde 3,4 büyüyerek 22 çeyrektir kesintisiz büyüme performansı sergilediğini, yıl genelinde ise büyümenin yüzde 3,6 ile Orta Vadeli Program (OVP) tahmini olan yüzde 3,3’ün üzerine çıktığını belirtti. Böylece Türkiye’nin siyasi ve ekonomik istikrar içinde 16 yıldır kesintisiz büyüdüğünü vurgulayan Yılmaz, uygulanan ekonomi programının etkinliğinin ve makroekonomik temellerin sağlamlığının bir kez daha teyit edildiğini ifade etti.

Milli gelirin tarihi rekorla 1,6 trilyon dolara ulaştığını, kişi başına gelirin ise 18 bin 400 doları aştığını kaydeden Yılmaz, sürdürülebilir büyüme sayesinde Türkiye’nin dünyanın en büyük 16 ekonomisi arasında yer almayı ve yüksek gelirli ülkeler ligine yükselmeyi hedeflediğini söyledi.

Sektörel gelişmelere de değinen Yılmaz, 2025’in son çeyreğinde sanayi sektörünün yüzde 0,9 büyüdüğünü, inşaat dahil hizmetler sektörünün yüzde 3,7 artış kaydettiğini, tarım sektörünün ise yüzde 7,2 daraldığını bildirdi. Yıl genelinde olumsuz iklim koşullarının etkisiyle tarımın yüzde 8,8 küçüldüğünü, buna karşın sıkı makroekonomik politikalar ve desteklerin sanayinin yüzde 2,9 büyümesini sağladığını ifade etti.

İnşaat dahil hizmetler sektörünün 2025 genelinde yüzde 4,3 büyüyerek ekonomiye güçlü katkı sunduğunu belirten Yılmaz, deprem bölgelerindeki yeniden inşa çalışmaları, kentsel dönüşüm projeleri ve altyapı yatırımlarının sektördeki ivmeyi desteklediğini söyledi. İnşaat sektörünün yüzde 10,8 büyüyerek GSYH artışına önemli katkı verdiğini vurguladı. İş gücü ödemelerinin milli gelir içindeki payının yüzde 32,7 ile yüksek seviyesini koruduğunu da ekledi.

Harcama tarafında ise toplam tüketim harcamalarının yüzde 3,5, sabit sermaye yatırımlarının yüzde 2 ve makine-teçhizat yatırımlarının yüzde 5 arttığını belirten Yılmaz, büyümenin kompozisyonunun dengeli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuştuğunu söyledi. Kamu tüketimindeki yüzde 0,8’lik sınırlı artışın mali disiplinin somut göstergesi olduğunu, bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 2,9 ile OVP hedefinin altında gerçekleştiğini kaydetti.

Net ihracatın büyümeyi aşağı yönlü etkilediğini belirten Yılmaz, küresel belirsizlikler ve dış talepteki zayıflamanın dış ticaret performansını sınırladığını ifade etti. Buna rağmen Türkiye’nin üretim kapasitesi ve pazar çeşitliliği sayesinde cari açığın milli gelire oranının yüzde 1,6 ile sürdürülebilir seviyede kaldığını vurguladı.

Yılmaz, uygulanan makroekonomik istikrar programı ve yapısal reformların kazanımları güçlendirdiğini belirterek, 2026–2028 dönemini kapsayan OVP hedefleri doğrultusunda ekonominin şoklara karşı direncini artıran, enflasyonla mücadeleyi güçlendiren, yatırım ortamını iyileştiren ve verimlilik artışını destekleyen politikaların kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.