Orta Doğu krizi Fed’i köşeye sıkıştırdı: Petrol şoku para politikasını zorluyor

Orta Doğu’da giderek tırmanan askeri gerilim, yalnızca bölgesel güvenlik dengelerini değil küresel finans piyasalarını da derinden sarsmaya başladı. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı askeri operasyonun üzerinden iki haftadan fazla süre geçerken, yükselen petrol fiyatları ve artan jeopolitik riskler küresel yatırımcıların risk iştahını ciddi şekilde düşürdü.

Finans piyasalarında oluşan belirsizlik ortamı özellikle ABD borsalarında hissedilir bir satış dalgasına yol açtı. Enerji maliyetlerindeki hızlı yükseliş, ticaret rotalarındaki aksama ve savaşın süresine ilişkin belirsizlikler, Wall Street endekslerinin performansını doğrudan etkiledi.

ORTA DOĞU’DA TANSİYON YÜKSELİRKEN PİYASALAR DALGALANIYOR

ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı askeri operasyon, bölgedeki kırılgan dengeleri yeniden gündeme taşıdı. Tahran ile Washington arasında diplomatik temasların sürdüğü bir dönemde gerçekleşen saldırı, küresel piyasalarda risk algısını hızla yükseltti.

İran’ın olası misilleme hamleleri ve özellikle enerji nakil hatlarının güvenliği konusundaki endişeler, yatırımcıların güvenli limanlara yönelmesine neden oldu. Hürmüz Boğazı çevresindeki güvenlik riskleri nedeniyle petrol sevkiyatının sekteye uğraması, küresel enerji piyasalarında ciddi bir fiyat sıçramasına yol açtı.

WALL STREET’TE SATIŞ DALGASI

Savaşın başlamasıyla birlikte ABD borsalarında satış baskısı belirgin şekilde arttı. Sanayi ve finans hisselerinin ağırlıkta olduğu Dow Jones endeksi bu süreçten en fazla etkilenen göstergelerden biri oldu.

Dow Jones endeksi, çatışmaların başlamasından bu yana yaklaşık yüzde 4,9 değer kaybederek yılın en düşük seviyelerine geriledi. Artan üretim maliyetleri ve küresel ticaret akışındaki aksama, sanayi şirketleri üzerindeki baskıyı artırdı.

S&P 500 endeksi de aynı dönemde yaklaşık yüzde 3,6 düşüş yaşadı. Teknoloji hisselerinin görece daha dirençli kalmasına rağmen Nasdaq endeksi de satış baskısından kaçamadı ve iki haftalık süreçte yaklaşık yüzde 2,5 geriledi.

Yatırımcılar jeopolitik risklerin uzaması halinde küresel ekonomide büyümenin yavaşlayabileceği ihtimalini fiyatlamaya başladı.

PETROL FİYATLARI HIZLA TIRMANDI

Piyasalardaki dalgalanmanın en önemli tetikleyicilerinden biri petrol fiyatlarında yaşanan sert yükseliş oldu. Dünya petrol ticaretinin önemli bir bölümünün geçtiği Hürmüz Boğazı’nda yaşanan güvenlik endişeleri, enerji arzına ilişkin kaygıları artırdı.

Çatışmalar başlamadan önce 70–80 dolar aralığında işlem gören Brent petrol fiyatı kısa sürede 100 dolar seviyesinin üzerine çıktı. Enerji fiyatlarındaki bu yükseliş, küresel enflasyon beklentileri üzerinde de baskı oluşturdu.

Enerji maliyetlerindeki artış, şirketlerin kârlılığını azaltarak küresel büyüme beklentilerini aşağı yönlü etkileyen temel faktörlerden biri haline geldi.

HAVACILIK VE TURİZM SEKTÖRÜ ZORLANIYOR

Petrol fiyatlarındaki yükselişten en fazla etkilenen sektörlerin başında hava yolu şirketleri geliyor. Havacılık sektöründe yakıt maliyetleri operasyon giderlerinin büyük bölümünü oluşturduğu için enerji fiyatlarındaki artış hisseler üzerinde hızlı bir baskı yarattı.

