Sigorta hisselerinde düşüşün perde arkası: BofA’dan dikkat çeken analiz

Küresel finans dünyasının yakından takip ettiği Bank of America (BofA), Avrupa sigorta sektöründe özel varlık yatırımlarına ilişkin kapsamlı bir analiz yayımladı. Raporda son haftalarda sigorta hisselerinde görülen düşüşlerin arkasındaki temel endişeler incelenirken, piyasanın risk algısı ile gerçek maruziyet seviyeleri arasında dikkat çekici farklar bulunduğu vurgulandı.
Analistler, son dönemde yatırımcıların özellikle özel kredi ve alternatif yatırımlar nedeniyle Avrupa sigorta şirketlerine temkinli yaklaşmaya başladığını belirtti. Bununla birlikte yapılan detaylı inceleme, sektörün risk profilinin piyasanın düşündüğünden daha dengeli ve yönetilebilir olduğunu ortaya koydu.
SİGORTA HİSSELERİNDE GERİLEME ENDİŞE YARATTI
Avrupa sigorta şirketlerinin hisseleri son haftalarda belirgin bir baskı altında kaldı. Bu düşüşte varlık kalitesine yönelik soru işaretleri önemli rol oynadı. Özellikle özel kredi piyasasında yaşanan bazı yüksek profilli iflaslar, yatırımcıların risk algısını artırdı.
Bunun yanı sıra yaklaşan yeniden finansman süreçleri, yapay zekâ teknolojilerinin bazı sektörlerde hızlı eskime riski oluşturması ve mal-kaza sigortası fiyatlamasında beklenen zayıflama da piyasalarda temkinli bir atmosfer yarattı. Orta Doğu’da devam eden jeopolitik gerilimler de sektördeki risk değerlendirmelerinde dikkate alınan unsurlar arasında yer aldı.
BofA ANALİZİNE GÖRE RİSKLER SINIRLI
Bank of America analistlerinin çalışmasına göre Avrupalı sigortacıların yatırım portföylerinde özel varlıkların payı dikkat çekse de risk seviyesi kontrol altında bulunuyor.
Avrupa sigorta şirketleri genel hesap yatırımlarının ortalama yüzde 11’ini özel kredi ve özel sermaye araçlarında tutuyor.
Bu orana ipotek kredileri, menkul kıymetleştirilmiş varlıklar, özel borç finansmanı, gayrimenkul ve altyapı yatırımları da eklendiğinde toplam özel varlık maruziyeti yaklaşık yüzde 27 seviyesine ulaşıyor.
Analistler özellikle ipotek portföylerinin büyük ölçüde yüksek kredi kalitesine sahip olduğunu vurgularken, doğrudan gayrimenkul yatırımlarının da farklı coğrafyalara yayılmış olması sayesinde önemli ölçüde çeşitlendirilmiş olduğunu belirtti.
ÖZEL BORÇ VE ÖZ SERMAYE PAYI SINIRLI
Raporda ipotek ve gayrimenkul yatırımları dışarıda bırakıldığında özel finansman alanındaki gerçek risk seviyesinin daha net ortaya çıktığı ifade edildi.
Gayrimenkul ve ipotek yatırımları hariç tutulduğunda özel borç yatırımlarının payı yaklaşık yüzde 7, özel sermaye yatırımlarının payı ise yüzde 4 seviyesinde bulunuyor.
Bu durum, Avrupa sigorta şirketlerinin alternatif varlık yatırımlarında kontrollü bir strateji izlediğini gösteriyor.
ÜLKE VE ŞİRKET BAZINDA FARKLILIKLAR
Bank of America’nın değerlendirmesine göre İngiltere merkezli hayat sigortası şirketleri özel varlık yatırımlarına en yüksek maruziyeti taşıyan grup olarak öne çıkıyor. Bu şirketlerde özel kredi ve özel sermaye yatırımlarının toplam payı yüzde 15 ile yüzde 25 arasında değişiyor.
Hollanda merkezli hayat sigortacıları ise daha muhafazakâr bir portföy yapısına sahip. Bu şirketlerin yatırımlarının önemli bölümü yüksek kaliteli Hollanda konut ipoteklerine dayanıyor.
Aegon’un portföyü ABD pazarına olan güçlü bağlantısı nedeniyle görece yüksek görünse de analistler şirketin ABD’deki doğrudan rakiplerine kıyasla daha temkinli bir yatırım yaklaşımı benimsediğini belirtiyor.
Büyük çok uluslu sigorta grupları arasında AXA’nın özel varlıklara maruziyetinin rakiplerinden biraz daha yüksek olduğu ifade edilirken, Generali ve Zurich’in ise sektör ortalamasına göre daha sağlam bir pozisyonda olduğu kaydedildi.
Mal ve kaza sigortacılığı alanında faaliyet gösteren şirketler genel olarak daha düşük alternatif varlık riskine sahip. Bu şirketlerin bilançolarının daha kısa vadeli olması yatırım stratejilerini de etkiliyor. Ancak Munich Re ve Hannover Re gibi bazı büyük reasürans şirketlerinin sektör ortalamasının biraz üzerinde özel varlık maruziyeti taşıdığı görüldü.
ALTYAPI VE ENERJİ YATIRIMLARI ÖNE ÇIKIYOR
Raporda özel kredi ve özel sermaye yatırımlarının sektör dağılımı da incelendi. Buna göre yazılım ve bilişim sektörü bu yatırımlar içinde sınırlı bir paya sahip.
Buna karşılık altyapı projeleri ve enerji yatırımları özel varlık portföylerinin önemli bir bölümünü oluşturuyor. Özellikle kamu destekli altyapı projeleri İngiltere’deki yatırımların büyük kısmını kapsıyor.
STRES TESTİ SONUÇLARI DİKKAT ÇEKTİ
Bank of America analistleri ayrıca sektörün dayanıklılığını ölçmek için kapsamlı bir stres senaryosu da oluşturdu.
Bu senaryoda altyapı borçlarında yüzde 5 temerrüt oranı, diğer özel kredi ve özel sermaye yatırımlarında ise yüzde 10 temerrüt varsayımı kullanıldı. Bu oranlar mevcut piyasa seviyelerinin yaklaşık iki katına karşılık geliyor.
Bu stres senaryosunda oluşabilecek kayıpların Avrupa sigorta sektörünün toplam piyasa değerinin yaklaşık yüzde 4’üne denk geleceği hesaplandı.
Analistler bu hesaplamanın tüm zararların doğrudan hissedarlar tarafından üstlenildiği varsayımına dayandığını hatırlatırken, uygulamada poliçe sahiplerinin de belirli ölçüde risk paylaşımına dahil olabileceğini belirtti.
Genel tabloya bakıldığında, Avrupa sigorta sektörünün özel varlıklara yönelik maruziyetinin dikkat çekici olsa da sistemik bir risk oluşturacak seviyede olmadığı değerlendirmesi öne çıkıyor.


