GYO’larda kar dağıtımına yeni şart getirildi: Taşınmaz kazançlarında yüzde 50 dağıtım zorunluluğu

Hazine ve Maliye Bakanlığı, gayrimenkul yatırım ortaklıkları ile yatırım fonlarının taşınmaz gelirlerine ilişkin vergi uygulamalarında önemli değişikliklere gitti. Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni tebliğle birlikte, taşınmaz kazançlarının hangi şartlarda kurumlar vergisi istisnasından yararlanacağı ve kar dağıtımının nasıl hesaplanacağı netleştirildi.

Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan düzenleme, özellikle gayrimenkul yatırım ortaklıklarının elde ettikleri kazançların dağıtım süreçlerine ilişkin uzun süredir tartışılan birçok konuya açıklık getirdi.

TAŞINMAZ KAZANÇLARINDA KAR DAĞITIMI ŞARTI NETLEŞTİRİLDİ

Kurumlar Vergisi Kanunu’nda yapılan son değişiklik kapsamında, emeklilik yatırım fonları hariç olmak üzere fon ve yatırım ortaklıklarının taşınmazlardan elde ettikleri kazançlarda vergi istisnasından yararlanabilmeleri için yeni bir şart uygulanmaya başlanmıştı.

Buna göre söz konusu kazançların en az yüzde 50’sinin belirli süre içinde ortaklara kar payı olarak dağıtılması gerekiyor.

VERGİ İSTİSNASINDAN YARARLANMAK İÇİN TAŞINMAZ GELİRLERİNİN EN AZ YÜZDE 50’SİNİN DAĞITILMASI ZORUNLU OLACAK.

Yeni tebliğle birlikte bu hesaplamanın nasıl yapılacağına ilişkin teknik detaylar örneklerle açıklandı.

ORTAK GİDERLER VE AMORTİSMAN HESAPLARI AYRINTILI ŞEKİLDE DÜZENLENDİ

Bakanlıktan edinilen bilgilere göre düzenlemede, taşınmaz kazançlarının net tutarının nasıl belirleneceği, ortak genel giderlerin nasıl dağıtılacağı ve amortisman hesaplarının hangi yöntemle dikkate alınacağı ayrıntılı şekilde tanımlandı.

Ayrıca zarar oluşması durumunda kar dağıtım şartının nasıl değerlendirileceğine ilişkin uygulama esasları da tebliğe eklendi.

Uzmanlar, yapılan değişikliklerin özellikle gayrimenkul yatırım ortaklıkları ve yatırım fonları açısından uygulama birliği sağlamayı hedeflediğini belirtiyor.

KAR VE ZARAR HESAPLARINDA YENİ UYGULAMA DÖNEMİ

Tebliğ kapsamında kurumlar vergisi istisnalarında kar ve zarar hesaplamalarına ilişkin yöntemler de yeniden düzenlendi.

Faaliyet bazlı istisnalarda ilgili faaliyetlerin bütün olarak değerlendirilmesi kararlaştırılırken, işlem bazlı istisnalarda ise her işlemin ayrı ayrı dikkate alınacağı belirtildi.

TEKNOLOJİ GELİŞTİRME BÖLGELERİ VE SERBEST BÖLGELERDEKİ KAZANÇLAR FAALİYET BÜTÜNÜ İÇİNDE HESAPLANACAK.

Örneğin teknoloji geliştirme bölgeleri, serbest bölgeler ve yurt dışı şube kazançlarında aynı faaliyet alanındaki zararlar ve gelirler birlikte değerlendirilecek. Buna karşılık taşınmaz satış kazancı veya iştirak hissesi satış kazancı gibi işlem odaklı istisnalarda her işlem bağımsız olarak ele alınacak.

YATIRIM TEŞVİK BELGELERİNE İLİŞKİN BELİRSİZLİKLER GİDERİLDİ

Yeni düzenleme kapsamında yatırım teşvik belgelerine ilişkin asgari kurumlar vergisi uygulamasında da değişikliğe gidildi.

Mevcut uygulamada 2 Ağustos 2024 tarihi kritik eşik olarak kabul edilirken, bu tarihten önce alınan yatırım teşvik belgelerindeki yatırım tutarları hesaplamaya dahil ediliyordu. Ancak daha sonraki revizyonlarla oluşan artışların nasıl değerlendirileceği konusunda uygulamada tereddüt yaşanıyordu.

Tebliğle birlikte bu belirsizliklerin giderildiği belirtilirken, mükelleflere yatırım katkı tutarlarını belirlemede farklı hesaplama yöntemleri kullanabilme imkanı tanındı.

GEÇİCİ VERGİ UYGULAMASINDA DA YENİ İFADELER EKLENDİ

Öte yandan düzenlemeyle geçici vergi uygulamasına ilişkin mevzuata “dördüncü geçici vergilendirme dönemi” ifadesi de dahil edildi.

Maliye uzmanları, yapılan düzenlemelerin yatırım ortamındaki öngörülebilirliği artırmayı ve vergi uygulamalarındaki teknik belirsizlikleri azaltmayı amaçladığını değerlendiriyor.