İstanbul depremi sonrasında vatandaşların aklındaki en büyük soru işareti, bir sonraki depremin ne zaman olacağı. 16 milyon İstanbullunun yüreği ağzında, uzmanlardan gelecek açıklamaları bekliyor. Geçtiğimiz günlerde, deprem uzmanı Prof. Dr. Ahmet Yılmaz, İstanbul için çarpıcı bir kehanette bulundu ve olası bir depremin tarihine dair önemli açıklamalar yaptı.
İSTANBUL'DA DEPREM RİSKİ VE BEKLENTİLER
İstanbul depremiyle ilgili uzmanlardan peş peşe açıklamalar geliyor. Geçtiğimiz günlerde İstanbul'da gerçekleşen 6.2 büyüklüğündeki depremin ardından, beklenen büyük depremin henüz gerçekleşmediğini belirten uzmanlar, kritik tarihler üzerinde duruyor.
İstanbul’da yeniden bir deprem olup olmayacağı halkın en çok merak ettiği konular arasında. Uzmanlar, bu konuda dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.
BÜYÜK DEPREMİN ZAMANI YAKLAŞIYOR MU?
İstanbul Arel Üniversitesi'nden Prof. Dr. Mehmet Fatih Altan, son yaşanan depremin, beklenen
büyük depremin zamanının öne çekilmesi anlamına gelebileceğini ifade etti. Altan,
“Bu büyük deprem olacaksa, 10 yıl içinde değil, belki 5 ya da 8 yıl içinde gerçekleşebilir” diyerek önemli bir uyarıda bulundu.
KUMBURGAZ FAYI VE KÜÇÜK DEPREMLER
Diğer bir önemli açıklama ise Prof. Dr. Naci Görür’den geldi. Görür, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Marmara Denizi’nin Kumburgaz Fayı üzerinde çok sayıda küçük depremin meydana geldiğine dikkat çekti.
Bu küçük depremlerin, daha büyük bir sarsıntının habercisi olabileceğini belirten Görür, asıl büyük depremin büyüklüğünün 7’nin üzerinde olacağını ifade etti.
İSTANBUL İÇİN ACİL ÖNLEMLER ALINMALI
Prof. Dr. Görür, İstanbul'da meydana gelen bu küçük sarsıntıların, Marmara'da beklenen büyük depremin öncesinde biriken stresi artırdığını belirtti.
“Deprem deprem olduğu zaman konuşulmayacak kadar önemli bir konudur. Depremin olmadığı zaman konuşup önlem almak lazım” diyen Görür, hükümetin, belediyelerin ve halkın el ele vererek kenti depreme hazırlaması gerektiğini vurguladı. Kentsel dönüşümün ve bina yapmanın kenti depreme hazırlamak anlamına gelmediğini belirten Görür,
“Deprem dirençli kent apayrı şeydir. Artık gerekeni halk yapmalıdır. Yapacağı şey gözetim ve denetimdir.” şeklinde uyarılarda bulundu.