Fransa’dan bütçe açığı için kararlılık mesajı
Fransa ekonomisinin geleceğine ilişkin kritik mesajlar, ülkenin mali disiplin politikalarının önümüzdeki yıllarda daha da sertleşeceğine işaret ediyor. Francois Villeroy de Galhau, bütçe açığının azaltılmasının yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda siyasi bir zorunluluk haline geldiğini vurguladı.
FRANSA’DAN NET MESAJ: AÇIK AZALTMA SÜRECİ DEVAM EDECEK
Fransa Merkez Bankası Başkanı Villeroy, yaklaşan seçim sürecine rağmen mali sıkılaşmanın ertelenemeyeceğini belirtti. Ülkenin Avrupa içindeki güvenilirliğini koruması için bütçe disiplininin şart olduğuna dikkat çekti.
“Seçim sonucu ne olursa olsun bütçe açığını düşürme süreci devam etmeli.”
Yetkililere göre bugün alınmayan önlemler, 2027 seçimleri sonrasında daha ağır maliyetlerle geri dönebilir. Bu nedenle mevcut dönemde daha hızlı ve kararlı adımlar atılması gerektiği ifade ediliyor.
HEDEF: 2029’A KADAR %3 BÜTÇE AÇIĞI
Fransa yönetimi, bütçe açığını kademeli olarak düşürerek 2029 yılına kadar Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın (GSYH) %3’üne indirmeyi hedefliyor. Bu oran, Avrupa Birliği mali kuralları açısından kritik eşik olarak kabul ediliyor.
2025 yılı için hedeflenen %5,4 seviyesindeki açık verisinin, resmi kurum Insee tarafından açıklanması bekleniyor. Hükümetin Şubat ayında kabul ettiği bütçeye göre ise 2026 yılı için açık hedefi %5 olarak öngörülüyor.
“Bugün yapılmayan her şey, seçim sonrasında daha sert önlemler olarak geri dönecek.”
ENERJİ KRİZİ VE SAVAŞ EKONOMİYİ ZORLUYOR
Fransa Merkez Bankası, özellikle İran kaynaklı jeopolitik gerilimlerin enerji fiyatlarını yukarı çektiğine dikkat çekti. Bu gelişmeler, hem büyüme tahminlerinin aşağı yönlü revize edilmesine hem de enflasyon beklentilerinin yükselmesine neden oldu.
Yetkililer, mevcut senaryonun daha da kötüleşmesi halinde ekonomik büyümenin daha fazla baskılanabileceği ve fiyat artışlarının hızlanabileceği uyarısında bulunuyor.
“Enerji fiyatlarındaki artış, büyümeyi baskılarken enflasyonu yukarı çekiyor.”
AVRUPA’DA ETKİ GÜCÜ İÇİN MALİ DİSİPLİN ŞART
Uzmanlara göre Fransa’nın bütçe açığını kontrol altına alması, yalnızca iç ekonomi açısından değil, Avrupa Birliği içindeki siyasi ve ekonomik ağırlığını koruyabilmesi açısından da kritik.
Disiplinli maliye politikaları, ülkenin borçlanma maliyetlerini sınırlarken yatırımcı güvenini de destekleyen temel unsurlar arasında yer alıyor.
