Megan Greene’den kritik uyarı: Fed faiz indirirse BoE ne yapacak?
İngiltere Merkez Bankası (BoE) Para Politikası Kurulu üyesi Megan Greene, küresel para politikalarının yönüne ilişkin dikkat çeken bir analiz kaleme aldı. Financial Times’ta yayımlanan değerlendirmesinde Greene, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) olası faiz indirimlerinin İngiltere ekonomisinde zincirleme etkiler yaratabileceğini belirterek, BoE’nin gerektiğinde Fed’in ters yönünde adım atmasının rasyonel olabileceğini savundu.
FED KARARLARI İNGİLTERE’Yİ NASIL ETKİLİYOR?
Greene’e göre ABD’de alınan faiz kararları yalnızca Amerikan ekonomisini değil, ticaret hacmi ve finansal akımlar üzerinden Birleşik Krallık’ı da doğrudan etkiliyor. Fed’in para politikasındaki gevşeme, küresel risk iştahını artırırken doların yönü, sermaye akımları ve tahvil faizleri üzerinden İngiltere’nin büyüme ve fiyat dinamiklerini şekillendiriyor.
Greene, Fed’in faiz indirimine gitmesi durumunda İngiltere ekonomisinde hem büyüme hem de enflasyon cephesinde yukarı yönlü baskı oluşabileceğine dikkat çekti.
ABD’de faizlerin düşmesiyle talebin canlanması, İngiliz ihracatçıları için kısa vadede destekleyici olabilir. Ancak doların sterlin karşısında değer kaybetmesi halinde tablo değişiyor. Sterlinin güçlenmesi, İngiliz mallarını küresel pazarda daha pahalı hale getirirken ithalat maliyetlerini düşürüyor. Bu durum ise enflasyon üzerinde aşağı yönlü bir etki yaratabiliyor.
KISA VE UZUN VADELİ FAİZLERİN FARKLI ETKİSİ
Greene’in 1997-2019 dönemini kapsayan ampirik çalışması, Fed kararlarının İngiltere’ye etkisinin faiz vadesine göre değiştiğini ortaya koyuyor. ABD’nin iki yıllık tahvil faizlerinde 1 puanlık düşüş, ilk etapta finansal koşulları gevşeterek İngiltere’de büyüme ve enflasyonu artırıyor.
Ancak ilerleyen süreçte döviz kuru kanalı devreye giriyor. Sterlinin değer kazanması ihracat rekabetini zayıflatırken ithalatı ucuzlatıyor ve bu da ekonomik aktivite ile fiyat artışlarını baskılayabiliyor.
Greene’e göre iki yıllık faizlerdeki düşüşün etkisi zamanla tersine dönebiliyor ve kur hareketi belirleyici hale geliyor.
Buna karşılık ABD’nin 10 yıllık tahvil faizlerinde 1 puanlık gerileme, İngiltere’de daha net ve kalıcı bir genişleyici etki yaratıyor. Uzun vadeli faizlerin düşmesi, yatırım iştahını ve finansman koşullarını iyileştirerek büyüme ve enflasyonu yukarı taşıyabiliyor.
İki ve 10 yıllık faizlerde eş zamanlı bir düşüş yaşanması halinde ise Fed’in sürpriz gevşemesinin İngiltere’de büyüme ve enflasyon üzerinde belirgin bir yukarı yönlü baskı oluşturabileceği vurgulanıyor.
BOE İÇİN “TERS YÖN” SEÇENEĞİ MASADA
Greene, tüm bu bulgular ışığında BoE’nin para politikasını yalnızca Fed’i takip ederek belirlememesi gerektiğini ifade etti. İngiltere’nin iç talep koşulları, enflasyon görünümü ve döviz kuru dinamikleri dikkate alındığında, zaman zaman Fed’in attığı adımların tersine hareket etmenin daha uygun olabileceğini savundu.
Küresel finans piyasalarının giderek daha entegre hale geldiği bir dönemde, merkez bankalarının kararları ulusal sınırların ötesinde etkiler yaratıyor. Greene’in analizi, BoE’nin bağımsız politika alanını korumasının, fiyat istikrarı ve sürdürülebilir büyüme açısından kritik önem taşıdığını ortaya koyuyor.
