Bakan Şimşek’ten AB’ye net mesaj: “Tam üyelik stratejik hedefimiz”

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Avrupa Birliği Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos ile Ankara’da gerçekleştirdiği görüşmede, Türkiye–AB ilişkilerinin geleceğine dair güçlü ve net mesajlar verdi. Görüşmede, Türkiye’nin Avrupa Birliği perspektifinin değişmediği vurgulanırken, ekonomik iş birliğini derinleştirecek somut bir finansman adımı da atıldı.

Bakanlıkta düzenlenen ikili görüşme ve ardından yapılan heyetler arası toplantılar sonrasında, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Avrupa Yatırım Bankası arasında yeni bir “niyet beyanı”na imza atıldı. Bu çerçevede, Türk Eximbank ile Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası için ayrı ayrı 100’er milyon euro tutarında kredi imkânı sağlanması kararlaştırıldı.

200 MİLYON EUROLUK FİNANSMANLA EKONOMİK İŞ BİRLİĞİ GÜÇLENİYOR

İmzalanan niyet beyanı kapsamında sağlanacak toplam 200 milyon euroluk finansmanın; ihracatın desteklenmesi, yatırım projelerinin hızlandırılması ve özellikle yeşil dönüşüm başta olmak üzere uzun vadeli kalkınma hedeflerine katkı sunması bekleniyor. Kaynağın, üretim ve dış ticaret ekosisteminde kaldıraç etkisi yaratacağı ifade ediliyor.

Bakan Şimşek, bu anlaşmanın yalnızca bir kredi paketi olmadığını, aynı zamanda Türkiye ile Avrupa kurumları arasındaki ekonomik diyaloğun yeniden ivme kazandığının açık göstergesi olduğunu dile getirdi.

“Bugün atılan bu adım, Türkiye ile Avrupa finans kurumları arasında daha geniş kapsamlı ve uzun soluklu bir iş birliğinin önünü açmaktadır.”

“AB ÜYELİĞİ TÜRKİYE İÇİN STRATEJİK BİR HEDEFTİR”

Görüşmenin siyasi boyutuna da dikkat çeken Şimşek, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üyelik vizyonunun geçerliliğini koruduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı’nın da sıkça altını çizdiği bu yaklaşımın, Türkiye’nin uzun vadeli dış politika ve ekonomi stratejisinin temel taşlarından biri olduğunu ifade etti.

“Türkiye için Avrupa Birliği’ne tam üyelik, dönemsel bir tercih değil; kalıcı ve stratejik bir hedef olmaya devam etmektedir.”

Şimşek, Avrupa’yı yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda siyasi ve güvenlik boyutlarıyla da stratejik bir ortak olarak gördüklerini belirterek, ortak refah ve güvenlik için ilişkilerin yeniden güçlendirilmesi gerektiğine işaret etti.

KÜRESEL DÖNÜŞÜM VURGUSU: YAKIN İŞ BİRLİĞİ ZORUNLULUK HALİNE GELDİ

Dünyanın çok boyutlu bir dönüşüm sürecinden geçtiğini ifade eden Bakan Şimşek, bu yeni dönemde Türkiye ile AB arasındaki yakın iş birliğinin artık bir seçenek değil, zorunluluk olduğunu söyledi. Bölgesel istikrar, tedarik zincirleri, enerji güvenliği ve iklim politikaları gibi alanlarda ortak hareket edilmesinin önemine dikkat çekti.

“Türkiye–AB ilişkilerinde daha yakın ve sonuç odaklı bir iş birliği, mevcut küresel koşullarda kaçınılmaz hale gelmiştir.”

Bu kapsamda, AB tarafından dile getirilen “ilişkilere yeni bir perspektifle bakılması” çağrısının son derece anlamlı bulunduğu ifade edildi.

AYB İLE YENİ DÖNEM: YEŞİL DÖNÜŞÜM VE DAYANIKLILIK ÖNE ÇIKIYOR

Bakan Şimşek, Avrupa Yatırım Bankası’nın Türkiye’de yeniden daha aktif bir rol üstlenmesinden duyulan memnuniyeti dile getirerek, özellikle yeşil dönüşüm projeleri, altyapı yatırımları, bağlantısallık ve ekonomik dayanıklılık alanlarında iş birliğinin genişletileceğini belirtti.

Deprem sonrası toparlanma sürecinde verilen destekten dolayı da teşekkür eden Şimşek, AYB ile ilişkilerin yeniden canlanmasının her iki taraf için de kazanım sağlayacağını vurguladı.

GÜMRÜK BİRLİĞİ MESAJI: “MEVCUT YAPI YETERSİZ KALIYOR”

Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin en büyük beşinci ticaret ortağı olduğuna dikkat çeken Şimşek, mevcut Gümrük Birliği yapısının günümüz ekonomik ihtiyaçlarını karşılamadığını söyledi. Hizmet ticareti, kamu alımları ve tarım gibi alanları kapsamayan mevcut çerçevenin artık sürdürülebilir olmadığını ifade etti.

Latin Amerika ve Asya’ya yönelik AB açılımlarının önemine saygı duyduklarını belirten Şimşek, buna rağmen Türkiye ile daha derin bir entegrasyonun ertelenmesini rasyonel bulmadıklarını dile getirdi. Bu nedenle, karşılıklı faydayı esas alan bir güncellemenin öncelik haline gelmesi gerektiğini kaydetti.

“CESUR VE POZİTİF GÜNDEM” ÇAĞRISI

Bakan Şimşek, Türkiye ile AB’nin ortak bir coğrafyayı paylaştığını, köklü bir geçmişe ve güçlü ekonomik-sosyal bağlara sahip olduğunu vurguladı. Bugünün ihtiyacının; potansiyeli performansa dönüştürecek güçlü bir siyasi irade ve uzun vadeli bir stratejik bakış olduğunu söyledi.

Daha iddialı, daha kapsayıcı ve daha bütüncül bir entegrasyon süreci için cesur adımlar atılması gerektiğini belirten Şimşek, Türkiye’nin bu yönde stratejik ortak olarak çalışmaya hazır olduğunu sözlerine ekledi.