Dünya devinden Türkiye için yeni enflasyon tahmini
ABD merkezli finans kuruluşu JPMorgan Chase, Türkiye ekonomisine ilişkin fiyat görünümünü güncellerken enflasyon patikasında risklerin yeniden güç kazandığına dikkat çekti. Banka, ocak ayı verilerinin beklentilerin üzerinde gelmesini, dezenflasyon sürecinin hızına dair soru işaretlerini artıran önemli bir gelişme olarak değerlendirdi.
OCAK ENFLASYONU BEKLENTİLERİ AŞTI
Açıklanan verilerde tüketici fiyat endeksinin ocak ayında aylık bazda %4,8 artış gösterdiği belirtilirken, bu oranın hem kurum tahminlerinin hem de piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleştiği vurgulandı. Bloomberg anketinde öne çıkan %4,3’lük tahmine kıyasla daha yüksek gelen veri, fiyat baskılarının sanılandan güçlü seyrettiğine işaret etti.
Yıllık enflasyon ise baz etkilerinin katkısıyla sınırlı bir geri çekilme gösterdi. Aralık ayında %30,9 seviyesinde bulunan yıllık oran, ocakta %30,7’ye indi. Ancak banka, bu düşüşün kalıcı bir iyileşmeye işaret etmediğini, temel eğilimlerdeki ivmenin daha belirleyici olduğunu ifade etti.
ÇEKİRDEK GÖSTERGELERDE YUKARI HAREKET
Mevsimsellikten arındırılmış göstergeler, fiyat dinamiklerindeki ivmelenmenin sürdüğünü ortaya koydu. Aylık arındırılmış TÜFE artışı aralık ayındaki %1,7’den %3,0’a yükselirken, çekirdek C göstergesinde de artış hızlandı. Bu kalemdeki aylık artış %2,1’den %2,6’ya çıktı.
Bu tablo, fiyatlama davranışlarında katılığın sürdüğünü ve talep koşullarının enflasyon üzerindeki baskısını koruduğunu gösteriyor.
2026 ENFLASYON TAHMİNİ YÜKSELTİLDİ
Bu gelişmeler ışığında banka, 2026 yıl sonuna ilişkin enflasyon öngörüsünü revize etti. Daha önce %23 seviyesinde bulunan tahmin, %24’e çıkarıldı. Kurum, risk dengesinin hâlâ yukarı yönlü olduğunu vurguladı.
Kuruluşa göre, mevcut veriler dezenflasyon sürecinin öngörülenden daha yavaş ilerleyebileceğine işaret ediyor.
PARA POLİTİKASI VE MAKROİHTİYATİ ADIMLAR
Değerlendirmede, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın ocak ayında faiz indirimini 100 baz puanla sınırlamasının ve finansal istikrarı destekleyici tedbirlerin önemine dikkat çekildi. Banka, bu yaklaşımın fiyat görünümündeki bozulmaya karşı temkinli bir duruşu yansıttığını belirtti.
Ayrıca Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu ile koordineli yürütülen makroihtiyati adımların kredi büyümesi ve iç talep üzerindeki etkilerinin izlenmeye devam edeceği kaydedildi.
Kurum, yılın kalan toplantılarında da 100 baz puanlık kademeli indirimlerin sürebileceğini, ancak bu senaryonun yukarı yönlü riskler içerdiğini bildirdi.
YIL SONU FAİZ BEKLENTİSİ
Raporda politika faizi için yıl sonu beklentisi %30 olarak korunurken, enflasyon görünümündeki oynaklık nedeniyle bu tahmin etrafındaki belirsizliğin arttığı ifade edildi. Özellikle iç talep, ücret dinamikleri ve kur geçişkenliği, yakından izlenecek ana başlıklar arasında gösterildi.
