Fransa’da aşırı sağ yükseliyor: Cumhuriyetçi cephe dağılıyor

Fransa’da uzun yıllardır aşırı sağın iktidara gelmesini engelleyen “cumhuriyetçi cephe” olarak bilinen siyasi denge, yerel seçimler öncesinde ciddi şekilde sarsılıyor. Ülkenin farklı şehirlerinde düzenlenen protestolar, bu kırılmanın toplumsal yansımalarını da gözler önüne sererken, sandık sonuçları yaklaşan büyük dönüşümün sinyallerini veriyor.
Şampanya bölgesindeki Chalons-en-Champagne kentinde yüzlerce kişi, aşırı sağın yükselişine karşı sembolik bir insan zinciri oluşturarak tepkisini ortaya koydu. Beyaz kıyafetler giyen göstericiler, bu eylemle yıllardır aşırı sağın önünü kesen siyasi iş birliğini temsil ettiklerini ifade etti. Ancak sahadaki tablo, bu geleneğin artık eskisi kadar güçlü olmadığını gösteriyor.
CUMHURİYETÇİ CEPHE ZAYIFLIYOR
Fransa’da merkez sağ ve sol partilerin, aşırı sağ adayları engellemek için seçimlerde birleşmesi şeklinde uygulanan strateji giderek etkisini yitiriyor. Yerel seçimlerin ilk tur sonuçları, bu çözülmenin en somut göstergesi oldu.
Chalons’ta ilk turda mevcut merkez sağ aday Benoist Apparu yüzde 30 oy alırken, aşırı sağın adayı Achille Bisiaux yüzde 27’ye ulaştı. Sol aday Rudy Namur yüzde 25 civarında kalırken, Cumhuriyetçiler’den Gabriel Michel yüzde 10 oy aldı.
Geçmişte bu tür bir tabloda düşük oy alan adayların çekilerek güçlü adayı desteklemesi beklenirdi. Ancak Michel bu çağrıyı reddetti.
“Sadece bir adayı engellemek için yarıştan çekilmek artık demode bir siyaset anlayışı” diyen Michel, bu tür taktiklerin demokrasiye zarar verdiğini savundu.

SEÇMENDE “ENGELLEME OYU” YORGUNLUĞU
Sokaktaki seçmen de benzer bir kırılma yaşıyor. Aşırı sağa karşı oy verme motivasyonu giderek zayıflıyor.
Protestoya katılan seçmenlerden Franck Leclere, aşırı sağa karşı oy vereceğini ancak bunun artık isteksiz bir tercih haline geldiğini belirtti.
“Bu bir tercih değil, mecburiyet oyu. Ve her seçimde bunu yapmak daha da zorlaşıyor” sözleri, seçmen psikolojisindeki değişimi açıkça ortaya koyuyor.
Uzmanlara göre, seçmenlerin mevcut siyasi düzene duyduğu güvensizlik ve yorgunluk, aşırı sağın normalleşmesine zemin hazırlıyor.
LE PEN’İN YILLARA YAYILAN STRATEJİSİ SONUÇ VERİYOR
Marine Le Pen liderliğindeki Ulusal Birlik (RN), yıllardır yürüttüğü “imaj yumuşatma” stratejisinin meyvelerini topluyor. Parti, geçmişteki sert ve dışlayıcı söylemlerden uzaklaşarak daha geniş kitlelere hitap etmeye başladı.
Ayrıca genç seçmenlerin geçmişteki Ulusal Cephe dönemine dair hafızalarının zayıf olması da bu dönüşümü hızlandırdı.
Yapılan analizlere göre RN, 3.500’den fazla nüfusa sahip 238 yerleşim yerinde oylarını artırırken sadece 14 bölgede gerileme yaşadı. Nice ve Marsilya gibi büyük şehirlerde de ciddi bir rekabet içine girdi.
“Aşırı sağa karşı oy verme refleksi artık eskisi kadar güçlü değil; parti yerel siyasetin doğal bir parçası haline geliyor” değerlendirmesi, bu değişimin boyutunu ortaya koyuyor.
SAĞ BLOKTA ÇÖZÜLME: TABULAR YIKILIYOR
Fransa’da siyasi dengeleri değiştiren bir diğer gelişme ise geleneksel sağ partilerde yaşanan çözülme. Daha önce aşırı sağ ile mesafe koyan siyasetçiler artık açık iş birliklerine yöneliyor.
Reims kentinde yıllardır muhafazakâr çizgide siyaset yapan Stephane Lang’ın, aşırı sağ aday Anne-Sophie Frigout’ya destek vermesi bu kırılmanın en çarpıcı örneklerinden biri oldu.
Lang, programlarının büyük ölçüde örtüştüğünü belirterek bu desteği savundu. Bu durum, aşırı sağın artık sadece dışlanan bir hareket olmaktan çıkıp sistem içinde meşrulaştığını gösteriyor.
YERELDEN ULUSALA UZANAN GÜÇ STRATEJİSİ
Ulusal Birlik’in stratejisi yalnızca yerel başarılarla sınırlı değil. Parti, belediyelerde güç kazanarak ulusal iktidarın zeminini hazırlamayı hedefliyor.
Partinin genç liderlerinden Jordan Bardella, sağ seçmene birlik çağrısı yaparak bu stratejiyi açıkça ortaya koydu. Le Pen ise yerel seçimleri cumhurbaşkanlığı yolunda bir basamak olarak görüyor.
Ekonomik durgunluk, sanayi kayıpları ve taşra şehirlerinde artan memnuniyetsizlik de aşırı sağın tabanını genişleten önemli faktörler arasında yer alıyor.
EKONOMİK GERİLEME SİYASİ TERCİHLERİ ETKİLİYOR
Chalons gibi şehirlerde yaşanan ekonomik gerileme, seçmen davranışını doğrudan etkiliyor. 2010’lu yıllarda kapanan askeri tesisler ve idari değişiklikler, bölgenin ekonomik gücünü zayıflattı.
Bu tür gelişmeler, özellikle işçi sınıfı seçmenlerin aşırı sağ partilere yönelmesine neden oluyor.
KRİTİK SEÇİM ÖNCESİ SON VİRAJ
Yerel seçimlerin ikinci turu, aşırı sağın ne kadar güç kazandığını net şekilde ortaya koyacak. Her ne kadar sol partilerin ittifakları bazı bölgelerde denge oluşturabilecek olsa da genel tablo, siyasi dengelerin kalıcı şekilde değişmekte olduğunu gösteriyor.
Marine Le Pen’in hedefi ise açık: yerelden başlayarak Elysee Sarayı’na uzanan bir iktidar yolu.


