Eğilmez’den TCMB’ye enflasyon uyarısı: “Gerçek neyse onu açıklayın”
İktisatçı Mahfi Eğilmez, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) yarın açıklayacağı yılın ilk Enflasyon Raporu öncesinde dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Ekonomide mevcut tabloya işaret eden Eğilmez, resmi tahmin ile piyasa gerçekleri arasındaki makasın açıldığını savundu.
ENFLASYON TAHMİNİ GERÇEĞE YAKLAŞMALI
CNBC-e yayınında konuşan Eğilmez, Merkez Bankası’nın mevcut yüzde 16 seviyesindeki orta nokta enflasyon öngörüsünün güncel gelişmeleri yansıtmadığını ifade etti. Mevcut tahmin aralığının yüzde 13-19 bandında bulunduğunu hatırlatan Eğilmez, sahadaki verilerin daha yukarı bir patikaya işaret ettiğini belirtti.
“Enflasyonun yüzde 20’nin üzerine yöneldiği bir ortamda tahminin aynı kalması gerçekçi değil” diyen Eğilmez, revizyonun gecikmeden yapılması gerektiğini vurguladı.
Para politikasında güven unsurunun önemine dikkat çeken deneyimli iktisatçı, beklentileri yönetmenin yolunun şeffaf ve zamanında güncellemeden geçtiğini söyledi. Ona göre tahmin yukarı yönlü revize edilirse bu, piyasalara verilen net bir mesaj anlamı taşıyacak.
“Gerçekleşme eğilimi yüzde 20 civarındaysa, Merkez Bankası tahminini de buna göre güncellemelidir” ifadeleriyle politika yapıcılarına çağrıda bulundu.
Eğilmez, tahmin artışının piyasa fiyatlamalarını olumsuz etkileyeceği yönündeki görüşlere de katılmadığını belirterek, piyasanın zaten beklentisini oluşturduğunu dile getirdi.
BEKLENTİ YÖNETİMİ VURGUSU
Türkiye ekonomisinin temel sorunlarından birinin beklentileri olumlu yönde çevirememek olduğunu söyleyen Eğilmez, enflasyonun kalıcı hale gelmesinde büyüme tercihlerinin ve “sanal refah” algısının etkili olduğunu ifade etti. Fiyat artışlarının sadece para politikasıyla değil, yapısal tercihlerle de bağlantılı olduğunu dile getirdi.
ABD VERİLERİ VE TRUMP ÇIKIŞI
ABD ekonomisine ilişkin son verileri de değerlendiren Eğilmez, tarım dışı istihdam artışının güçlü seyrettiğini, işsizlik oranının ise yüzde 4,3’e gerilediğini aktardı. ABD için yüzde 5 seviyesinin doğal işsizlik oranı kabul edildiğini hatırlatan Eğilmez, bu tabloya rağmen faiz indirimi yönündeki siyasi baskıların dikkat çekici olduğunu söyledi.
KIRSAL NÜFUS VE ÜRETİM SORUNU
Türkiye’nin demografik yapısına da değinen Eğilmez, toplam nüfusun 86 milyon 92 bin seviyesinde bulunduğunu, bunun yaklaşık 80,5 milyonunun il ve ilçe merkezlerinde yaşadığını, belde ve köy nüfusunun ise 5,5 milyon civarında kaldığını belirtti.
“Kırsalda nüfusun azalması, üretim ve tarım kapasitesi açısından uzun vadeli risk oluşturuyor” uyarısında bulunan Eğilmez, şehirleşmenin konut ve kira baskısını artırdığını söyledi.
Köy ve beldelerde yaşamın sürdürülebilir hale getirilememesinin, hem üretim hem de fiyat dengeleri açısından önemli sonuçlar doğurduğunu ifade eden Eğilmez, nüfus arttıkça kentlerde konut talebinin yükseldiğini ve bunun da kira fiyatlarını yukarı ittiğini dile getirdi.
