İstanbul'da dün sabah saatlerinden itibaren başlayan depremler, şehirde yaşayan vatandaşları tedirgin etti. En büyüğü 6.2 şiddetinde olmak üzere 200'den fazla sarsıntı kaydedildi. Şiddetli depremlerin ardından artçı sarsıntılar da devam ediyor. Depremlerin ardından uzmanlar, İstanbul'da beklenen büyük depreme ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Jeolog ve deprem uzmanı Prof. Dr. Naci Görür'ün 2005 yılında yaptığı açıklamalar yeniden gündeme geldi. Görür, o dönemde yaptığı açıklamada bugüne dair bakın neler söylemiş.
GECE YARISI DEPREMLERİ VE TARİHSEL SÜREÇ
İstanbul, merkez üssü Silivri olan 6.2 büyüklüğündeki depremle sarsıldı. Dün saat 12.49'da meydana gelen bu büyük depremin ardından artçı sarsıntılar devam ederken, AFAD bölgedeki hasarlı yapılara girilmemesi ve riskli binaların çevresinde bulunulmaması konusunda uyarıda bulundu. Türkiye'nin geçmişte yaşadığı büyük depremlerden biri olan 1999 Gölcük Depremi 03:02'de gerçekleşmişti. 2020 yılında Elazığ'da yaşanan deprem ise akşam saatlerinde 20:55'te meydana geldi. En son 2023 yılında Kahramanmaraş'ta meydana gelen depremin ilki ise sabahın erken saatlerinde, 04:17'de yaşandı.
DEPREM UZMANLARININ FARKLI GÖRÜŞLERİ
İstanbul'da yaşanan son depremin ardından dikkatler deprem uzmanları Prof. Dr. Naci Görür ve Prof. Dr. Şener Üşümezsoy'a çevrildi. Naci Görür, Marmara Denizi'nde Kumburgaz fayı üzerinde sık sık depremler olduğunu belirterek, bu depremlerin Marmara'da beklenen büyük deprem olmadığını, ancak fayın stres biriktirdiğini ve kırılmaya zorladığını ifade etti. Görür, asıl depremin daha büyük ve 7'nin üzerinde olacağını öngörüyor.
Öte yandan, Şener Üşümezsoy'un açıklamaları farklı bir yönde oldu. Üşümezsoy, daha büyük bir depremin beklenmediğini, 1999'dan beri bunun söylendiğini belirtti. Ona göre, İstanbul'a gelen fayda bir risk yok ve geçmişteki büyük depremlerden sonra önemli ölçüde stres boşalmış durumda.
GEÇMİŞTEKİ ORTAK GÖRÜŞLER VE ARAŞTIRMALAR
Geçmişte aynı noktada buluşan iki uzman, 2005 yılında Kaan Özbek imzalı bir haberde İstanbul depremi hakkında dikkat çeken ifadeler kullanmıştı. Fransız gemisinin Marmara Denizi'nde yaptığı araştırmayı değerlendiren Naci Görür ve Şener Üşümezsoy, beklenen yıkımın olmayacağını ifade ediyorlardı.
Naci Görür, geçmişte verdiği bir röportajda Orta Marmara Fayı'nın 60 kilometrelik kısmında kırık tespit ettiklerini belirtmişti. Bu durumun 1912 yılında yaşanan büyük depreme götürdüğünü ifade eden Görür, fayın stresi önemli ölçüde boşaldığı için İstanbul depreminin beklenenden daha düşük şiddette olacağını öngörüyor.
ŞENER ÜŞÜMEZSOY'UN ELEŞTİRİLERİ
Fransız gemisinin araştırmalarını değerlendiren Şener Üşümezsoy ise bu büyüklüklerin faylarla uyumlu olmadığını ve abartıldığını savundu. Mühendislik hesaplarında bu tür abartıların büyük hata payı oluşturduğunu belirten Üşümezsoy, Marmara Denizi'nde fayın sağlığı nedeniyle 180 km fay bile 7'nin üzerinde deprem oluşturamayacağını ifade etti.
Sonuç olarak, İstanbul'da yaşanan deprem sonrası uzmanların farklı görüşleri kamuoyunda tartışmalara yol açtı
