Haberler

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’dan ENAG’a sert eleştiriler

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’dan ENAG’a sert eleştiriler

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Orta Vadeli Program’ın (OVP) tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, enflasyon verileri açıklayan ENAG’a yönelik sert eleştirilerde bulundu. Yılmaz, enflasyonla mücadelede hedeflerin toplumun refahını gözeterek kademeli şekilde sürdürüldüğünü vurguladı.

Yılmaz, “Tek hedefimiz sadece dezenflasyon olsaydı enflasyonu hızlı şekilde düşürebilirdik ancak bu durumda toplum ağır bedeller öderdi. Biz bu süreci bütüncül bir yaklaşımla ve kademeli olarak yönetmek zorundayız” diyerek sürecin hassasiyetini dile getirdi.

ENAG ELEŞTİRİLERİ: “İSTATİSTİKİ TEMELİ YOK”

Yılmaz, konuşmasının devamında özellikle ENAG verilerini hedef aldı:
“Enflasyona ilişkin beklentiler aşağı yönlü seyrediyor ama arzu ettiğimiz seviyede değil. Burada da istatistiki hiçbir temele dayanmayan, uluslararası standartlara uygun olmayan, denetime açık bulunmayan ve tamamen algı yönetimi yapan ENAG adlı yapı devreye giriyor. TÜİK’i ‘neden şunu açıklamadı’ diye eleştirenler, ENAG’ın hangi yöntemle hesaplama yaptığını biliyor mu? Şeffaf olmayan, her türlü manipülasyona açık yöntemlerle toplumsal algılar çarpıtılıyor.”

“TÜİK’i eleştirebilirsiniz ama sonuçta TÜİK bir kamu kurumu, ne yaptığı ve hangi veri setini kullandığı belli. ENAG’ın ise ne yaptığı belirsiz, şeffaf değil” diyerek kamuoyunu uyardı.

ŞİMŞEK: “SON BİR HAFTADA OLAĞAN DIŞI HAREKETLİLİK YOK”

Toplantıda söz alan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ise piyasalarla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Mart döneminde yaşanan gelişmelerin uluslararası ticaret savaşları ve küresel etkilerle birleştiğini belirten Şimşek, son günlerde piyasaların olağan seyrinde olduğunu ifade etti.

“Trump’ın ticaret savaşları süreci ile 19 Mart gelişmeleri üst üste geldi, dolayısıyla ayrıştırmak zor oldu. Ancak son bir haftada piyasalarda olağan dışı hiçbir hareketlilik yaşanmadı, dün gece de yoktu, bugün de yok” dedi.

DEZENFLASYON POLİTİKASI TAM KOORDİNASYONLA YÜRÜTÜLÜYOR

Şimşek, dezenflasyon sürecinin tüm kurumların eşgüdümü ile sürdürüldüğünü belirtti:
“Fiyat istikrarı her zaman programın ana önceliği oldu. 2022-2023 döneminde yüzde 64-65 olan enflasyon, artık yüzde 30’un altına doğru inen bir trend izliyor. Gelir politikası, maliye politikası, arz yönlü önlemler ve TCMB’nin para politikası hepsi uyumlu şekilde ilerliyor. Bu koordinasyon sayesinde güçlü adımlar atıyoruz.”

“Bütçe açığının milli gelire oranının azalması, dezenflasyona doğrudan destek anlamına geliyor” diyen Şimşek, enerji sübvansiyonlarının kademeli azaltıldığını ve fiyat düzenlemelerinde hedeflerin dikkate alındığını vurguladı.

“KAMUDA TASARRUF KONUSUNDA TEREDDÜT YOK”

Şimşek, kamu harcamalarında disiplinin sürdüğünü belirterek, taşıt, bina, kiralama ve seyahat giderleri gibi tüm kalemlerin tasarruf genelgesi kapsamında sıkı denetlendiğini açıkladı.
“Kamunun harcama oranını yüzde 33 oranında düşürdük. Tasarruf konusunda hem samimiyiz hem de kararlıyız. 2024’te bütçemiz 100 TL ise 97,7 TL harcama yapıldı. Bu, son 10 yılın en disiplinli bütçe uygulamalarından biri oldu” dedi.

PROGRAM ŞOKLARA KARŞI DAYANIKLILIĞINI KANITLADI

Şimşek, Orta Vadeli Program’ın dayanıklılığını vurgulayarak şunları söyledi:
“Program stres testlerinden başarıyla geçti. Türkiye rezerv yeterliliğini sağladı, eurobond faizleri yüzde 10’dan yüzde 7’nin altına indi. CDS primlerimiz geriledi. Bu, Türkiye’nin finansal açıdan önemli kazanımlar elde ettiğini gösteriyor.”

DEPREMİN FAİZ GİDERLERİNE ETKİSİ

Faiz giderlerindeki artışı değerlendiren Şimşek, yüksek enflasyon dönemlerinde bu kalemlere nominal olarak bakmanın yanıltıcı olduğunu ifade etti.
“2003-2022 döneminde faiz giderlerinin milli gelire oranı yüzde 4,1 iken, 2025’te bu oran yüzde 3,3 seviyesinde olacak. 2024 ve 2025’te yaşadığımız faiz dışı açıkların temel nedeni ise depremdir. Türkiye, bugünkü fiyatlarla 90 milyar dolar civarında kaynağı deprem yaralarının sarılması için harcadı ve bunun önemli bir kısmı borçlanma ile karşılandı. Bu da faiz giderlerinde geçici artışa neden oldu.”

Şimşek, bu durumun kalıcı bir risk oluşturmadığını vurgularken, OVP sayesinde belirlenen patikaya uygun şekilde tedbirlerin alındığını ifade etti.

İlgili Haberler

En Çok Okunanlar