Chatham House raporu yayımlandı: İşte İran savaşının ekonomik kazananları ve kaybedenleri

İngiltere merkezli düşünce kuruluşu Chatham House, İran ile yaşanan savaşın küresel ekonomi üzerindeki muhtemel etkilerini analiz eden kapsamlı bir değerlendirme yayımladı. Rapora göre çatışmanın bölgesel sonuçları oldukça ağır olabilir ancak dünya ekonomisinin genel büyüme performansı üzerindeki doğrudan etkinin sınırlı kalması bekleniyor. Buna karşın enerji piyasalarında yaşanabilecek dalgalanmalar, ülkeler arasında yeni ekonomik kazananlar ve kaybedenler ortaya çıkarabilir.

Uzmanlara göre özellikle petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki yükseliş, küresel ekonomik dengeleri yeniden şekillendirebilir. Enerji ihracatçısı ülkeler için fırsatlar doğarken enerji ithalatına bağımlı ekonomiler daha yüksek maliyetlerle karşı karşıya kalabilir.

HÜRMÜZ BOĞAZI KRİTİK ENERJİ DAMARI

Küresel enerji ticaretinin en önemli geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı, İran savaşının ekonomik etkilerinin merkezinde yer alıyor. Dünya petrol ticaretinin yaklaşık dörtte biri ve sıvılaştırılmış doğalgaz sevkiyatının önemli bir kısmı bu dar su yolundan geçiyor.

Bölgede yaşanan askeri gerilim veya geçiş aksaklıkları enerji piyasalarında ani fiyat hareketlerine yol açabiliyor. Bu nedenle yatırımcılar ve hükümetler, boğazdaki gelişmeleri yakından takip ediyor.

Enerji arzında yaşanabilecek herhangi bir kesinti petrol ve gaz fiyatlarında hızlı ve sert yükselişlere neden olabilir.

ENERJİ İHRACATÇILARI İÇİN FIRSAT DOĞABİLİR

Chatham House analizine göre enerji fiyatlarının yükselmesi, küresel ekonomide ülkeler arasında gelir transferine yol açabilecek bir süreç başlatıyor. Enerji ithalatı yapan ülkeler daha yüksek maliyetlerle karşılaşırken, enerji ihraç eden ekonomiler artan fiyatlardan önemli kazanç elde edebiliyor.

Raporda özellikle Norveç, Rusya ve Kanada gibi güçlü enerji ihracatçılarının bu süreçten ekonomik anlamda avantaj sağlayabileceği ifade ediliyor. Bu ülkeler, yükselen petrol ve gaz fiyatlarının etkisiyle bütçe gelirlerini artırabilir ve enerji gelirlerinden önemli fayda sağlayabilir.

Norveç, Rusya ve Kanada gibi enerji ihracatçıları artan petrol ve gaz fiyatlarından ekonomik kazanç sağlayabilecek ülkeler arasında gösteriliyor.

ENERJİYE BAĞIMLI EKONOMİLER DAHA KIRILGAN

Enerji kaynaklarını büyük ölçüde dışarıdan temin eden ülkeler ise fiyat artışlarından daha fazla etkilenebilir. Raporda özellikle Japonya, Güney Kore, Hindistan ve Çin gibi büyük enerji ithalatçısı ekonomilerin artan enerji maliyetleri nedeniyle ekonomik baskı altında kalabileceği belirtiliyor.

Avrupa tarafında ise Almanya, Fransa ve Birleşik Krallık gibi büyük ekonomilerin enerji faturalarının yükselmesi nedeniyle enflasyon ve büyüme üzerinde ek baskı hissedebileceği ifade ediliyor.

PETROL 100 DOLARI GÖRÜRSE ENFLASYON YÜKSELEBİLİR

Enerji piyasalarında yaşanabilecek fiyat sıçramaları küresel enflasyonu da etkileyebilir. Chatham House analizine göre petrol fiyatlarının 100 dolar seviyesine yükselmesi ve bu seviyelerde kalması halinde dünya genelinde enflasyon oranı yaklaşık 1 puan artabilir.

Buna ek olarak küresel ekonomik büyümede de sınırlı bir yavaşlama görülebilir. Ekonomistler büyümenin yaklaşık 0,25 ile 0,4 puan arasında gerileyebileceğini öngörüyor.

Petrol fiyatlarının uzun süre yüksek seyretmesi halinde küresel enflasyonun yaklaşık 1 puan artabileceği ve büyümenin 0,25–0,4 puan gerileyebileceği tahmin ediliyor.

GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELER İÇİN RİSK DAHA YÜKSEK

Raporda özellikle bazı gelişmekte olan ülkelerin enerji fiyatlarındaki artıştan daha sert etkilenebileceğine dikkat çekiliyor. Kamu maliyesi zayıf olan ve enerji sübvansiyonlarının yaygın olduğu ülkelerde artan enerji maliyetleri bütçe dengelerini bozabilir.

Bu kapsamda Mısır, Tunus ve Pakistan gibi ekonomiler kırılgan ülkeler arasında gösteriliyor. Enerji fiyatlarındaki hızlı yükselişin bu ülkelerde finansal piyasalarda dalgalanmaya yol açabileceği ifade ediliyor.

ABD EKONOMİSİ GÖRECE DAHA DAYANIKLI

Raporda dikkat çeken bir diğer değerlendirme ise ABD ekonomisine ilişkin. Kaya petrolü üretimindeki büyük artış sayesinde ABD, geçmişe kıyasla enerji fiyat şoklarına karşı daha dayanıklı bir yapıya sahip.

Net enerji ithalatçısı konumundan enerji ihracatçısı konumuna yaklaşan ABD ekonomisinin, enerji fiyatlarındaki yükselişten görece daha az etkilenebileceği değerlendiriliyor. Bu durum küresel ekonomik dengelerde ABD’nin göreli avantajını güçlendirebilir.