Küresel fon akışı değişti: Uluslararası hisseler ABD’yi geride bıraktı

Küresel yatırım stratejilerinde dengeler değişiyor. Bank of America’nın baş stratejistlerinden Michael Hartnett’in değerlendirmesine göre yatırımcılar artık portföylerini yalnızca ABD merkezli varlıklara dayandırmak yerine daha geniş coğrafyalara yayma eğilimine girdi. Son dönemde uygulanan ticaret politikaları ve büyüme yaklaşımı, dolar ve ABD borsaları yerine uluslararası piyasalara yönelimi hızlandırıyor.

DOLAR MERKEZLİ DÖNEM ZAYIFLIYOR

Hartnett’e göre ekonomik büyümeyi yüksek tempoda sürdürmeye odaklanan politikalar, piyasalarda “dolar dışındaki varlıklara yönel” temasını güçlendirdi. Bu değişim, uzun süredir konuşulan “ABD istisnacılığı” algısının yerini küresel yeniden dengeleme sürecine bırakmasına yol açıyor.
Yatırımcılar artık portföylerini tek merkezli değil çok kutuplu ekonomik düzene göre şekillendiriyor.

Uzmanlara göre özellikle emtia üreticisi gelişen ekonomiler ve yapay zekâ temalı sektörler, uluslararası hisse piyasalarına yeni bir talep dalgası yaratıyor. Çin ve Hindistan gibi büyük ekonomilere fon dağılımının hâlen düşük olması ise potansiyel yükseliş alanı olarak görülüyor.

VERİLER YÖN DEĞİŞİMİNİ DOĞRULUYOR

EPFR Global akış verilerine dayanan analiz, yılın başından bu yana yatırımcı tercihinin net biçimde değiştiğini ortaya koydu. Avrupa, Japonya ve diğer gelişmiş ülke borsalarına yönelen hisse fonlarına yaklaşık 104 milyar dolar giriş gerçekleşirken ABD hisse fonlarına yalnızca 25 milyar dolar aktarıldı.
Uluslararası piyasalara yönelen para miktarı ABD piyasalarına giren fonun yaklaşık dört katına ulaştı.

Bu eğilim performanslara da yansıdı. 2024 sonlarından itibaren ABD dışı hisseleri tercih eden yatırımcıların getirisi dikkat çekici biçimde yükseldi. Aynı dönemde S&P 500 yüzde 15 artarken MSCI ACWI ex-US Endeksi yüzde 39 değer kazandı.
Getiri farkı, yatırımcıların coğrafi çeşitlendirmeye yönelmesinin ana motivasyonu haline geldi.

GELİŞEN PİYASALAR VE YAPAY ZEKÂ ETKİSİ

Analistler, küresel ekonomideki yeni büyüme hikâyesinin yalnızca teknoloji devlerinden değil aynı zamanda ham madde üreticisi ülkelerden besleneceğini düşünüyor. Yapay zekâ altyapısına yönelik yatırım ihtiyacı; enerji, maden ve sanayi üreticisi ülkelerin önemini artırıyor. Bu nedenle uluslararası hisseler sadece alternatif değil, yeni ana merkez adayları arasında gösteriliyor.