Haberler

ERDOĞAN: "DOĞU AKDENİZ'DEKİ FAALİYETLERİMİZİN ÖZÜNDE HAK VE ADALET ARAYIŞI VARDIR"

ERDOĞAN: "DOĞU AKDENİZ'DEKİ FAALİYETLERİMİZİN ÖZÜNDE HAK VE ADALET ARAYIŞI VARDIR"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen 2020-2021 adli yılı açılış töreninde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Ege’deki  faaliyetlerinin özünde hak ve adalet arayışı olduğunu ve bu adalet  uyanışından vazgeçmeyeceklerini söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Adli Yıl Açış konuşmasında  şunları söyledi: "Suriye’den Libya’ya kadar fiilen sahada olduğumuz her yerde, aynı  inanç ve taleple çalışmalarımızı yürütüyoruz. Doğu Akdeniz’deki, Ege’deki faaliyetlerimizin de özünde hak ve  adalet arayışı vardır. Türkiye’yi, 780 bin kilometrelik devasa büyüklüğüne bakmadan, 10  kilometrekarelik bir ada üzerinden kıyılarına hapsetme girişimi,  haksızlığın ve adaletsizliğin en açık ifadesidir. Çevresindeki her ülkenin hakkı olan Akdeniz’in zenginliklerinin  üzerine adeta çökme çabası, tam bir modern sömürgecilik örneğidir. Tarih boyunca, hep başkalarının arkasına saklanarak varlığını  sürdürmüş bir devleti önümüze atarak, kendi gizli emellerini   gerçekleştirmeye çalışanların yaptıkları da en büyük adaletsizliktir. Biz artık bu gölge oyunundan bıktık. Kendine bile hayrı olmayan bir devleti, Türkiye gibi bölgesel ve  küresel bir gücün önüne atıp yem etmeye çalışmak, artık komik kaçmaya  başladı. Asırlardır Afrika’dan Güney Amerika’ya kadar sömürmedik yer,  katletmedik toplum, zulmetmedik insan bırakmayanların devri sona  eriyor. Ne yaparlarsa yapsınlar, bu adalet uyanışını durduramayacaklardır. Ülkemizin bu konudaki öncülüğü, sadece kendi adına değil, tüm  mazlumlar adınadır. Osmanlı gibi 600 yıllık bir devin külleri üzerinde inşa ettiğimiz Cumhuriyetimizin 100’üncü yılına yaklaşırken, coğrafyamızdaki bin  yıllık varlığımıza daha sıkı sarılmakta kararlıyız. Medeniyetimizin ve tarihimizin bize bıraktığı mirası çok daha  ileriye taşıyarak, evlatlarımıza büyük, güçlü, adil ve müreffeh bir  gelecek bırakmak için gece-gündüz çalışıyoruz. Türkiye’nin her başarısının, kalbini ve gözünü bize yöneltmiş tüm  dostları ve kardeşleri için de yeni bir ümit ışığı yaktığını biliyoruz. Gücümüzün, sadece kendimizi düşünmekten ve kendimiz için  çalışmaktan değil, arkamızdaki bu geniş destekten de kaynaklandığının  gayet iyi farkındayız. Bunun için bölgemizde güven ve huzur arayan herkese kapımızı  açıyoruz. Bunun için dünyanın neresinden bir feryat yükselirse, tüm  imkânlarımızla oraya yöneliyoruz. Bunun için her platformda hak ve  adalet talebimizi en yüksek sesle dile getiriyoruz. Rabbim de, bu hasbi ve samimi duruşumuzun mükâfatı olarak, her  alanda önümüzü açıyor, tuzakları bozuyor, gücümüze güç katıyor. Husumet cepheleri ne kadar birleşirse birleşsin, bu yükselişi  durduramayacaklardır. İstiklal Marşı “korkma” diye başlayan ve “Hakkıdır, Hakk’a tapan  milletimin istiklal” diye biten bir milleti yolundan döndürebilecek  hiçbir güç tanımıyoruz. Türkiye’nin dostluğunun kıymetini bilenlerin, her geçen gün  çoğalacağından eminiz. Yeter ki biz kendi içimizde sağlam duralım. Yeter ki biz millet  olarak birliğimize, beraberliğimize sahip çıkalım. Yeter ki biz tüm kurumlarımızla devletimizi hak ve adalet üzere  ayakta tutalım. Yeter ki biz alameti farikamız olan değerlerimizden taviz  vermeyelim. Yeter ki medeniyetimize ve tarihimize sıkı sıkıya sarılalım. Gerisinin kendiliğinden geleceğinden, zorlukların kolaya  döneceğinden, düşmanlıkların dostluğa evirileceğinden şüphe  duymuyoruz. "

 

İlgili Haberler

En Çok Okunanlar