Haberler

Ekonomistlerden OVP hakkında çarpıcı değerlendirmeler

Ekonomistlerden OVP hakkında çarpıcı değerlendirmeler

Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından hazırlanan 2026–2028 dönemine ilişkin Orta Vadeli Program (OVP) Resmî Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni program, Türkiye ekonomisinin önümüzdeki üç yılındaki yol haritasını ortaya koyarken, ekonomistler tarafından hedef ve varsayımlarına yönelik yoğun eleştirilerin odağına yerleşti.

Program; büyüme, enflasyon, işsizlik, cari açık ve kamu maliyesine ilişkin kapsamlı projeksiyonlar içeriyor. Ancak açıklanmasının hemen ardından uzmanlar, bu hedeflerin inandırıcılığı konusunda ciddi şüpheler dile getirdi.

BÜYÜME TAHMİNLERİ TARTIŞMA YARATTI

OVP’nin en dikkat çeken başlıklarından biri büyüme tahminleri oldu. Ekonomi çevreleri, öngörülen büyüme rakamlarının gerçekçi olmadığı görüşünde birleşti. Özellikle küresel belirsizliklerin arttığı, yapısal reform ihtiyacının sürdüğü bir dönemde programda yer alan büyüme hedeflerinin zemininin zayıf olduğu vurgulanıyor.

Uzmanlara göre büyümenin hangi dinamiklerle sağlanacağına dair net bir yol haritası sunulmaması, programın güvenilirliğini zedeliyor. Potansiyel büyüme kapasitesinin altında kalan tahminlerin, uzun vadeli kalkınma hedefleriyle örtüşmediği eleştirileri öne çıkıyor.

KAMU HARCAMALARINDA SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ENDİŞESİ

OVP’de ekonomiyi canlı tutmak adına kamu harcamalarına ve yatırımlarına ağırlık verilmesi de eleştirilen konular arasında. Mali disiplinin zayıflaması ve enflasyon baskısının artması riskine dikkat çeken ekonomistler, orta vadede bütçe dengesinin bozulabileceğini ifade ediyor.

Uzmanlar, sürekli kamu kaynaklarına dayalı büyüme stratejisinin kalıcı bir çözüm üretmediğini, aksine mali riskleri derinleştirdiğini dile getiriyor.

CARİ AÇIK VE DIŞ TİCARETTE YETERSİZ STRATEJİ

Türkiye ekonomisinin kronik sorunlarından biri olan cari açık, yeni OVP’de yine tartışmaların merkezine oturdu. Ekonomistler, dış ticaret açığının kalıcı olarak azaltılmasına yönelik somut bir stratejiye yer verilmediğini belirtiyor.

Cari açığın kontrol altına alınmasına dair güçlü politika araçlarının eksikliği, programın en kritik açıklarından biri olarak değerlendiriliyor.

[related_post id="103089" title="Bakan Şimşek’ten OVP sunumunda kritik açıklamalar"]

DEPREM BÖLGELERİ İÇİN BELİRSİZLİKLER

6 Şubat depremlerinin yarattığı yıkım sonrası, bölgenin yeniden imarı için ihtiyaç duyulan kaynakların maliye politikası ve enflasyon hedefleri üzerindeki etkisi programda sınırlı biçimde yer aldı. Yeniden inşa için gerekli fonların nasıl sağlanacağı ve bu sürecin ekonomik hedeflerle nasıl uyumlaştırılacağı konusunda netlik olmaması, soru işaretlerini artırıyor.

Uzmanlar, bu belirsizliğin hem bütçe disiplinini hem de fiyat istikrarını olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuyor.

PROF. DR. HAKAN KARA’DAN TARİHİ TESPİT

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın eski Başekonomisti Prof. Dr. Hakan Kara, büyüme tahminlerini ele alan değerlendirmesiyle öne çıktı. Kara, OVP’de yer alan tahminlerin tarihte ilk kez üst üste dört yıl boyunca ekonominin uzun dönemli ortalama büyümesinin altında kaldığını söyledi.

Kara, şu ifadeleri kullandı:
“Bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde bir yıldan uzun vadeli tahminlerin kesinliği sınırlıdır. Ancak bu tablo, enflasyonla mücadelenin öncelikli olmaya devam edeceği yönünde güçlü bir mesaj veriyor.”

Kara’ya göre yüzde 3,3 ile 5 arasında öngörülen büyüme oranları, Türkiye ekonomisinin potansiyelinin gerisinde kalıyor ve bu durum, yeni dönem için dikkat çekici bir işaret niteliği taşıyor.

HEDEFLER VAR, İNANDIRICILIK YOK

Kısacası, ekonomistlerin ortak görüşü, OVP’nin iyimser hedeflerinin arkasını dolduracak güçlü bir politika setinden ve inandırıcı senaryolardan yoksun olduğu yönünde. Açıklanan program, büyüme, cari denge ve mali disiplin konularında soru işaretleri barındırırken, uzmanlar özellikle uzun vadeli sürdürülebilirliğe dikkat çekiyor.

