Rusya’dan ABD-İsrail saldırısına sert tepki: Saldırı barış ve müzakere maskesi altında yapıldı

Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı askeri operasyonlara sert sözlerle tepki gösterdi. Medvedev, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada Washington yönetimini hedef alarak, ABD’nin küresel krizlerde “barış gücü” söylemiyle hareket ettiğini ancak sahada bunun tam tersini sergilediğini savundu. Bölgedeki tansiyonun hızla yükseldiği saatlerde Moskova’dan gelen bu açıklamalar, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.

MEDVEDEV’DEN SERT MESAJ: “MÜZAKERE PERDESİ ALTINDA OPERASYON”

Medvedev, İran ile yürütülen diplomatik temasların samimiyetten uzak olduğunu öne sürerek, askeri müdahalenin önceden planlandığını iddia etti. “İran’la sürdürülen görüşmeler bir diplomasi süreci değil, askeri hamleyi gizlemeye yönelik bir örtüydü.” ifadelerini kullanan Medvedev, hiçbir tarafın gerçek anlamda uzlaşı arayışında olmadığını savundu.

ABD’nin küresel politikalarına atıfta bulunan Medvedev, Washington’un geçmiş krizlerde de benzer yöntemler izlediğini ileri sürdü. Ona göre, müzakere masası yalnızca zaman kazanma ve uluslararası zeminde meşruiyet oluşturma aracı olarak kullanıldı.

Tahran’da patlamalar, Kudüs’te sirenler: İsrail-İran çatışmasında son gelişmeler

TARİH VURGUSU: “100 YIL SONRA GÖRECEĞİZ”

Açıklamasında tarihsel bir karşılaştırmaya da yer veren Medvedev, ABD’nin kuruluşunun iki buçuk asra yaklaşan bir geçmişe sahip olduğunu, buna karşılık Pers medeniyetinin köklerinin binlerce yıl öncesine dayandığını hatırlattı. “ABD henüz 249 yıllık bir devlet; Pers uygarlığı ise 2 bin 500 yıllık bir tarihe sahip. Yüz yıl sonra tablo nasıl olacak, hep birlikte göreceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Medvedev ayrıca sabrın ve stratejik direncin belirleyici olacağını belirterek, “Asıl mesele, kimin daha uzun süre dayanacağıdır.” görüşünü paylaştı. Bu ifadeler, Rusya’nın krizi uzun vadeli bir güç mücadelesi olarak gördüğüne işaret etti.

RUSYA’DAN VATANDAŞLARINA ACİL UYARI

Gelişmelerin ardından Moskova yönetimi sahadaki risklere dikkat çekti. Rusya’nın Tahran Büyükelçiliği tarafından yapılan duyuruda, İran’a seyahat edilmemesi yönünde tavsiye verildi. İran’da bulunan Rus vatandaşlarının ise güvenlik tedbirlerini artırmaları istendi.

“Mümkün olan vatandaşlarımızın İran’ı terk etmelerini tavsiye ediyoruz.” ifadelerine yer verilen açıklamada, askeri tesisler ve resmi kurumların çevresinden uzak durulması gerektiği vurgulandı. Büyükelçilik, resmi kaynaklardan yapılan duyuruların yakından takip edilmesi çağrısında bulundu.

Rusya Ulaştırma Bakanlığı da İran ve İsrail hava sahalarının kapatılması nedeniyle bölgedeki uçuş planlarında değişikliğe gidildiğini açıkladı. Basra Körfezi ülkelerine yönelik bazı seferlerin güzergâh ve saatlerinde düzenlemeler yapıldığı bildirildi.

İsrail’den kritik iddia: İranlı üst düzey isimler öldürüldü

ORTAK OPERASYON: İRAN’IN BİRÇOK KENTİ HEDEFTE

İran ile ABD arasındaki diplomatik temasların sürdüğü bir dönemde başlayan operasyon, sabah saatlerinde geniş çaplı saldırılarla başladı. İsrail Savunma Bakanlığı, İran’a karşı “önleyici nitelikte” bir askeri harekât başlatıldığını duyurdu. ABD Başkanı Donald Trump ise yaptığı açıklamada İran’a yönelik “büyük bir operasyon” yürütüldüğünü ifade etti.

Saldırılarda başkent Tahran’ın yanı sıra İsfahan, Kerec, Kum, Tebriz, Şiraz, Buşehr, Kirmanşah ve İlam gibi stratejik şehirlerin hedef alındığı bildirildi. İran ve İsrail karşılıklı olarak hava sahalarını kapatırken, İsrail genelinde olağanüstü hal ilan edildi ve sivil savunma sirenleri devreye girdi.

İRAN’DAN KARŞI HAMLE: FÜZE VE İHA SALDIRILARI

Tahran yönetimi ise saldırılara yanıt olarak İsrail’e yönelik balistik füze ve insansız hava aracı saldırıları başlattığını açıkladı. İran ordusu, onlarca füzenin ateşlendiğini ve belirlenen askeri hedeflerin vurulduğunu duyurdu.

Ayrıca İran’ın, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Katar ve Ürdün’de bulunan ABD askeri üslerini hedef aldığı belirtildi. Bahreyn’deki ABD donanma üssünün vurulduğu iddiası bölgedeki krizi daha da derinleştirdi.

Orta Doğu’da geniş çaplı bir çatışma riskinin arttığı bu süreçte, küresel piyasalar ve diplomatik dengeler yakından izleniyor. Enerji koridorları, hava sahaları ve askeri üsler üzerindeki hareketlilik, krizin yalnızca bölgesel değil küresel sonuçlar doğurabileceğine işaret ediyor.