Kocher uyardı: ECB aceleci faiz adımı atmayacak

Avrupa Merkez Bankası’nın karar süreci, küresel jeopolitik risklerin gölgesinde şekillenmeye devam ediyor. Özellikle Orta Doğu’da artan gerilim ve enerji piyasalarındaki dalgalanma, para politikası cephesinde “erken hamle” tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Ancak Avrupa Merkez Bankası Yönetim Konseyi üyesi Martin Kocher, bu süreçte aceleci kararların ekonomiye zarar verebileceği uyarısında bulundu.
ECB’DEN ACELECİ FAİZ HAMLESİNE MESAFE
Kocher, belirsizlik ortamında erken faiz adımlarının yanlış sinyaller verebileceğini vurgulayarak, para politikasında temkinli duruşun korunması gerektiğini belirtti. Açıklamalarında, enflasyon hedeflerinden sapmaya karşı güçlü bir iletişim gerektiğini ifade eden Kocher, buna rağmen henüz gerçekleşmemiş riskler üzerinden politika üretmenin doğru olmayacağını dile getirdi.
ABD’nin başkenti Washington’da düzenlenen IMF Dünya Bankası Bahar Toplantıları kapsamında konuşan Kocher, piyasalara net mesaj verilmesi gerektiğini ancak bunun “reaktif değil, rasyonel” olması gerektiğini söyledi.
“ENFLASYON HEDEFİNDEN SAPMAYA İZİN YOK”
Kocher, Avrupa Merkez Bankası’nın fiyat istikrarı hedefinden taviz vermeyeceğini açık bir şekilde ortaya koyması gerektiğini ifade etti. Ancak buna karşın, henüz oluşmamış enflasyonist baskılar için önleyici sıkılaşmanın gereksiz olabileceğini belirtti.
Orta Doğu’da tansiyonun kısmen düşmesine yönelik gelişmeler de yakından takip ediliyor. İran’ın, Hürmüz Boğazı üzerinden geçişlere 10 günlük ateşkes süresince izin vereceğini açıklaması, enerji arzına yönelik riskleri geçici olarak azaltmış durumda. Bu gelişme, küresel piyasalarda temkinli iyimserliği beraberinde getirdi.
ENERJİ VE LOJİSTİKTEKİ HASAR ETKİSİNİ SÜRDÜRÜYOR
Kocher, bölgedeki çatışmaların ekonomik etkilerinin halihazırda hissedildiğini ve toparlanmanın zaman alacağını belirtti. Enerji üretim tesisleri ve lojistik altyapının zarar görmesi nedeniyle arz tarafında kalıcı sıkıntılar yaşanabileceğine dikkat çekti.
“Ekonomik darbenin etkisi zaten oluştu, mevcut senaryomuz en iyi ihtimali temsil ediyor.” Bu ifadeyle mevcut görünümün bile iyimser bir çerçevede değerlendirildiğini vurgulayan Kocher, toparlanma sürecinin kırılgan olacağını işaret etti.
FAİZ KARARI ÖNCESİ BEKLE-GÖR STRATEJİSİ
Avrupa Merkez Bankası’nın 29-30 Nisan’da gerçekleştireceği toplantı öncesinde piyasalarda “faiz sabit kalacak” beklentisi güç kazanıyor. Politika yapıcıların, özellikle enerji fiyatları ve jeopolitik gelişmelerde daha fazla netlik oluşmasını beklediği görülüyor.
Kocher, ikinci tur enflasyon etkilerinin bazı sektörlerde hissedilmeye başladığını ancak bunun henüz geniş tabana yayılmadığını belirtti. Özellikle havayolu taşımacılığında fiyat artışlarının dikkat çektiğini ancak bu etkinin büyük ölçüde enerji maliyetlerinden kaynaklandığını ifade etti.
ENFLASYON BEKLENTİLERİ HALA KONTROL ALTINDA
Kocher, orta vadeli enflasyon beklentilerinin halen güçlü şekilde sabit kaldığını ve bunun para politikası açısından önemli bir güven unsuru olduğunu söyledi. Bu durumun, ECB’nin ani ve agresif adımlar atmadan süreci yönetebilmesine imkan tanıdığı değerlendiriliyor.
Genel çerçevede, Avrupa Merkez Bankası’nın önümüzdeki süreçte veri odaklı, ihtiyatlı ve iletişim gücü yüksek bir politika izlemesi bekleniyor. Küresel risklerin seyrine bağlı olarak faiz kararlarının şekilleneceği bu dönemde, piyasalar gözünü hem enerji fiyatlarına hem de jeopolitik gelişmelere çevirmiş durumda.


