Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Miçotakis Ankara’da buluşacak

Türkiye ile Yunanistan arasında son dönemde yeniden ivme kazanan diplomatik temaslar, önümüzdeki hafta Ankara’da yapılacak kritik buluşmayla yeni bir aşamaya taşınıyor. Recep Tayyip Erdoğan ile Kyriakos Miçotakis, Çarşamba günü başkentte bir araya gelerek iki ülke ilişkilerinin ana başlıklarını masaya yatıracak. Görüşmeyle eş zamanlı olarak Türkiye–Yunanistan Yüksek Düzeyli İşbirliği mekanizmasının da toplanması bekleniyor.

DİYALOG MESAJLARI VE KIRMIZI ÇİZGİ VURGUSU

Atina cephesinden yapılan açıklamalarda, görüşmelere “kararlılık ve uluslararası hukuk referansıyla” yaklaşıldığı ifade edilirken, egemenlik alanlarının pazarlık konusu yapılmayacağına dikkat çekildi. Yunan hükümet sözcülüğü, iki ülke arasında deniz yetki alanlarına ilişkin temel görüş ayrılığı bulunduğunu yineledi. Miçotakis’in son röportajında kullandığı ifadeler de bu çerçeveyi destekler nitelikteydi.

Yunan tarafı, deniz alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin tezlerinde geri adım atmayacağını açık biçimde ortaya koyarken, diyalog kapısının tamamen kapanmadığı mesajını da aynı anda veriyor. Göç yönetimi, ekonomik ilişkiler ve bölgesel istikrar başlıklarında işbirliğinin sürdürülebileceği belirtiliyor.

BAKANLAR HEYETİYLE GENİŞ KAPSAMLI GÖRÜŞME

Miçotakis’in Ankara ziyaretine yalnızca sembolik bir temas gözüyle bakılmıyor. Yunan Başbakanı, kabinedeki ilgili isimlerle birlikte gelerek hem siyasi hem teknik dosyaların ele alınacağını duyurdu. Enerji, ticaret, ulaştırma ve göç yönetimi gibi alanların da gündemde yer alması bekleniyor. Bu tablo, temasın sadece liderler arası değil, kurumsal düzeyde de derinleştirilmeye çalışıldığını gösteriyor.

MAVİ VATAN VE DENİZ YETKİ ALANLARI TARTIŞMASI

Türkiye’nin deniz yetki alanlarına yaklaşımı ise uzun süredir “Mavi Vatan” doktrini çerçevesinde şekilleniyor. Ankara, çevre denizlerdeki hak ve menfaatlerini uluslararası hukuk yorumları doğrultusunda savunurken, Ege ve Doğu Akdeniz’de adaların deniz yetki üretme kapasitesi konusunda Atina ile farklı düşünüyor.

2019’da Libya Ulusal Birlik Hükümeti ile imzalanan deniz yetki alanları mutabakatı, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki stratejik hamlelerinden biri olarak öne çıkmıştı. Bu anlaşmayla birlikte Türkiye, Akdeniz’deki sınırlandırma tezini fiili ve hukuki zemine taşıdığını savunuyor.

ULUSLARARASI HUKUK VE SÖZLEŞME TARTIŞMASI

Deniz hukukuna dair ayrışmanın merkezinde ise 1982 tarihli Birleşmiş Milletler çatısı altındaki Deniz Hukuku Sözleşmesi bulunuyor. Yunanistan, sözleşmenin ada devletlerine tanıdığı haklara vurgu yaparken, Türkiye sözleşmeye taraf olmamasını farklı coğrafi ve hukuki gerekçelerle açıklıyor. Ankara, özellikle yerleşim bulunan bazı adaların geniş deniz yetki alanı üretmesine itiraz ediyor.

TARİHSEL ARKA PLAN VE ASKERİ ADIMLAR

“Mavi Vatan” kavramı Türkiye’de ilk kez 2000’li yılların ortasında deniz güvenliği tartışmaları sırasında gündeme taşındı. Kavramın fikirsel çerçevesi, emekli amiral Cem Gürdeniz tarafından dile getirilmişti. Sonraki yıllarda hem diplomatik notalar hem de deniz tatbikatlarıyla bu yaklaşımın sahaya yansıtıldığı görüldü.

2019’da Karadeniz, Ege ve Akdeniz’i kapsayan geniş ölçekli deniz tatbikatı, Türkiye’nin deniz stratejisinin en görünür askeri gösterimlerinden biri olarak kayıtlara geçmişti. Bu gelişmeler, deniz yetki alanlarının yalnızca hukuki değil, jeopolitik ve güvenlik boyutları da bulunduğunu ortaya koyuyor.

ZİRVEDE BEKLENTİ NE?

Ankara’daki temas, iki ülke arasındaki yapısal görüş ayrılıklarını ortadan kaldırmaktan çok, iletişim kanallarını açık tutma amacı taşıyor. Liderler düzeyindeki temasın, gerilimi düşürücü bir rol oynayıp oynamayacağı ise toplantı sonrası verilecek mesajlarla netleşecek.