Cevdet Yılmaz’dan 2026 için net mesaj: Riskler azaldı, istikrar dönemi başlıyor

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, iş dünyasına verdiği kapsamlı mesajlarla 2026 yılına ilişkin ekonomik beklentileri paylaştı. Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği’nin (ASKON) geleneksel iftar programında konuşan Yılmaz, küresel sistemde yaşanan dönüşüm sürecine dikkat çekerek Türkiye’nin bu geçiş döneminde ekonomik istikrarını koruduğunu vurguladı. Özel sektör temsilcilerine seslenen Yılmaz, finansal göstergelerdeki toparlanmanın sürdüğünü ve önümüzdeki yılın piyasalar açısından daha olumlu bir tablo ortaya koyacağını ifade etti.

KÜRESEL BELİRSİZLİKTE GÜÇLÜ İÇ YAPI VURGUSU

Dünyada siyasi ve ekonomik güç dengelerinin yeniden şekillendiğini belirten Yılmaz, mevcut uluslararası sistemin zayıfladığını ancak yerine netleşmiş yeni bir düzenin henüz oluşmadığını söyledi. Bu sürecin ülkeler açısından riskler barındırdığını dile getiren Yılmaz, iç dayanışmanın ve ekonomik direncin önemine işaret etti.

“Geçiş dönemleri her zaman risklidir; bu nedenle ülkelerin iç cephelerini güçlü tutmaları hayati önemdedir.”

Türkiye’nin bu süreçte mali disiplinini koruduğunu ve ekonomik temellerini sağlamlaştırdığını belirten Yılmaz, özellikle üretim, ihracat ve istihdam alanında elde edilen kazanımların sürdürülebilir büyümenin ana unsurları olduğunu kaydetti.

BÜYÜME DÜNYA ORTALAMASININ ÜZERİNDE

Ekonomik performansa ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, yılın ilk üç çeyreğinde kaydedilen büyümenin dikkat çekici olduğunu belirtti. Tarım sektöründe yaşanan don ve kuraklık gibi olumsuzluklara rağmen ekonominin direnç gösterdiğini ifade eden Yılmaz, yıl geneli büyüme beklentisinin yaklaşık yüzde 3,5 seviyesinde olduğunu açıkladı.

Mal ve hizmet ihracatında ulaşılan seviyenin 396 milyar dolara çıktığını dile getiren Yılmaz, 2025 yılı itibarıyla Türkiye ekonomisinin ilk kez 1,5 trilyon dolar eşiğini aştığını söyledi. Bu büyüklükle Türkiye’nin dünyanın en büyük 16 ekonomisi arasında yer aldığını belirtti.

“Ekonomik büyüklüğümüz ilk kez 1,5 trilyon doları aşarak Türkiye’yi küresel ölçekte daha güçlü bir konuma taşıdı.”

MALİ DİSİPLİN VE BORÇ GÖSTERGELERİ

Deprem harcamalarına rağmen bütçe disiplininin korunduğunu vurgulayan Yılmaz, 90 milyar doların üzerinde ek harcama yapılmasına rağmen kamu maliyesinin kontrol altında tutulduğunu söyledi. Bütçe açığının yüzde 2,9 seviyelerinde seyrettiğini, cari açığın ise yüzde 1,6’ya gerilediğini ifade etti.

Kamu borcunun milli gelire oranının yüzde 24-25 bandında olduğunu belirten Yılmaz, Merkez Bankası rezervlerinin 200 milyar doların üzerine çıktığını ve risk priminde ciddi düşüş yaşandığını kaydetti. CDS seviyesinin 200 puan civarında dengelendiğini aktaran Yılmaz, dış finansman ihtiyacının da cari açıktaki düşüşle birlikte azaldığını söyledi.

“Finansal risklerimiz belirgin şekilde geriledi; 2026 yılı piyasalar açısından daha istikrarlı bir dönem olacak.”

ASKON’DAN KATILIM BANKACILIĞI UYARISI

Programda konuşan ASKON Genel Başkanı Orhan Aydın ise Anadolu sermayesinin üretim gücüne dikkat çekti. İki kamu katılım bankasının birleşme sürecine değinen Aydın, faiz hassasiyeti bulunan iş insanları açısından sürecin dikkatle yürütülmesi gerektiğini belirtti.

Faiz oranlarının yüksek ve finansmana erişimin zor olduğu bir dönemde birleşmenin kısa vadede belirsizlik oluşturabileceğini dile getiren Aydın, katılım finansmanına erişimin kesintiye uğramaması gerektiğini vurguladı. Sürecin daha uygun ekonomik şartlarda tamamlanmasının iş dünyası açısından daha sağlıklı olacağını ifade etti.

Ekonomik yönetimin enflasyonla mücadelede kararlı duruşunu sürdürdüğünü belirten Yılmaz ise fiyat istikrarının kalıcı refahın temel şartı olduğunu söyledi. Hükümetin hem mali disiplin hem de yapısal reformlar konusunda kararlılıkla ilerlediğini vurguladı.

2026 yılına yönelik beklentilerin pozitif olduğunu dile getiren Yılmaz, özel sektörün üretim kapasitesini artırması, ihracatın güçlenmesi ve finansal göstergelerdeki iyileşmenin sürmesiyle Türkiye ekonomisinin daha sağlam bir zemine oturacağını ifade etti.