İSKİ güncel verileri açıkladı: Kuraklıktan sonra İstanbul barajlarında son durum

İstanbul’un içme suyu ihtiyacını karşılayan barajlarda uzun süredir beklenen yükseliş başladı. İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) tarafından yayımlanan 20 Şubat tarihli son ölçümlere göre kent genelindeki ortalama doluluk oranı yüzde 42,09 seviyesine ulaştı. Kış aylarının başında etkili olan kuraklık nedeniyle kritik seviyelere gerileyen rezervler, son haftalarda görülen yağışların ardından toparlanma eğilimine girdi.

Kasım ve aralık aylarında yüzde 20’nin altına kadar inen su seviyesi, yaklaşık iki ay içinde iki katına yaklaşarak önemli bir toparlanma gösterdi. Uzmanlar bu artışı olumlu değerlendirirken, sürdürülebilir bir rahatlama için yağışların düzenli devam etmesi gerektiğini vurguluyor.

OCAK AYINA GÖRE BÜYÜK ARTIŞ

Kentte 12 Ocak tarihinde ölçülen ortalama doluluk oranı yüzde 22,01 seviyesindeydi. Güncel verilerle birlikte bu oran 20 Şubat itibarıyla yüzde 42,09’a yükseldi. Böylece yaklaşık beş haftada 20 puana yakın bir artış kaydedildi.

Yetkililer, mevcut artışın kısa vadede su kesintisi riskini azaltmasına rağmen yaz ayları için henüz güvenli bir tablo oluşturmadığını belirtiyor. Bu nedenle tasarruf çağrıları sürüyor.

EN DOLU VE EN BOŞ BARAJLAR

Baraj bazlı incelemede en yüksek su oranı yüzde 89,46 ile Elmalı Barajı’nda ölçüldü. En düşük seviyenin görüldüğü nokta ise yüzde 26,33 ile Sazlıdere Barajı oldu. Özellikle batı yakasındaki rezervlerin hâlâ düşük seviyelerde bulunması dikkat çekiyor.

Elmalı ve Istrancalar barajları sistemi desteklerken, Sazlıdere ve Terkos hâlâ kritik eşiklere yakın seyrediyor.

20 ŞUBAT İTİBARIYLA BARAJ DOLULUK ORANLARI

Alibey: %35,58

Büyükçekmece: %31,02

Darlık: %59,31

Elmalı: %89,46

Istrancalar: %79,43

Kazandere: %51,02

Pabuçdere: %28,35

Sazlıdere: %26,33

Terkos: %27,05

Ömerli: %57,82

TASARRUF UYARILARI DEVAM EDİYOR

Yetkililer, yağışların olumlu etkisine rağmen İstanbul’un nüfusu ve tüketim miktarı göz önüne alındığında dikkatli olunması gerektiğini belirtiyor. Özellikle bahar aylarında beklenen yağışlar gerçekleşmezse yaz döneminde yeniden risk oluşabileceği ifade ediliyor.

Vatandaşların günlük kullanımda suyu bilinçli tüketmesi, uzun vadeli güvenlik açısından kritik görülüyor.