HİNDİSTAN NEDEN 51 YIL SONRA BANKALARI ÖZELLEŞTİRMEK İSTİYOR?

Hindistan'daki bankacılık sistemi, hükümetin iki dev kamu bankasını özelleştirme kararıyla köklü bir değişime gidiyor.
1969 yılında yapılan kamulaştırmayı tersine çevirecek bu adım, özel sektöre bankacılık alanında kilit bir rol vermeyi amaçlıyor.
Yeni mali yılda özelleşmeye gitme kararı alan Modi hükümeti, bu kapsamda ülkedeki havalimanları ve bankalar gibi devlete bağlı bazı işletmelerin özelleştirileceğini duyurdu.
Hindistan hükümetinin 1 Nisan’da başlayacak yeni mali yıldaki özelleşme planının ülke ekonomisini 5 trilyon dolara taşıması bekleniyor.
Aralarında banka sendikalarının olduğu bir grup ise Hindistan Başbakanı Narendra Modi’yi Hindistan’ı “satılığa çıkarmakla” suçluyor.
Önerileri memnuniyetle karşılayan ekonomistlerse Hindistan’ın “giderek büyüyen ekonomisine yeterli krediyi sağlayamayan bir finansal sistemi liberalleştirmek için gecikmiş adımlar” olarak nitelendiriyor.
51 yıl önce kamulaştırılmıştı, bugün özelleşiyor
Hindistan’ın 5 trilyon dolarlık bir ekonomi yolundaki özelleştirme çabaları kapsamında Hindistan Maliye Bakanı Nirmala Sitharaman son bütçe açıklamasında, hükümetin Hindistan Havalimanları Otoritesi (AAI) tarafından işletilen bazı havalimanlarını özelleştireceğini açıkladı.
Bakan, gelecek mali yılda Industrial Development Bank of India (IDBI) ve diğer iki devlet bankasının özelleştirileceğini kaydetti.
2008 küresel mali krizinin ardından dönemin Maliye Bakanı, dünyanın en güçlü bankaları iflas ederken ülkesinin krizi başarıyla atlatmasını güçlü bankacılık sistemi ve bankaların kamulaştırılmasına bağlamıştı.
Ülkede 1969 yılında Başbakan Indria Gandhi tarafından kamulaştırılan bankaların 51 yıl sonra özelleştirilmesi kafalarda soru işaretleri yarattı.
Hükümet ekstra yükten kurtulacak
Kararla birlikte hükümetin her yıl bankalara öz sermaye desteği sağlamaya devam etmekten kurtulacağı ifade edilirken, yerel basında son yıllarda bir dizi hamle sayesinde daha önce 28 olan devlet bankası sayısının 12’ye düştüğü kaydediliyor.
Hükümet tarafından yapılan bir dizi birleşme ve öz sermaye yatırımı sonrası kamu bankalarının performansı son birkaç yılda iyileşme gösterse de özel bankalarla karşılaştırıldığında yüksek tahsili gecikmiş varlıklara (NPA) ve stresli varlıklara sahip olmaya devam ettikleri aktarılıyor.
Bununla birlikte Covid-19 ile ilgili yasal düzenlemelerde esnekliklerin kaldırılmasının ardından, bankaların daha yüksek NPA'lar ve kredi zararları bildirmesi bekleniyor.
Nitekim RBI'nin kısa bir süre önce yayımladığı Finansal İstikrar Raporu'na göre ülkedeki bankaların brüt NPA oranı, Eylül 2020'deki %7,5 seviyesinden Eylül 2021'e kadar %13,5'e yükselebilir (kamu bankaları için %9,7'den %16,2'ye; özel bankalar için ise %4,6'dan %7,9’a)
Bu durum, hükümetin zayıf kamu bankalarına yine öz sermaye enjekte etmesi gerektiği anlamına geliyor. Delhi hükümeti bu yüzden güçlü bankaları daha da güçlendirmeye ve destek yükünü azaltmak için özelleştirme yoluyla sayılarını en aza indirmeye çalışıyor.
Şu an için ülkedeki diğer bankaların da önümüzdeki yıllarda özelleştirilip özelleştirilmeyeceği net değilken, özelleştirilen ilk iki bankasının performansına bağlı olarak hükümetin bir sonraki mali yılda karar vereceği aktarılıyor.


