Orta Doğu gerilimi ABD ekonomisi için yeni risk oluşturuyor

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve İran’ın misillemeleriyle Orta Doğu’da tırmanan gerilim, küresel piyasalarla birlikte ABD ekonomisi için de yeni riskler yaratıyor. Uzmanlar, savaşın ekonomik etkisinin büyük ölçüde çatışmanın süresi ve kapsamına bağlı olacağını belirtiyor.

28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı operasyonlar ve İran’ın Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn’deki ABD üslerinin bulunduğu hedeflere saldırılarla karşılık vermesi, küresel piyasalarda belirsizliği artırdı. Gerilimin uzaması halinde ticaret yollarının aksaması ve enflasyon baskısının yeniden güçlenmesi ihtimali gündeme geliyor.

ABD Başkanı Donald Trump ise operasyonların dört ila beş hafta sürmesini beklediklerini ancak gerekirse daha uzun süre devam edebileceklerini ifade etti.

Petrol ve benzin fiyatları yükseldi

Dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda tanker trafiğinin yavaşlaması, petrol fiyatlarını yukarı taşıdı. İran’ın boğazı fiilen kapatmasıyla Brent petrolün varil fiyatı 80 doların üzerine çıktı.

Petrol fiyatlarındaki yükseliş, ABD’de benzin fiyatlarını da etkiledi. Amerikan Otomobil Birliği (AAA) verilerine göre ülkede benzinin ortalama fiyatı geçen haftaya göre yüzde 7,5 artarak galon başına 3,20 dolar seviyesine yükseldi.

Enflasyon ve Fed için yeni risk

Orta Doğu’daki gerilim, enflasyonla mücadele eden ABD Merkez Bankası (Fed) için de yeni bir belirsizlik oluşturuyor. Enflasyon son aylarda yavaşlama sinyalleri verse de Fed’in yüzde 2 hedefinin üzerinde kalmayı sürdürüyor.

Enerji fiyatlarındaki artışın lojistik maliyetleri üzerinden gıda gibi kalemlere yansıması halinde enflasyonist baskıların yeniden güçlenebileceği değerlendiriliyor.

Eski ABD Hazine Bakanı ve Fed Başkanı Janet Yellen da çatışmanın petrol piyasası üzerinden ekonomik büyümeyi olumsuz etkileyebileceği ve enflasyon baskılarını artırabileceği uyarısında bulundu.

“Ekonomik açıdan hiçbir olumlu yanı yok”

Moody’s Analytics Başekonomisti Mark Zandi, İran ile yaşanan askeri çatışmanın ekonomik açıdan olumlu bir yönü bulunmadığını söyledi.

Petrol fiyatlarının varil başına yaklaşık 10 dolar arttığını belirten Zandi, bu durumun büyümeyi baskılayıp enflasyonu yukarı çekebileceğini ifade etti. Zandi, yüksek petrol fiyatlarının Amerikalıların satın alma gücüne yönelik endişeleri artırabileceğini ve Fed’in para politikası kararlarını zorlaştırabileceğini dile getirdi.

Etki petrol fiyatlarının seyrine bağlı

Zandi’ye göre petrol fiyatlarında varil başına 10 dolarlık kalıcı artış, benzinin galon fiyatını yaklaşık 25 sent yükseltebilir. Bu durum enflasyonu sınırlı ölçüde artırırken ekonomik büyümede küçük bir yavaşlamaya yol açabilir.

Ancak ABD’nin önemli bir petrol üreticisi olması nedeniyle yüksek fiyatların tüketiciler üzerindeki etkisinin kısmen üretici gelirleriyle dengelenebileceği belirtiliyor.

“Enflasyon üzerinde büyük etki beklemiyorum”

Fitch Ratings ABD Ekonomik Araştırmalar Başkanı Olu Sonola da Orta Doğu’daki gerilimin ABD ekonomisi için ek bir risk faktörü olduğunu ancak etkilerin sınırlı kalabileceğini ifade etti.

Sonola, petrol fiyatlarında kalıcı ve güçlü bir yükseliş yaşanmadıkça ABD enflasyonunda büyük bir artış beklemediğini belirterek, enerji kaleminin tüketici fiyat endeksi sepetindeki payının görece düşük olduğuna dikkat çekti.

Uzmanlara göre petrol fiyatlarının uzun süre 100 dolar seviyesine yakın kalması halinde enflasyon üzerinde daha belirgin bir etki görülebilir. Aksi durumda mevcut gelişmelerin Fed’in faiz politikası üzerinde sınırlı bir etki yaratması bekleniyor.