İran savaşının maliyeti mağazalara yansıyacak: Giyimde yüzde 20’ye varan artış beklentisi
ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü savaşın petrol, taşımacılık ve ham madde maliyetlerini artırması küresel hazır giyim sektörünü baskı altına aldı. Temel giyim ürünlerinde fiyatların yüzde 10 ila 20 arasında yükselebileceği belirtiliyor.
İran savaşıyla birlikte yükselen enerji ve taşımacılık maliyetleri, küresel tekstil ve hazır giyim sektörünün üretim zincirine yansımaya başladı. Petrol türevi polyester ile pamuk fiyatlarının eş zamanlı yükselmesi, üreticilerin daha düşük maliyetli ham maddelere yönelme imkânını da sınırlıyor.
Reuters’ın haberine göre maliyet baskısı, dünyanın önde gelen hazır giyim üretim merkezleri arasında bulunan Bangladeş ve Hindistan’daki fabrikalarda belirgin biçimde hissediliyor.
Bangladeş’in başkenti Dakka yakınlarındaki Bloomy Fashions fabrikasında üretim bölümlerinden biri, bir müşterinin polyester fiyatlarının gerilemesini bekleyerek siparişlerini durdurması nedeniyle yaklaşık üç aydır kullanılmıyor.
Polyester fiyatları yüzde 25’e kadar yükseldi
Petrol fiyatlarındaki artış, fosil yakıtlardan üretilen polyesterin maliyetini yukarı çekti. Çin’deki polyester fiyatları yaklaşık dört yılın en yüksek seviyelerine yaklaşırken Zara ve Pull&Bear gibi markalara üretim yapan Bloomy Fashions, savaşın başlamasından sonraki haftalarda polyester iplik fiyatlarının yüzde 25’e kadar arttığını bildirdi.
Pamuk fiyatları da üreticilerin polyester yerine alternatif araması, arz endişeleri, gübre kıtlığı ve El Niño’nun tarımsal üretim üzerindeki olası etkileri nedeniyle yükseldi. Pamuk vadeli işlemleri Mart 2024’ten bu yana görülen en yüksek seviyeye ulaştı.
McKinsey ortağı Julian Högl, temel elyafların aynı anda pahalanmasının markaların yüksek maliyetli bir malzemeden daha uygun fiyatlı bir alternatife geçme seçeneğini ortadan kaldırdığını belirtti.
Alman kumaş üreticisi Kettelhack’in maliyetleri yüzde 5 ila 8 artarken Hindistan merkezli Indo Count Industries, yükselişin pamuk ve polyesterin yanı sıra boya, kimyasal madde, petrol ve doğal gaz maliyetlerine de yayıldığını bildirdi.
Üreticilerin kâr marjı yüzde 2-3 seviyesinde
Temel bir gömleğin üretim maliyetinin yaklaşık yüzde 60’ını ham maddeler oluşturuyor. Hazır giyim fabrikalarının kâr marjlarının ise çoğunlukla yüzde 2 ila 3 arasında kalması, üreticilerin maliyet artışlarını karşılamasını güçleştiriyor.
Talebin zayıf seyretmesi ve markaların farklı tedarikçilerle çalışma imkânına sahip olması, fabrikaların ek maliyetleri alıcılara yansıtmasını zorlaştırıyor.
Dünya tekstil ve hazır giyim ticaretinin yaklaşık yüzde 4’ünü gerçekleştiren Hindistan’ın hazır giyim ihracatı temmuzda yıllık bazda yüzde 4,5, mali yılın ilk dört ayında ise yüzde 10,5 geriledi.
Bangladeş’in Orta Doğu’ya yönelik yıllık yaklaşık 800 milyon dolarlık hazır giyim ihracatının da büyük ölçüde durduğu belirtildi.
Etkinin mağazalara yansıması zaman alacak
Üreticiler ve sektör danışmanları, maliyet baskısının devam etmesi halinde markaların ürün fiyatlarını artırabileceğini, kumaşların ağırlığını azaltabileceğini, tasarımları sadeleştirebileceğini veya ürünlerde kullanılan ham maddeleri değiştirebileceğini belirtiyor.
McKinsey ortağı Högl, temel giyim ürünlerindeki fiyat artışının sonunda yüzde 10 ila 20’ye ulaşabileceğini tahmin etti. Siparişlerin ürünlerin mağazalara ulaşmasından aylar önce verilmesi nedeniyle maliyet artışlarının tamamının tüketici fiyatlarına yansımasının bir yılı bulabileceği ifade edildi.
Zara’nın sahibi Inditex de Orta Doğu’daki çatışmaların taşıma ve üretim girdilerinin maliyetlerini artırdığını, yılın ikinci yarısında brüt kâr marjları üzerindeki baskının devam etmesini beklediğini açıkladı.
