Lübnan Başbakanı Selam’dan İsrail görüşmeleri için dünyaya destek çağrısı

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ABD arabuluculuğunda İsrail ile yürütülen görüşmelere ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Başkent Beyrut’ta düzenlenen bir törende konuşan Selam, Lübnan’ın tarihinin en ağır siyasi, ekonomik ve güvenlik krizlerinden biriyle karşı karşıya olduğunu belirterek Arap ülkeleri ile uluslararası topluma açık destek çağrısı yaptı.

Lübnan resmi haber ajansı NNA’nın aktardığına göre Selam, Makasid Cemiyeti tarafından eski başkan Faysal Sınno onuruna düzenlenen etkinlikte yaptığı konuşmada, ülkede devlet kurumlarının yıllardır ciddi şekilde yıprandığını söyledi. Kamu yönetiminin zayıfladığını, halkın devlete olan güveninin büyük ölçüde sarsıldığını ifade eden Selam, Lübnan’ın yeniden ayağa kalkabilmesi için güçlü ve işleyen devlet yapısına ihtiyaç duyduğunu dile getirdi.

“LÜBNAN TARİHİNİN EN TEHLİKELİ DÖNEMLERİNDEN BİRİNİ YAŞIYOR”

Selam, uzun yıllar boyunca devlet anlayışının ortak bir yapı olmaktan çıkarak çıkar paylaşımına dönüştüğünü savundu. Kurumların itibar kaybettiğini ve siyasi sistemin halkın beklentilerine cevap veremediğini belirten Lübnan Başbakanı, ülkenin mevcut krizden çıkabilmesi için kapsamlı reformların kaçınılmaz olduğunu söyledi.

“İsrail ile yürütülen müzakerelerde Lübnan’ın elini güçlendirmek için Arap ve uluslararası desteğin seferber edilmesini istiyoruz.”

Başbakan Selam, ateşkes sürecine rağmen İsrail’in saldırılarının devam ettiğini öne sürerek bu süreçte yaşananların uluslararası hukuk çerçevesinde kayıt altına alınacağını ifade etti. İsrail’in saldırılarıyla ilgili kanıtların toplanması amacıyla Birleşmiş Milletler’e başvuracaklarını kaydeden Selam, Lübnan’a uluslararası inceleme heyeti gönderilmesini talep edeceklerini açıkladı.

İSRAİL’E KARŞI BM HAMLESİ

Lübnan yönetimi, özellikle güney bölgelerde yaşanan saldırılar ve sivil kayıplar konusunda uluslararası platformlarda diplomatik girişimlerini artırmayı hedefliyor. Selam, ülkesinin yalnızca askeri değil siyasi ve hukuki mücadele de verdiğini belirterek uluslararası toplumun sessiz kalmaması gerektiğini söyledi.

“Lübnan’ın gerçek kurtuluşu; egemenliğine sahip çıkan, anayasasına bağlı, hukuku herkes için eşit uygulayan bir devlet anlayışıyla mümkündür.”

Konuşmasında devlet otoritesine vurgu yapan Selam, ülkede yalnızca resmi kurumların söz sahibi olması gerektiğini ifade etti. Hukukun üstünlüğünün herkes için geçerli olması gerektiğini söyleyen Lübnan Başbakanı, silahlı yapıların devlet dışında hareket etmesine karşı olduklarının mesajını verdi.

HİZBULLAH’A DOLAYLI MESAJ

İsim vermeden Hizbullah’ı eleştiren Selam, Lübnan’ın artık dış aktörlerin hesaplaşma alanı olmaması gerektiğini söyledi. Ülkenin istemediği savaşların içine sürüklendiğini savunan Selam, bunun sonucunda İsrail’in daha fazla bölgeyi kontrol eder hale geldiğini ifade etti.

Selam, son çatışmaların ardından onlarca köy ve yerleşim noktasının İsrail kontrolüne geçtiğini belirterek yaşanan yıkım, göç ve can kayıplarının Lübnan halkı üzerinde ağır sonuçlar doğurduğunu kaydetti. Buna rağmen yaşananları “zafer” olarak nitelendiren anlayışı da sert sözlerle eleştirdi.

ABD ARABULUCULUĞUNDA DİPLOMASİ TRAFİĞİ

İsrail ile Lübnan arasında son dönemde dikkat çeken diplomatik temaslar yaşanıyor. İki ülkenin Washington büyükelçileri, ABD arabuluculuğunda 14 ve 23 Nisan tarihlerinde görüşmeler gerçekleştirdi. ABD Dışişleri Bakanlığı’nda yapılan ilk toplantı, 1993 yılından bu yana taraflar arasındaki en üst düzey doğrudan temas olarak kayda geçti.

ABD Başkanı Donald Trump da geçtiğimiz haftalarda yaptığı açıklamada, yakın dönemde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn’ı Beyaz Saray’da ağırlamak istediğini açıklamıştı.

14-15 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilen üçüncü tur müzakerelerde ise geçici ateşkesin 45 gün uzatılması konusunda uzlaşma sağlandı. Tarafların haziran ayı başında yeniden masaya oturacağı bildirildi.

LÜBNAN’DA MÜZAKERE TARTIŞMASI DERİNLEŞİYOR

İsrail ile doğrudan görüşmeler Lübnan iç siyasetinde tartışmaları da beraberinde getiriyor. Cumhurbaşkanı Avn ve Başbakan Selam, diplomatik temasların “kanın durması ve kalıcı çözüm” için tek seçenek olduğunu savunurken, Hizbullah ve yakın çevreler ise süreci “teslimiyet” olarak değerlendiriyor.

Özellikle son aylarda artan sınır gerilimi ve ekonomik kriz nedeniyle Lübnan kamuoyunda diplomatik çözüm arayışlarının daha fazla destek bulduğu yorumları yapılıyor.