Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan doğum istatistikleri, Türkiye'deki doğurganlık oranlarının son yıllarda önemli ölçüde düştüğünü ortaya koyuyor. 2014 yılından bu yana toplam doğurganlık hızı sürekli bir düşüş eğilimi göstererek 1,48 çocuk seviyesine geriledi. Bu oran, nüfusun kendini yenilemesi için gerekli olan 2,10 seviyesinin oldukça altında kalıyor ve bu durum, ülkenin demografik geleceği üzerinde ciddi etkilere neden olabileceği belirtiliyor.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2024 yılına ait doğum istatistiklerini kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan verilere göre, Türkiye'deki toplam doğurganlık hızı son yıllarda sürekli bir düşüş eğilimi gösteriyor.
TOPLAM DOĞURGANLIK HIZI NEDİR?
Toplam doğurganlık hızı, bir kadının doğurgan olduğu dönem olan 15-49 yaş grubunda doğurabileceği ortalama çocuk sayısını ifade eden bir ölçüttür. Bu oran, nüfusun kendini yenilemesi için kritik bir gösterge olarak kabul edilmektedir. Bir toplumun nüfusunu sabit tutabilmesi için toplam doğurganlık hızının 2,10 seviyesinde olması gerekmektedir.
DÜŞÜŞ EĞİLİMİ DEVAM EDİYOR
TÜİK verilerine göre, Türkiye'de toplam doğurganlık hızı 2001 yılında 2,38 çocuk seviyesindeyken, 2014 yılından itibaren düzenli bir düşüş eğilimine girdi. 2024 yılı itibarıyla bu oran 1,48 çocuk olarak kaydedildi. Son sekiz yıldır bu oran, nüfusun yenilenme seviyesi olan 2,10'un altında kalmaya devam ediyor.
ŞANLIURFA'DA DOĞURGANLIK ZİRVEDE
2024 yılında Türkiye'de toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il, 3,28 çocuk ile Şanlıurfa oldu. Şırnak 2,62 çocuk, Mardin ise 2,32 çocuk ile Şanlıurfa'yı takip etti. Bu durum, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin doğurganlık oranlarında öne çıktığını gösteriyor.
EN DÜŞÜK DOĞURGANLIK BARTIN VE ESKİŞEHİR'DE
Bartın ve Eskişehir, 1,12 çocuk ile toplam doğurganlık hızının en düşük olduğu iller olarak kaydedildi. Zonguldak ve Ankara 1,15 çocuk, İzmir ise 1,17 çocuk ile bu illerin ardından geldi. Toplam doğurganlık hızı 71 ilde 2,10'un altında kalırken, bu durum nüfusun yenilenme seviyesinin altında bir eğilim gösterdi.
EĞİTİM SEVİYESİ VE DOĞURGANLIK İLİŞKİSİ
Annenin eğitim durumu ile doğurganlık hızı arasındaki ilişki dikkat çekici. 2024 yılında okuma yazma bilmeyen ya da bir okul bitirmeyen anneler arasında toplam doğurganlık hızı 2,65 çocuk iken, yüksek öğretim mezunu annelerde bu oran 1,22 çocuk olarak gözlendi. Eğitim seviyesinin artmasıyla doğurganlık hızının düştüğü görüldü.
KENT-KIR AYRIMINDA DOĞURGANLIK
Mekânsal Adres Kayıt Sistemi (MAKS) verilerine göre, kır olarak sınıflandırılan yerlerde toplam doğurganlık hızı 1,83 çocuk iken, orta yoğun kentlerde 1,58 çocuk ve yoğun kentlerde ise 1,39 çocuk oldu. Yoğun kentlerdeki düşük doğurganlık oranları, kentsel yaşam tarzının doğurganlığı etkilediğini gösteriyor.
KABA DOĞUM HIZI VE YAŞA GÖRE DOĞURGANLIK
Kaba doğum hızı 2024 yılında binde 11,0 olarak kaydedildi. Bu oran, 2001 yılında binde 20,3 idi. Yaşa özel doğurganlık hızında ise en yüksek oran binde 100 ile 25-29 yaş grubunda görüldü. Bu değişim, kadınların daha ileri yaşlarda anne olmayı tercih ettiğini işaret ediyor.
ÇOCUK YAŞTA GEBELİK AZALDI
15-19 yaş grubundaki adölesan doğurganlık hızı, 2001 yılında binde 49 iken 2024 yılında binde 10'a düştü. Bu azalma, genç yaşta gebeliklerin önlenmesi yönünde atılan adımların etkili olduğunu gösteriyor.
ANNE OLMA YAŞI VE KARDEŞLER ARASINDAKİ YAŞ FARKI
2024 yılında anne olma yaşı ortalama olarak 29,3'e yükseldi. İlk doğumunu gerçekleştiren annelerin ortalama yaşı ise 27,3 oldu. Kardeşler arasındaki yaş farkı da artarak ortalama 4,7 yıl olarak kaydedildi.
ÇOĞUL DOĞUMLAR VE DOĞUM SIRASI
2024 yılında gerçekleşen doğumların yüzde 3,3'ü çoğul doğum olarak kaydedildi. Bu çoğul doğumların yüzde 97'si ikiz olarak gerçekleşti. Doğumların yüzde 41,9'u annenin ilk doğumu olarak gerçekleşirken, ikinci doğumlar yüzde 30,3 oranında kaydedildi.