Schengen krizi derinleşiyor: Avrupa’da serbest dolaşım bitiyor mu?

Avrupa Birliği'nin temel ilkelerinden biri olan serbest dolaşım hakkı, yeniden sorgulanıyor. Polonya’nın Almanya ve Litvanya ile sınırlarında başlattığı geçici kontroller, Avrupa’da Schengen sisteminin geleceğine dair endişeleri büyütüyor.
POLONYA’DAN SERT ÖNLEM: YENİDEN SINIR KONTROLÜ
Polonya yönetimi, düzensiz göçle mücadele ve insan kaçakçılığına karşı 5 Ağustos’a kadar sürecek şekilde sınır denetimlerini yeniden hayata geçirdi. Kimlik, pasaport ve geçerli seyahat belgeleriyle kontrol noktalarında geçişler sağlanıyor. Uygulamalarda 5 bin asker, insansız hava araçları ve yüzlerce güvenlik personeli görev alıyor.
VARŞOVA, BERLİN’İ SUÇLUYOR
Polonya Başbakanı Donald Tusk, bu kararın Almanya’nın tek taraflı uygulamaları nedeniyle alındığını belirtti. Almanya’nın geçtiğimiz yıl Ekim ayında başlattığı kontroller, yeni hükümetle birlikte daha da sıkılaştı. Berlin, sığınma başvurusunda bulunmak isteyen göçmenleri sınırdan geri çeviriyor.
DOMİNO ETKİSİ Mİ? ÜYE ÜLKELER BİRBİRİNİ TAKİP EDİYOR
Uzmanlara göre, Schengen sınırlarında yeniden kontroller başlatılması zincirleme bir etkiye dönüşebilir. Avrupa Parlamentosu Başkan Yardımcısı Katarina Barley, Almanya ve Polonya arasındaki “kısasa kısas” yaklaşımının Schengen sistemini köşeye sıkıştırdığını söyledi.
SINIR KONTROLLERİ GÖÇÜ ENGELLİYOR MU?
DW’ye konuşan akademisyen Birte Nienaber, bu tür önlemlerin göçü engellemekte yetersiz olduğunu belirtiyor: “Bu uygulamalar sadece politik bir mesaj taşıyor. Kaçakçılar resmi yolları zaten kullanmıyor”. CEPS uzmanı Davide Colombi de bu politikaların daha çok algı yönetimi olduğunu ifade ediyor.
EKONOMİK KAYGILAR GÜNDEMDE
Almanya’daki iş dünyası ise sınır kontrollerinin üretim ve lojistik sistemlerinde aksamalara neden olabileceğinden endişeli. Almanya Sanayi ve Ticaret Odası (DIHK), sınır ötesi çalışanların işlerine geç kalmasının kalifiye eleman sorununu artırabileceğini belirtiyor. BGA da tedarik zincirlerinde yaşanacak olası aksaklıkların sektörleri olumsuz etkileyebileceğini vurguluyor.
SCHENGEN SİSTEMİ SİYASAL BİR ARAÇA MI DÖNÜŞTÜ?
AB hukukuna göre iç sınır kontrolleri sadece olağanüstü hallerde geçici olarak yapılabiliyor. Ancak Fransa’da bu uygulama yaklaşık 10 yıldır sürüyor. Avusturya, Danimarka, İsveç ve Almanya gibi ülkeler de bu kontrolleri periyodik olarak uzatıyor. Uzmanlara göre bu durum, Schengen’in ruhuna aykırı.
AVRUPA KOMİSYONU: “ÇÖKÜŞ DEĞİL, YENİDEN YAPILANMA”
Avrupa Komisyonu, Schengen sisteminde revizyona gitmeyi planlıyor. Yetkililer, bu sürecin bir “çöküş” değil, “evrim” olarak değerlendirilmesi gerektiğini” savunuyor. Ancak uzmanlar, bu evrimin sağlanabilmesi için siyasi irade ve AB içinde güven ortamının yeniden inşa edilmesi gerektiğini vurguluyor.
SCHENGEN'İN PARÇALANMASI NEYE MAL OLUR?
Eğer Schengen çökerse, sadece seyahat özgürlüğü değil, AB'nin tek pazarı da derin yara alabilir. Malların, hizmetlerin ve iş gücünün serbest dolaşımı tehlikeye girer; fiyatlar artar, tedarik zincirleri aksar, ekonomi darbe alır.
Bir başka kaygı ise daha soyut: Avrupa kimliği. Uzmanlar, Schengen’in ortadan kalkmasının, halkların AB’yi ulusötesi bir yapı olarak algılamasını da zorlaştıracağını söylüyor.