Ekonomi çevreleri, OVP’nin “tarihi” bir dönemeç olmasına rağmen, uygulanabilirlik açısından ciddi riskler taşıdığı konusunda hemfikir.

EKONOMİSTLERDEN OVP’YE

Türkiye’nin 2026–2028 dönemine yön verecek Orta Vadeli Program (OVP) Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Ancak ekonomistler ve piyasa uzmanları tarafından yapılan değerlendirmeler, programın hedef ve varsayımlarının ciddi çelişkiler barındırdığını ortaya koydu. Döviz kuru, enflasyon, büyüme, cari açık ve kamu harcamalarına ilişkin rakamlar, uzmanların sert eleştirilerine neden oldu.

İRİS CİBRE: “KUR YÜKSELİYOR AMA ENFLASYON DÜŞÜYOR”

Finansal Piyasalar Uzmanı İris Cibre, programda öne çıkan döviz kuru ve enflasyon varsayımlarına dikkat çekti. Cibre, 2026 için TÜFE beklentisinin %16 seviyesinde kalmasına rağmen dolar kurunun %17,6 artış göstermesinin çarpıcı bir detay olduğunun altını çizdi.

Cibre, ayrıca kamu tüketiminde öngörülen sıçramanın dikkat çekici olduğuna değindi. “2025’te gerileyen kamu harcamalarının, 2026’da hızla artması yaklaşan seçim yılıyla ilişkili olabilir” diyerek bu noktada siyasi takvimin etkisine işaret etti.

Uzman, programdaki çelişkili tabloyu ise şu sözlerle özetledi:

  • İşgücü artarken işsizlik oranı düşüyor.

  • Dış ticaret açığı büyürken, enerji ithalatı azalıyor.

  • Dış ticaretin GSYH içindeki payı her yıl geriliyor.

  • Cari açık azalıyor, ancak dış ticaret açığı yükseliyor.

  • Kamu harcaması ve toplam tüketim artıyor ama enflasyon düşüyor.

  • Kur %17,6 artıyor, buna karşın enflasyon %16’da tutuluyor.

Cibre’ye göre bu çelişkiler, programın iç tutarlılığı konusunda ciddi soru işaretleri doğuruyor.

İNAN MUTLU: “DEPREM KAYNAKLARI HARCANMADI”

Ekonomist İnan Mutlu, OVP’ye yönelik değerlendirmesinde programı “dilek ve temenniler belgesi” olarak nitelendirdi. Mutlu, programda yer alan hedeflerin arka planında bazı önemli itirafların olduğunu ifade etti.

Özellikle deprem bölgelerine ayrılan kaynakların henüz kullanılmamış olmasına dikkat çeken Mutlu, bunun programın uygulanabilirliği açısından ciddi bir sorun oluşturduğunu belirtti. Mutlu’ya göre bu durum, hem bütçe disiplininde hem de sosyal ihtiyaçların karşılanmasında zaafları gözler önüne seriyor.

GÜLDEM ATABAY: “PROGRAM ÇIPA OLMAKTAN UZAK”

Ekonomist ve yazar Dr. Güldem Atabay, OVP’nin bir ülke için yol gösterici olması gereken “çıpa” işlevini yerine getiremediğini savundu. Atabay, “2028’de büyüme %5’e yükselirken cari açığın %1’e düşmesi gerçekçi değil” diyerek tabloya dair eleştirilerini dile getirdi.

Atabay, TCMB’nin bu tür projeksiyonlardan haberdar olup olmadığını da sorguladı. Ayrıca bütçe açığının 2028’de %3’ün altında kalacağına dair öngörüye dikkat çekerek, “Ölü doğuma şaşıran var mı?” ifadesini kullandı.

Uzman, programın iyimser rakamlarla süslense de ekonomik gerçeklerle örtüşmediğini ve sürdürülebilir bir yol haritası sunmadığını söyledi.


SONUÇ: UZMANLAR ORTAK NOKTADA BULUŞUYOR

Ekonomistlerin ortak görüşü, yeni OVP’nin birçok alanda iç tutarsızlık barındırdığı yönünde. Döviz kuru ile enflasyon tahminleri arasındaki uyumsuzluk, kamu harcamalarındaki artışa rağmen düşük enflasyon hedefi, cari açık ile dış ticaret açığı arasındaki çelişkili projeksiyonlar öne çıkan başlıca eleştiriler oldu.

Kısacası, programın umut verici hedefleri olmasına rağmen ekonomistler, bu hedefleri destekleyecek güçlü politika araçlarının bulunmadığını ve OVP’nin “uygulamadan kopuk” kaldığını düşünüyor.

İlgili Haberler

En Çok Okunanlar