American Airlines, Delta Air Lines ve United Airlines gibi büyük ABD hava yolu şirketlerinin hisseleri son iki haftada yüzde 10 ile yüzde 21 arasında değer kaybetti. Bölgedeki hava sahalarının kapanması ve uçuş rotalarının değişmesi de maliyetleri artıran diğer faktörler arasında yer aldı.

Turizm sektörü de güvenlik endişeleri ve yükselen uçak bileti fiyatları nedeniyle yatırımcıların satış baskısıyla karşı karşıya kaldı.

Artan benzin fiyatlarının tüketicinin harcanabilir gelirini azaltması, perakende zincirleri ve restoran şirketlerinin hisselerinde de gerilemeye neden oldu. Otomotiv sektöründe ise yükselen yakıt fiyatlarının araç talebini azaltabileceği yönündeki beklentiler dikkat çekti.

SAVUNMA VE ENERJİ ŞİRKETLERİ POZİTİF AYRIŞTI

Piyasadaki genel satış dalgasına rağmen bazı sektörlerdeki şirketler yükseliş kaydetti. Özellikle savunma sanayii şirketleri artan askeri harcamalar beklentisi nedeniyle yatırımcıların ilgisini çekti.

RTX ve Northrop Grumman gibi savunma ve havacılık şirketlerinin hisseleri sınırlı da olsa değer kazandı. Aynı şekilde petrol ve doğal gaz devleri de yükselen enerji fiyatlarından olumlu etkilendi.

ExxonMobil ve Chevron gibi enerji şirketlerinin hisseleri de bu süreçte yüzde 1 ila yüzde 5 arasında artış gösterdi. Jeopolitik risklerin siber saldırı ihtimalini artırması ise siber güvenlik firmalarının hisselerine talep getirdi.

Bunun yanı sıra bazı yenilenebilir enerji şirketlerinin hisseleri de enerji güvenliği tartışmalarının artmasıyla birlikte yatırımcı ilgisi gördü.

FED’İN POLİTİKA ALANI DARALIYOR

Enerji fiyatlarındaki yükseliş yalnızca piyasaları değil para politikası beklentilerini de etkiledi. Petrol fiyatlarının artması, ABD’de enflasyon üzerinde yeniden yukarı yönlü baskı oluşturma riskini gündeme getirdi.

ABD Merkez Bankası’nın (Fed) uzun süredir yüzde 2 seviyesine indirmeye çalıştığı enflasyon hedefi, enerji şoku nedeniyle yeniden zor bir sürece girebilir.

Fed’in önümüzdeki hafta yapılacak toplantısında politika faizini sabit bırakacağı beklentisi güçlü olsa da analistler, enerji kaynaklı fiyat baskılarının faiz indirimlerinin ertelenmesine yol açabileceğini belirtiyor.

Enflasyon beklentilerinin bozulması durumunda ise para politikasında daha sıkı bir duruş ihtimali de gündemde tutuluyor.

HÜRMÜZ BOĞAZI VE DİPLOMASİ PİYASALARIN YÖNÜNÜ BELİRLEYECEK

Uzmanlara göre piyasalardaki dalgalanmanın seyrini belirleyecek en kritik faktörlerden biri Hürmüz Boğazı’ndaki enerji sevkiyatının normale dönüp dönmeyeceği olacak.

Askeri gemilerin tanker konvoylarına eşlik etmesi veya diplomatik kanalların yeniden devreye girmesi, petrol fiyatlarında hızlı bir gevşeme yaratabilir.

Analistler tarihsel olarak jeopolitik krizlerin ardından finans piyasalarının kısa sürede toparlanma eğilimi gösterdiğini hatırlatırken, savaşın uzaması halinde küresel ekonomide resesyon riskinin artabileceğini vurguluyor.