Hürmüz Boğazı krizi deniz ticaretini değiştirdi: Gemiler Ümit Burnu rotasına yöneldi
Orta Doğu’da artan jeopolitik gerilimler nedeniyle Hürmüz Boğazı’nda gemi trafiği neredeyse durma noktasına gelirken, küresel deniz ticaretinde rotalar hızla değişmeye başladı. Nakliye şirketleri Körfez geçişlerinden uzaklaşarak Afrika’nın güneyindeki Ümit Burnu üzerinden daha uzun rotaları tercih etmeye başladı.
ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı saldırıların ardından İran Devrim Muhafızları yetkilileri Hürmüz Boğazı’nı kapattıklarını ve geçiş yapmaya çalışan gemilere saldırı düzenleyebileceklerini duyurdu. Bunun ardından Birleşik Krallık Deniz Ticareti Operasyonları (UKMTO) bölgedeki deniz güvenliği risk seviyesini “kritik” düzeye yükseltti. Sigorta şirketleri de bölgedeki gemiler için savaş risk poliçelerini iptal etti.
Normal şartlarda günde ortalama 138 geminin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda trafik sert biçimde düştü. Gerçek zamanlı denizcilik verilerine göre boğazdan 2 Mart’ta yalnızca 7 gemi geçerken, 3 Mart’ta bu sayı 4’e geriledi. Böylece son bir haftadaki geçiş sayısı yaklaşık yüzde 90 azaldı. Aynı dönemde petrol tankerlerinin geçişi de benzer oranda düştü.
Bu gelişmeler, küresel taşımacılık şirketlerinin alternatif rotalara yönelmesine yol açtı. Almanya merkezli konteyner taşımacılığı şirketi Hapag-Lloyd, gemilerinin Kızıldeniz üzerinden geçmediğini ve seferlerin Ümit Burnu üzerinden sürdürüleceğini açıkladı. Fransız CMA CGM ise Körfez’deki gemilerine sığınaklara çekilme talimatı verdi ve Süveyş Kanalı geçişlerini askıya aldı.
Küresel deniz ticaretinin önemli aktörlerinden Maersk de Orta Doğu’dan Akdeniz’e ve ABD’nin doğu kıyılarına giden seferlerin Afrika’nın güneyinden dolaşacak şekilde yeniden yönlendirildiğini duyurdu.
Denizcilik analiz platformu Windward’ın verilerine göre Ümit Burnu’ndan geçen ticari gemi sayısı 2 Mart’ta bir önceki güne göre yüzde 112 artarak 87’ye yükseldi. 3 Mart’ta ise günlük yüzde 8 artışla 94 gemiye ulaştı. Bu rakam son bir haftalık ortalamanın yüzde 35 üzerinde gerçekleşti.
Uzmanlar, gemilerin Ümit Burnu’na yönelmesinin teslimat sürelerini 10 ila 20 gün uzatabileceğini ve taşımacılık maliyetlerinde ciddi artışa yol açabileceğini belirtiyor.
Hürmüz Boğazı küresel enerji ticareti için kritik bir geçiş noktası olmayı sürdürüyor. Dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 20’si bu boğazdan geçerken, taşınan günlük 15 milyon varil petrolün büyük bölümü Asya ülkelerine ulaşıyor. Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore bu sevkiyatın en büyük alıcıları arasında yer alıyor.
Boğazdaki aksama petrol üretimini de etkileyebilecek riskler doğuruyor. Irak Petrol Bakanlığı, tanker trafiğindeki sorunlar ve depolardaki stokların artması nedeniyle Rumeyle sahasında üretimi durdurma kararı aldı. Analistler, aksamanın üç haftayı aşması halinde petrol üretim tesislerinde kapanmaların başlayabileceği uyarısında bulunuyor.
Ayrıca Hürmüz Boğazı küresel LNG ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin taşındığı bir hat olarak da önem taşıyor. Katar’daki LNG tesislerine yönelik saldırı sonrası üretimin geçici olarak durması, özellikle spot LNG piyasasında arz daralması endişelerini artırdı.
Enerji analistlerine göre, LNG’de arz sıkıntısı yaşanması halinde ABD’den gelen serbest LNG yüklerinin daha yüksek fiyat sunan Asya pazarına yönelmesi ve bunun Avrupa’nın gaz tedarik dengesini zorlaştırması ihtimali bulunuyor.
