Çin’den Almanya’ya 120 uçaklık dev taahhüt: Merz Pekin’den rekor siparişle döndü

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Çin’e gerçekleştirdiği ilk resmi ziyarette ekonomi ve jeopolitik dengeleri yakından ilgilendiren kritik bir sonuçla döndü. Pekin yönetimi, Avrupa havacılık devi Airbus’tan 120 adede kadar uçak alımına yönelik taahhütte bulundu. Küresel ticaret dengelerinin yeniden şekillendiği bir dönemde gelen bu adım, Berlin ile Pekin arasındaki ekonomik bağların yeni bir evreye girdiği şeklinde yorumlandı.

PEKİN ZİYARETİNDEN DEV HAVACILIK ANLAŞMASI ÇIKTI

Merz’in Pekin temasları kapsamında Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve Başbakan Li Qiang ile yaptığı görüşmelerin ardından Airbus siparişi gündeme geldi. Çin tarafı, Avrupa merkezli üretici Airbus’tan yüksek hacimli yeni uçak alımlarına hazır olduğunu bildirdi.

Çin’in 120 adede kadar Airbus uçağı alımına yönelik taahhüdü, Merz’in Pekin ziyaretinin en somut ekonomik çıktısı oldu.

Almanya Başbakanı, görüşmeler sonrasında yaptığı değerlendirmede, temasların ekonomik açıdan son derece verimli geçtiğini belirterek, Çin yönetiminin ek siparişler konusunda da olumlu bir yaklaşım sergilediğini aktardı.

ABD’NİN TİCARET POLİTİKALARI AVRUPA-ÇİN YAKINLAŞMASINI HIZLANDIRDI

Ziyaret, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin uygulamaya koyduğu yeni gümrük vergileri ve korumacı ticaret politikalarının gölgesinde gerçekleşti. Washington’ın küresel ticaret sistemini zorlayan adımları, Avrupa başkentlerini alternatif ekonomik ortaklık arayışına yöneltti.

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Kanada Başbakanı Mark Carney de son dönemde Pekin’i ziyaret eden liderler arasında yer aldı.

Trump’ın küresel ticaret düzenini yeniden kurgulayan hamleleri, Berlin ile Pekin’i daha yakın bir iş birliğine itti.

İhracat odaklı bir ekonomi olan Almanya için Çin pazarı hayati önem taşıyor. Son verilere göre Çin, 2025 yılı itibarıyla Almanya’nın en büyük ticaret ortağı konumuna yeniden yükseldi. İkili ticaret hacmi yüz milyarlarca euro seviyesine ulaşırken, ABD ile ticarette yaşanan gerileme dikkat çekti.

DEV TİCARET HACMİNE RAĞMEN REKOR AÇIK

Ekonomik ilişkiler büyürken dengesizlikler de derinleşiyor. Almanya’nın Çin’e karşı verdiği ticaret açığı son yılların en yüksek seviyesine ulaştı. Özellikle Çin’den artan ithalat ve Alman ürünlerine yönelik Amerikan talebindeki düşüş, tabloyu belirgin şekilde etkiledi.

Alman otomotiv devleri Volkswagen, BMW ve Mercedes-Benz yöneticilerinin de yer aldığı geniş bir iş dünyası heyetiyle Pekin’e giden Merz, temaslarını “küresel ekonomik ilişkiler açısından stratejik zorunluluk” olarak tanımladı.

Merz, Çin ile “dengeli, güvenilir ve adil” bir ekonomik ortaklık kurulması gerektiğini vurgularken, Çinli şirketleri Almanya’da daha fazla yatırım yapmaya davet etti.

Berlin yönetimi, artan ticaret açığına rağmen Çin pazarındaki varlığını güçlendirmeyi stratejik öncelik olarak görüyor.

STRATEJİK BAŞLIKLAR: UKRAYNA VE TAYVAN

Ziyaret yalnızca ekonomiyle sınırlı kalmadı. Merz, Rusya-Ukrayna savaşı konusunda Pekin’in Moskova üzerindeki etkisini kullanmasını talep etti. Çin tarafı ise diplomatik çözüm vurgusunu yineleyerek tüm tarafların güvenlik kaygılarının dikkate alınması gerektiğini savundu.

Tayvan konusu da gündeme gelen başlıklar arasındaydı. Merz, olası bir yeniden birleşme sürecinin ancak barışçıl yollarla gerçekleşmesi gerektiğini dile getirdi. Pekin yönetimi ise tek Çin politikasına olan bağlılığını sürdürdü.

KRİTİK MİNERALLER VE TEKNOLOJİ GERİLİMİ

Çin’in son dönemde mikroçip, rüzgar türbini, elektrikli araç bataryası ve savunma sanayinde kullanılan bazı stratejik minerallerin ihracatını sınırlandırması, Avrupa’da tedirginlik yaratmıştı. Hollanda ile yaşanan çip krizi sonrası Avrupa pazarına yönelik bazı sevkiyatların geçici olarak durdurulması, tedarik zinciri güvenliğini yeniden gündeme taşıdı.

Merz’in Pekin temasları, ekonomik iş birliğini derinleştirirken aynı zamanda rekabet, ticaret dengesi ve stratejik bağımlılık konularını da masada tuttu.